25 Ocak 2017
  • BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Isparta 1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 7 °C

Adam gibi hizmet etmek istiyorum

Adam gibi hizmet  etmek istiyorum
AK Parti Milletvekili adayı Haydar Kemal Kurt, bugüne kadar şehre verilen zararı gözler önüne serdi ve yarım kalan projeleriyle birlikte bu şehre hak ettiği hizmeti ulaştırmak adına yeniden yola çıktığını belirtti. Kurt, o özel açıklamaları sadece gazeten

AK Parti Milletvekili adayı Haydar Kemal Kurt, Isparta’nın eğitim, sanayi gibi alanlarda ihtisaslaşacağı yatırımların kazandırılmasından mevcut dinamiklerin gerçek anlamda harekete geçirilecek bu şehrin hak ettiği hizmete kavuşmasına kadar birçok alanda düşüncelerini açıkladı. Ardından Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, eski BAKA Genel Sekreteri Tuncay, eski Vali Ali Haydar Öner ve Kent Konseyi’ni eleştiren Kurt, birçok alanda tek başına mücadele vererek bu şehre bir şeyler kazandırmaya çalıştığını anlattı. İşte Kurt’un röportajı;

SDÜ BÜNYESİNDE İHTİSAS ÜNİVERSİTELERİ KURULMALI

‘’Tüm şehirlerde üniversite var. AK Parti iktidarında hiçbir şehir üniversitesiz kalmadı. Hatta bazı illerde birden fazla üniversite var. Isparta olarak da 176 üniversite arasından sadece 1’ine sahibiz. Ama bulunduğu coğrafya, geçmişi dikkate alındığında öğrenci sayısı itibariyle belki de en büyük üniversite diyebiliriz. Bu yıl itibariyle 82 bin öğrencisi olduğunu öğrendik. Yapılan gayretlerin planlı, programlı yapılması lazım. Üniversitenin yetkililerden rektörümüzden alınan bilgiye göre artık idare edilemez yoğunlukta olduğunu öğrenildi. Bu sebeple de üniversiteyi de bölme gibi bir düşünce epey zamandır dillendiriliyor. Bizim de bir takım düşüncelerimiz var. Şahsi düşüncem SDÜ klasik bir üniversite. Daha nitelikli, özel maksatlı üniversitelerin daha faydalı olacağı kanaatindeyim. Bu anlamda SDÜ olarak gelişmişliği yakalamak anlamında bünyesinde özel maksatlı ihtisas üniversitelerin kurulması gerekiyor. Örneğin tarım hayvancılık, kozmetik sanayiyle alakalı ya da tıbbi aromatik bitkiler üzerine eğitim veren bir üniversite kurulması önüne engel çıkmayacak olan bir düşünce. Bu sebeple ikinci bir üniversitenin yanında kapasitenin artırmasının yanında şehrin markalaşması, kimliğini ön plana çıkan bir üniversitenin kurulması da misyonun tamamlanmasında önem arzediyor. Şu anda sadece eğitim şehri sloganını oluşturmuş oluyoruz ama ihtisas üniversitesi olursa uluslararası arenada da şehrin tanıtılmasına imkân tanıyacak. Biz Isparta olarak böyle bir şeyi kendimize hedef olarak benimsersek bunun altını da doldurabiliriz.

10 BİN YABANCI ÖĞRENCİNİN EĞİTİM GÖRDÜĞÜ

BUTİK BİR ÜNİVERSİTE HAYALİMİZ VAR

Yabancı öğrencilerin eğitimi konusunda SDÜ’ye YÖK tarafından ayrıcalık tanınıyor. Biz bunu artırmak istiyoruz. 10 bin yabancı öğrencinin eğitim gördüğü bir butik üniversite kurmak istiyoruz Isparta’ya.

Kaliteli göç geliyor, bunları öpüp başımıza koymamız lazım. Belediyenin aldığı tavrı doğru bulmuyorum. Isparta bunu hak etmiyor.

BELEDİYE KISIR HESAPLARIN PEŞİNDE!

Öte yandan barınmayla ilgili ortaya çıkan sorunlar. Öğrenci barınma işinin iki ayağı var; ilki kurumsal anlamda resmi anlamda bu hizmeti vermek, diğeri de özel olarak. Belediyemiz kısır hesap içinde. Suçlamak için söylemiyorum. Apart sahiplerini gözeterek belediyenin sadece siyasi hesaplarla hareket etmesi doğru değil. Apartçılıkla geçimini sağlayan ailelerin olduğu doğru. Bunları toplasan 1000’dir. Geriye kaldı 81 bin. Öğrencilerimiz ne olacak? Apartçılık 10 ay gibi işletilen bir işletme. Bu çocuklar yarın büyüyecek, iş sahibi olacak ülkeye hizmet edecekler. Öğrencileri sadece para kaynağı olarak görmemek lazım. Özel idarenin 5000 kişilik bir yurt projesi var. Belediye aynı zamanda bu şehrin ev sahibidir. Belediye bunları tasvir edip gelip bize demesi lazım ki şehre bunlar lazım siz de katkı sağlayın. Biz merkezi idare olarak bunları derleyip toparlıyoruz ama belediye bunu reddediyor. O zaman öğrenci gelmesin, üniversiteyi büyütmeyelim, yeni bir üniversite açmayalım. Yani böyle bir düşünce olmaz ki. Burada belediyenin önermesi lazım.

BELEDİYENİN BU ALANDA ZERRE KADAR FAALİYETİNİ GÖRMÜYORUZ

Belediyeden bırakın barınma alanlarıyla ilgili sosyal ve kültürel alanların tahallüne ilişkin zerre kadar bir faaliyet görmüyoruz. Yani belediye orada 800-1000 apartçının gönlünü hoş etmek için çabalıyor. Onlar zaten 82 bin öğrencinin içerisinden kendine müşteri bulur. 82 bin öğrenciyi oradan oraya dolaştırmanın âlemi yok. Belediye kültürel sosyal donatı alanları yapmak yerine eğitime de katkı sağlasa Yenişarbademli’deki öğrencilerle il merkezideki öğrenciler arasında bir fark yoksa yaşantısında bir değişiklik yoksa bu şehir bir nevi köy gibidir. Akıl üretemiyoruz demektir. Belediyeye niye ihtiyaç var ki! Altyapıyı kendisi yapsın diyor. Onun vergisini almayacak mıymış? 5000 öğrencinin 4 yıl Isparta’ya faydasını gözetmesi lazım. Kısır hesaplar içerisinde girilmemeli. Hesabı vatandaşa veriyoruz ki aynı zamanda bunlar öğrenciler. 4 yıl boyunca öğrenciler bizim hemşerimiz. Her 4 yılda bir 80 bin öğrenci hesap ettiğinde ciddi bir nüfusumuz var bizim.

BENİM NEREDEYSE BİTEN PROJEMİ ÖLDÜRDÜLER ŞEHRİN

ARKASINA HAYAL BİR PROJE YAPMAYA KALKTILAR

Diğer taraftan Gülpark Projesi. Benim uydurduğum bir proje değil. Altlığı olan arkadaşların üzerinde çalıştığı bir projeydi. Şehre ticari olarak kazanç sağlayacak bir projeydi ve üzerine çalıştık. Tren garında asıl olmak üzere şehirle kolayca kaynaştırabileceğimiz bir proje olarak gördük ve uygulamaya çalıştık. Milletvekilliğimiz bittiği için takip edemedik. Bakanlar kurulu kararıyla o alan turizm alanı ilan edildi. Bu işi İl Özel İdare eliyle yapmayı düşünmüştük. O yolda gelişmeler oldu. Proje ihale aşamasında bildiğim kadarıyla. Isparta’da şehrin inandırılması, şehrin o işe ikna edilmesi süreci uzun sürüyor. İnsanlar somut bir şey görmeden inanmıyor. Şimdi Gülpark bitmiş olsaydı kahraman ilan edildiydim. Özel bir maksada mahsus bir şeyler yapmak istiyoruz. İhtisas üniversite olsun diyoruz, ihtisas sanayimiz olsun diyoruz ve bunu da tüm dünyaya takdim edelim diyoruz. Gülpark da takdim alanı olacaktı. Takdim alanından başlayalım zaten bu işi istila eden hemşerimiz var dedik sanayicimiz var dedik ne oldu? Bizim takdim alanını öldürdüler. Bir defa toplumun dışına üniversitenin arkasına hayal bir proje geliştirdiler. Benim projem Bakanlar Kurulu tarafından onaylanmış kabul edilmiş alan tahsis edilmişti. Bu projeyi sen öldürüyorsun. Arkasından ne olacaktı? Biz ihtisas organize sanayi

isteyecektik. Bizim çalışmalarımız var. Sütçüler’de, Aksu’da yapılan örnek, deneme çalışmaları var. Ben tek başına bir mücadele veriyorum.

GÜL VADİSİ PROJESİ BAKA’NIN YÜZKARASI PROJESİDİR

Gül vadisi projesi ise doğmuş olan bu fikrin iyidiş edilmesi anlamında bir gayretti. Birileri bu fikrin üzerinden siyasi hesaplar yaptılar. Arkadaş milletvekili olacakmış gördük. Bakan genel sekreteri Tuncay Bey. Hala onun acılarını çekiyoruz. Koskoca müessese Isparta’da bütün yatırımcıyı teşvik etmesi gerekirken Antalya’da ve Burdur’da yapılacak hizmetleri entegre edip bir bütünlük içerisinde planlayıp o planlamaya göre değerlendirmesi gereken müessese siyasi hesapların oyuncağı olmuş. Bizim fikirlerimiz çarpıtılmış. Üniversiteyle işbirliği yapılmış. Onun başındaki adam bu anlamda nasıl ikna edildiyse edilmiş. Biz o projeyi hiç parasız yapacaktık. Gül vadisi projesine 12 milyon gibi bir para düşünülmüş. Arkadaşlar hesap kitap bilmiyorlar. O proje BAKA’nın yüzkarası bir projedir. BAKA’ya olan itimadı, beklentileri boşa çıkaran bir projededir. Çünkü hiç üstüne elzem olmadığı halde bu tarafta yapılmış olan proje varken onu değerlendirmek yerine o taraf yöneldiler. Biz anladık ki niyet iyi değil, hizmet değil.

GÜNAYDIN 5000 KİŞİLİK YURDA ENGEL OLACAĞINA

ISPARTA’YI KULLANANLARA ENGEL OLSUN

Şimdi biz bu kazığı Ali Haydar Öner Beyden de yedik zamanında. Ali Haydar Öner Bey valilik yaparken tüm hesabını kitabını demek ki milletvekilliği üzerine kurmuş. Her şeyi kendi adına yazdırmış. Zaten milletvekili olduktan sonrada 10 defa 15 defa ya geldi ya gelmedi. Şimdi biz milletvekiliydik onun zamanında gelemediğimizden dolayı eleştiriliyorduk. Bugün görevde olan Belediye Başkanımız Sayın Yusuf Ziya Günaydın, oradaki 5000 kişilik yurda engel olacağına Isparta’yı kullanmaya kalkan insanlara engel olmalı. Isparta’nın bütün her şeyi kendisine emanettir. Ama ben kendisinden böyle bir şey görmüyorum. Hedef almıyorum ama birileri bulundukları yerden daha farklı arzuladıkları yere geçmek için Ispartalıların duygularıyla oynamamalı. Isparta’nın yapabileceklerine engel olmamalı. İnsanların hevesini boşa çıkardığınızda onları kırdığınız insanlar küserler, korkarlar. Yani cesaretin yanında korku da vardır. Biz cesareti oluşturuyoruz birileri korkutuyor.

ŞEHİRLE BÜTÜNLEŞMİŞ ŞEHRE ÖNCÜLÜK

EDEN ABİLİK EDECEK BİRİSİNİ İSTİYORUZ

Biz şehrin ortasına proje planlıyoruz ama Belediye Başkanı hiçbir şey konuşmuyor. Yani senin bir fikrin yok mu şehre yapılacak olan bir projeyle ilgili. Şimdi bir tag yaptın oraya demirden onu da nereye koyacağınızı şaşırdınız oradan oraya dolaştırıyorsunuz. Böyle bir şey var mı ya! Kentsel dönüşüm yapılıyor bizim belediye başkanına gidip ikna edinceye kadar akla karayı seçiyoruz. Bu her yerde yapılıyor sen niye bunda inat ediyorsun ki. Ben bilirim sen bilirsin ya! Bu memlekette tek mimar sen misin? Mimarlar Odası’nı kapatalım o zaman seni koyalım herkes aklı fikri senden alsın bitsin bu iş! Biz elinde sihirli değnek olan bir insan istemiyoruz ki! Öyle iddiada olan insan da istemiyoruz. Adam gibi şehirle bütünleşmiş şehre öncülük eden abilik edecek birisini istiyoruz.

ŞEHRİN SEÇİLMİŞLERİ, ATANMIŞLARI MEVCUTLARI

KENT KONSEYİ HAKKINDA GEREĞİNİ YAPMALI

Siyasete çok fazla misyon yükleniyor. Siyaset o kadar önemli bir şey değil. Bakın kent konseyi kuruldu ama hiçbir çalışması yok. Böyle bir sorumsuzluk ciddiyetsizlik olmaz. Şehrin seçilmişleri, atanmışları mevcutları bu hususta gereğini yapmalı. O kent konseyi bu şehrin ortak aklının oluşturulduğu alan. Yani bu kentte ortak akıl niye oluşturulmuyor, niye gayret edilmiyor? Biz fikir ortaya koyuyoruz millet temizliyor güzelce alıp rafa kaldırıyor. 20 bin öğrenciden almışız 80 bin öğrenciye çıkarmışız diyorlar ki AK Parti ne yaptı! Kardeşim ne yapmamız lazım tarif edin de biz de onu yapalım. Bir proje getiriyorsunuz yok, olmaz, yasak diyorsunuz sonra onu bozuyorsunuz. Böyle bir şey yok.’’

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim