21 Temmuz 2017
  • BIST 106.843
  • Altın 142,635
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Isparta 21 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 32 °C

Adil Olacak Hukukun Üstünlüğünü Gözetecek

Adil Olacak Hukukun Üstünlüğünü Gözetecek
‘Kamu kurumu’ niteliğinde hizmet veren Isparta Barosu’nun Başkanı Gökmen Gökmenoğlu, 265 Avukat ve ‘38 Stajyer’i temsilen Gazeteniz AKDENİZ’in yazı dizisi için kaleme aldığı makalede çarpıcı tespitlerde bulundu

Gazeteniz AKDENİZ’in ‘Isparta nasıl bir Başkan istiyor?’ yazı dizisinin bugünkü konuğu Baro Başkanı Avukat Gökmen Gökmenoğlu. Akdeniz’in isteği üzerine özel bir makale kaleme alan Gökmenoğlu, adalet, hukukun üstünlüğü, toplumsal vicdan ve uzlaşı kültürüne vurgu yaptı.

İSRAFI ÖNLEYECEK

‘Kamu kurumu’ niteliğinde hizmet veren 265 üye Avukat ve ’38 Stajyer’i temsil eden Gökmen Gökmenoğlu, “Başkan, Belediye kaynakları ile zengin olmayacak. Halkı zenginleştirecek. İsrafı önleyecek. Tarafı her zaman için yetim hakkını savunacak şekilde olacak” dedi.

BOYUN EĞMEYECEK

Belediye Başkanı’nın haksızlık yapan kim olursa olsun karşısında durabilmesi gerektiğini yazan Baro Başkanı Gökmenoğlu, “vebal sahibi olduğunu asla unutmamalıdır. Devletin malına sahip çıkmalı, israfı önlemelidir. Yetim hakkının bunda payı olduğunu göz ardı etmemelidir.”

AKDENİZ’İN YAZI DİZİSİ

İÇİN MAKALE KALEME ALDI

Baro Başkanı Avukat Gökmen Gökmenoğlu, Gazeteniz Akdeniz’in ‘Isparta nasıl bir Başkan istiyor’ yazı dizisi için bir makale aldı.

Akdeniz’in özel isteği üzerine makale yazan Gökmenoğlu, adalet, hukuk, vicdan üçgeninde kurumsal görüşlerini paylaştı.

‘Kamu kurumu’ niteliğinde hizmet veren, 265 Avukat ve ’38 Stajyer’i temsilen Akdeniz’e yazı yazan Gökmenoğlu, “Başkan, Belediye’nin imkânlarını kendisine ve ailesine veya çevresine yontmaya çalışmamalıdır” dedi.

İşte o makale:

“Belediye başkanı öz olarak bilgide âlim, cesarette cahil, hizmette çıta gibi kuvvetli ve süratli olmalıdır

Toplumu ilgilendiren bütün faaliyetlerin içinde bir lider olarak bulunmalıdır.

Toplumla ilişkilerine özen göstermeli ve bunu topluma hissettirmelidir. İşinin önemini iyi anlamalıdır.

Vebal sahibi olduğunu asla unutmamalıdır.

Çok çalışmalıdır.

İmkânsızlık bahanesine sığınmamalıdır.

Belediyenin mazeret makamı değil hizmet makamı olduğunu bilmelidir.

Etrafındaki kişileri de bu yönde yönlendirmelidir.

Devletin malına sahip çıkmalı ve israfı önlemelidir.

Tüyü bitmemiş yetimin bu malda hakkı olduğunu bir an bile aklından çıkarmamalıdır.

Merhametli olmalıdır.

Düşkünlere şefkat eliyle muamele etmelidir.

Haksızlık yapan kim olursa olsun karşısında durabilmelidir.

Halkın başkanı olmalıdır.

Halka hizmetin Hak’a hizmet olduğu anlayışı ile çalışmalıdır.

Bu makamda geçici olduğunu bilmelidir.

Kendi kesesini doldurmak yerine Belediye’nin kasasını doldurmaya çalışmalıdır.

Kısaca zengin olmak için bu makama oturmamalıdır.

Gecesinin gündüzünün olmayacağını bilmelidir.

Belediyenin imkânlarını kendisine ve ailesine veya çevresine yontmaya çalışmamalıdır.

Kararlarında isabetli ve devamlı olmalıdır.

Her rüzgâra gönül vermemelidir.

Bir çınar gibi yere sağlam basmalıdır.

Nerden geldiğini ve nereye gittiğini iyi analiz etmeli eleştirileri dinlemeli ve bunlardan istifade etmelidir.

Hizmetlerinde şeffaflığa önem vermelidir.

Şaibelerden bu yolla uzak kalmalıdır.”

KÖTÜ BİR BAŞKAN KENTİ

FACİAYA SÜRÜKLER

Baro Başkanı Gökmen Gökmenoğlu, yukarıda analiz ettiği hâkim değerleri taşımayan bir Başkan ve yönetimin Isparta’da büyük sorunlara yol açacağı tezini ortaya attı. Gökmenoğlu, Akdeniz okuyucuları için kaleme aldığı özel makalesine şöyle devam etti:

“Yönettiği belediyede sağlıklı bilgi ve liyakat esaslı yönetimini kolaylaştıran nitelikli kadroyu oluşturmaz.

MUHBİRLİK YAPANLARI

ÇEVRESİNE TOPLAR

Toplumdaki dedikoduları önemseyen, muhbirlik yapanları çevresine toplar.

Eleştirinin kendisini geliştirebilecek en büyük fırsat olduğunu bilmez.

Belediyeciliği sadece yollara taş döşemek ve yılda 3- 5 sosyal etkinliği eziyet olarak görür. Haleflerinin hiç yeşil alan bırakmadığından şikâyet eder ama kendi yaptığı dönemdeki meydana beton yığıp, otoparksız, yeşilsiz, fıskiyesiz, çiçeksiz kentin akciğeri olması gereken bu yeri ruhsuzlaştırır.

Toplumunu oluşturan sosyal dokuyu tanımaz. Muhtarları, sivil örgütleri, yatırımcıyı, esnafı ziyaret etmez, sorunlarını dinleyip çözüm üretmez. Hem yerel hem de ülke genelinde sivil örgütleriyle işbirliği yapıp, ekonomik ve sosyal yapıyı geliştirmez.

Yönettiği yerleşimi tanımaz. Nüfusu, doğal kaynakları dikkate alarak toplumun ihtiyaçlarına göre proje geliştirmez. Halkı için gelecekte fırsat ve tehdit oluşturacak nedenleri bilmez, halkının gelirini artıracak kaynakları harekete geçirmez.

Fakir ve muhtaç vatandaşların sosyo- ekonomik durumlarını takip etmez. Yönettiği toplumda engellilerin hayatını kolaylaştıracak hiçbir destek sağlamaz.

Topluma rehberlik etmez.

MAKAM ODASINA AMBLEM, FOTOĞRAF

ASACAK KADAR PARTİZAN OLUR

Köylerden kentine, yönettiği kentten büyükşehirlere artan göçe karşı duyarsızdır. Ortak çıkar bilincini geliştirmez. Baskın kültürü oluşturup, kentlilik bilincini geliştirecek projeler üretmez.

Belediyede odasına partisinin amblemini asacak kadar partizandır. Toplumun her kesimini kucaklamaz.

Yönettiği kaynakları verimli kullanamaz. Çöp kamyonu gibi temel araca ihtiyaç elzemken, yılda 2 ay kullanıp dışarıdan kolayca sağlanabilecek iş makinesini alarak kaynağı heder eder.

Devletin kaynak vermediğinden, parasızlıktan yakınır, hiçbir yurtiçi ve dışı yerel kalkınma hibe fonuna, proje geliştirerek ilgili kamu kuruluşuna başvurmaz.

Belediye hizmetlerine vatandaşın katılımını sağlayacak gönüllü katılımını önemsemez.

Yönettiği kitlenin kültürel, sosyal, ekonomik olarak gelişimine katkı sağlayabilecek yurtiçi ve dışında ki hemşehrileri ve aydın kitleyle bağ kurmaz.

ŞEFFAF OLMAZ, HESAPLARI

HALKLA PAYLAŞMAZ

Belediye hizmetlerini şeffaflaştırmaz. Meclis karar, denetim, faaliyet, komisyon raporları, projelerini ve bütçesini halkla paylaşmaz.

Yönettiği kitlenin ekonomisine destek sağlayacak doğal, kültürel, tarihi, ekonomik, sosyal değerlerinin ve kentin markalaşmasını dikkate almaz.

Mezarlıklara hiç bakmaz. İzbedir, bakımsız ve içinden yollar geçirecek kadar gözden çıkarmıştır.

Yönettiği yerleşimin sağlık ihtiyaçlarına duyarsızdır. Örneğin, kanser vakaları hızla artarken 35 yıl önce döşenmiş asbestli su borularının buna neden olup olmayacağını araştırtmaz ve düzeltmek için çaba göstermez.

En büyük korkusu bilgiyi, toplum temelli yaymaz. Toplumsal aydınlanma adına emekli, ev kadını, gençlerin bilinçlenmesine değer vermez. Yönettiği kitleyi sosyalleştirme, topluma ve vatandaşın kişisel gelişimi için programlar düzenlemez. Aile içi demokrasi, bilgisayar okur- yazarlığı, hobi kursları, temel vatandaşlık hakları vd… toplumun mutlak ihtiyacı eğitimleri yani belediyenin sosyal eğitim işlevini önemsemez.”

ORTAK AKIL, UZLAŞMA

YÖNETİŞİM SİSTEMLERİ

Isparta Baro Başkanı Avukat Gökmen Gökmenoğlu, aradıkları en önemli kriterlerden birinin de uzlaşı olduğunu kaydetti. Yerel hemşehrilik hukukunu anlatan Gökmenoğlu, açılımını şu sözlerle ifade etti:

“Merkezi yönetim, kamu kurum ve kuruluşu niteliğindeki mesleki örgütler ve sivil toplum ile ortaklık anlayışı ile bağ kurmalıdır

Yerel hemşehrilik hukuku çerçevesinde kentin kalkınma önceliklerini belirlemelidir

Ortak akıl ve uzlaşmanın esas olduğu demokratik yapı ve yönetişim mekanizmaları kurmalıdır

Başkan, yönetim organları ve Meclis saydam olacak. Hesap verecek

Çalışma uyumu, yerindelik ve etkinlik gibi kriterlere dayanan, çok aktörlü ve toplumsal ortaklıklara dayalı yönetim anlayışını ifade eder.

Yerel düzeyde demokratik katılımın yaygınlaştırılmasını, hemşehrilik hukuku ve ortak yaşam bilincinin geliştirilmesini, çok ortaklı ve çok aktörlü yönetişim anlayışının benimsenmesini sağlamalı

Sürdürülebilir gelişmenin sağlanması ve bu konuda ortaya çıkan sorunların çözümüne yönelik planların hazırlanması ve uygulanmasını sağlamalı

Kente ilişkin temel stratejiler ve faaliyet planlarının belirlenmesinde, uygulama ve izleme süreçlerinde tüm kenti kapsayan ortak bir aklın oluşturmasına katkıda bulunmalı

Yerellik ilkesi çerçevesinde katılımcılığı, demokrasiyi ve uzlaşma kültürünü geliştirmeli

Kentin kimliğine ilişkin tarihi, kültürel, doğal ve benzeri değerlere sahip çıkmalı ve geliştirmeli

Kent kaynaklarının etkili, verimli ve adil kullanımına katkıda bulunmalı

Sürdürülebilir kalkınma anlayışına dayalı kentin yaşam kalitesini geliştiren, çevreye duyarlı ve yoksulluğu giderici programları desteklemeli

Sivil toplumun gelişmesine ve kurumsallaşmasına katkıda bulunmalı

Çocukların, gençlerin, kadınların ve engellilerin toplumsal yaşamdaki etkinliklerini arttırmak ve yerel karar alma mekanizmalarında aktif rol almalarını sağlamalıdır.”

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim