18 Ekim 2017
  • BIST 107.401
  • Altın 151,137
  • Dolar 3,6765
  • Euro 4,3226
  • Isparta 25 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 26 °C

Başkomutanımız ‘bu iş bitti’ diyene kadar meydanlardayız

Başkomutanımız ‘bu iş bitti’ diyene kadar meydanlardayız
Başkomutanımız ‘bu iş bitti’ diyene kadar meydanlardayız

AK Parti Milletvekili ve TBMM Plan Bütçe Komisyonu Başkanı Süreyya Sadi Bilgiç, Fetullahçı terör örgütü üyesi bazı subaylar tarafından başlatılan darbe girişiminin püskürtüldüğünü ifade ederek, bu girişimde bulunanların en ağır şekilde cezalandırılacaklarını bildirdi. Bilgiç, halktan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘bu iş bitti’ diyene kadar meydanların boş bırakılmamasını istedi.

15 Temmuz Cuma akşamı için ‘ kara bir geceydi’ diyen AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç, “Bütün milletim emin olsun ki milletin canına kastedenler, bu devlete, bu bayrağa kastedenler, bu terörist hareketin içinde bulunanlar ya da yataklık edenler, destek verenler tek tek bu millete hesap verecekler. En ağır şekilde bu darbecilerin cezalandırılmasını istiyorum. Meydanlardan idam sesleri yükseliyor. Ben inanıyorum ki bu devlet, bu millet bu cezayı en ağır şekilde verecektir. Tarihte bunu şerefle yazacaktır. Hiç kimse de bir daha bu devlete bu millete kastedemeyecektir. Hiç kimse bir daha elindeki Türk bayrağını şerefle, onurla taşıyan silahsız sivil vatandaşa silah sıkarak onu öldüremeyecektir, o bayrağı kana bulayıp, yere düşüremeyecektir” şeklinde konuştu.

Fetullahçı bir grup subay 15 Temmuz Cuma akşamı darbe girişiminde bulunmuş ancak güvenlik kuvvetleri ve halkın direniş karşısında bu girişim sonuçsuz kalmıştı. AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç, katıldığı Basın Kulübü programında darbe girişiminin olduğu o gün yaşadıklarını anlattı. Darbe girişiminin püskürtüldüğünü ifade eden Bilgiç, halkın tehlike geçene kadar meydanlarda olmasını istedi.

BU BİR DARBE GİRİŞİMİDİR AMA TERÖRİSTÇE BİR SALDIRIDIR

Bilgiç, şunları söyledi: “Ülkemiz alçakça, şerefsizce, soysuzca nitelendirebileceğimiz hain bir terör saldırısı altında kalmıştır. Bu bir darbe girişimidir ama teröristçe bir saldırıdır. Pek çok sivil vatandaşımız, güvenlik görevlimiz hayatlarını kaybettiler. Allah rahmet eylesin diyorum. Ailelerine, milletimize sabırlar niyaz ediyorum. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

O ANDA ISPARTA’DAYDIM

Ülke ve demokrasi tarihimiz için kara bir geceydi. O gün meclis çalışmalarını tamamladıktan sonra Isparta’ya gelmişti. Saat 20.00 sularıydı. O sırada Ankara’dan bir arkadaş arayarak nerede olduğumu sordu. Isparta’da olduğumu söyledim. Ankara’da jetler uçmaya başladı dedi. Darbe girişimi olduğu netleşince valimizle, emniyet müdürümüz ve il başkanımızla hemen görüşmelere başladık. Milletimizle beraber el ele sayın valimizin koordinasyonunda darbeci cuntaya karşı gerekli önlemlerin alınması konusunda çalışmalar başladı.

TOPYEKUN BU MİLLETE VE TÜRK DEMOKRASİSİNE KARŞI YAPILMIŞ BİR SALDIRIDIR

Darbeciler açısından baktığımızda Isparta, en önemli yerlerden bir tanesiydi. Harekete geçirebilecekleri günahsız pek çok komandomuzda Isparta’mızda görev yapıyor. Silahlı Kuvvetlerimiz Peygamber ocağı. Silahlı Kuvvetleri içerisinde sadece kendi vicdanlarını, akıllarını ruhlarını, inançlarını, imanlarını tamamen satmış küçük bir zümrenin maalesef başlattığı bir terör saldırısıdır bu. Ancak pek çok vatansever silahlı kuvvetleri mensubu, kahraman polislerimiz ve halkımız hep birlikte el ele 81 vilayette bu direnişe dur dediler. Darbecileri püskürttüler. Aslında bu bir darbe girişimi değil. Darbe hükümete yapılır, yönetimi ele almak üzere yapılır. Ama bu hareket bunun ötesinde. Topyekun bu millete ve Türk demokrasisine karşı yapılmış bir saldırıdır.

PENSİLVANYA’NIN DA TAŞERONU OLABİLİRLER

Tüm vatandaşlarımıza ve tüm siyasi partilerimize demokrasimizin arkasındaki dik duruşları için teşekkür ediyorum. Bu teröristlerin, bu cuntacıların kendi başlarına hareket ettiklerine inanmıyorum. Bunlar taşerondur. Pensilvanya’nın da taşeronu olabilirler, Pensilvanya’nın kucağında oturduğu ülkenin de taşeronu olabilir. Bu ülkenin, bu bayrağın, bu milletin düşmanı olan bütün zihniyetlerin, devletlerin taşeronu olabilirler. Bunu zaman içerisinde mutlaka göreceğiz.

EN AĞIR ŞEKİLDE BU DARBECİLERİN CEZALANDIRILMASINI İSTİYORUM

Darbe püskürtülmüştür. Bütün milletim emin olsun ki milletin canına kastedenler, bu devlete, bu bayrağa kastedenler, bu terörist hareketin içinde bulunanlar ya da yataklık edenler, destek verenler tek tek bu millete hesap verecekler. En ağır şekilde bu darbecilerin cezalandırılmasını istiyorum. Meydanlardan idam sesleri yükseliyor. Ben inanıyorum ki bu devlet, bu millet bu cezayı en ağır şekilde verecektir. Tarihte bunu şerefle yazacaktır. Hiç kimse de bir daha bu devlete bu millete kastedemeyecektir. Hiç kimse bir daha elindeki Türk bayrağını şerefle, onurla taşıyan silahsız sivil vatandaşa silah sıkarak onu öldüremeyecektir, o bayrağı kana bulayıp, yere düşüremeyecektir. Atalarımız, dedelerimiz, büyüklerimiz kanlarıyla sulayarak, şahadet mertebesine ererek, bu bayrağı ve bu vatanı bize emanet ettiler. Biz bunu asla ve asla 3-5 çapulcu ve teröriste teslim etmeyeceğiz.

BAŞKOMUTANIMIZ BU İŞ BİTTİ DİYENE KADAR MEYDANLARA SAHİP ÇIKACAĞIZ

Darbe püskürtülmüştür ama yer yer münferit olaylar devam ediyor. Bize düşen millet olarak Başkomutanımız, Cumhurbaşkanımız ‘bu iş bitti, bu devlet, bu millet için, bu bayrak için tehlike geçti’ diyene kadar ülkemize, meydanlara sahip çıkmaktır. Biz cuntaya direniş için meydanlardayız. Yeniden bu millete, bu devlete kastetmek adına harekete geçmek isteyen cunta güçleri olursa onlara ilk günkü gibi nasıl göğsümüzü siper ettiysek aynı şekilde siper etmeye devam edeceğiz. Bu halkın direnişidir. Milletimize şükranlarımı sunuyorum.”

2,5 SAAT POLATLI EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNDE KALDIM

Öte yandan darbe girişimi olduğu gece Isparta’dan apar topar Ankara’ya hareket ettiğini anlatan Bilgiç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Meclise giderken Polatlı’ya geldiğimizde 2,5 saat süreyi Polatlı Emniyet Müdürlüğü’nde geçirmek zorunda kaldım. Polis tarafından yollar kapatılmıştı. Çünkü oradaki tugaydan Ankara’ya sevk edilmek üzere Kasırga dediğimiz topları, obüsleri çıkarmışlardı. Emniyet birimleri ve vatandaşlar onları durdurmuşlardı. Onlar teslim alındı. Sen kimin üzerine kasırga, toplarla gidiyorsun? Halkın üzerine ateş açmaları yetmedi, halkı vurmaya bir de obüslerle, kasırga füzeleriyle gitmeye çalışıyordu. Orada da Isparta’daki gibi tarihe geçecek, destan olarak yazılacak demokrasi kavgası sürüyordu.

GAZİ MECLİS’TE YENİDEN MİLLİ MÜCADELE RUHU ŞAHLANMIŞTIR

TBMM, büyük önder Atatürk’ün başkanlığında savaş esnasında kurulmuş ve milli mücadeleyi yürütmüş bir meclistir. Ben dün mecliste milli mücadeledeki ruhu gördüm ve yakaladım. Her türlü siyasi iç çekişmeyi, iktidar kavgasını bırakarak, bütün partilerin, bütün milletvekillerinin el ele Kurtuluş Savaşı’nda, Çanakkale’de bu millet nasıl o mücadele ruhunu gösterdiyse, dün de Gazi Meclis’te yeniden milli mücadele ruhu şahlanmıştır. 4 partinin de ortak bildirisiyle darbecilere müsaade edilmeyeceği belirtilmiştir. Gazi Meclisin duvarlarında belki duvarların da delik açabilirler ama imanımızda, inancımızda ve ruhumuzda asla bir delik açmaları mümkün değildir.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim