29 Mart 2017
  • BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Isparta 7 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 5 °C

Bilgiç’in bakan olmasını isterdim

Bilgiç’in bakan olmasını isterdim
MHP Milletvekili Nuri Okutan, Isparta’nın 1 Kasım seçimlerinde AK Parti hükümetine büyük destek verdiğini belirterek, bunun karşılığı olarak Süreyya Sadi Bilgiç’in bakan olmasını beklediğini söyledi.

1 Kasım seçimlerinden sonra daha önce Isparta milletvekilleri arasında çok da yaşanmayan birliktelik bu dönemde yaşanıyor. Isparta’nın 4 milletvekili ve Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın’ın katılımıyla da bir toplantı öngörülüyor ancak bu henüz gerçekleştirilemedi. Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Isparta Milletvekili Nuri Okutan’da bu olumlu tabloyu değerlendirdi.

ISPARTA KONUSUNDA BİRLİKTE HAREKET EDİYORUZ

Isparta’nın 1 Kasım seçimlerinde AK Parti hükümetine büyük destek verdiğini ifade eden Okutan, milletvekilleri arasındaki iyi diyalogları şöyle açıkladı: “Bu şahıslar arası diyalogdan çok kurumsal bir yaklaşım. Merkezi hükümet ve yerel yönetim var. merkezi hükümet şuanda işbaşında, yerel yönetimde buna ayak uydurmak durumunda. Şahıs olarak da ben Isparta milletvekiliyim. Diğer Isparta milletvekilleriyle birlikte de bu manada yapabileceğimiz bir şey varsa burada bulunmak isteriz. Şahsi bir şeyimiz yok. Sayın Bilgiç’in babası hepimizin büyüğü. Isparta çocuklarıyız. O bakımdan dünyaya bakışımız birbirinden farklı değil.  Bir kutuplaşmayı gereksiz görüyoruz. Partimizin belli görüşleri var. AK Parti Milletvekilleri ve İrfan beyin de ayrı ayrı belki görüşleri var belki ama Isparta’yla ilgili hususlarda birlikte hareket ettiğimizi düşünüyoruz. Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı olması nedeniyle Sayın Bilgiç’in imkanları da var. Biz fikir birliği içindeyiz. Bunu ileri de götürerek, Isparta Belediyesi başta olmak üzere diğer belediyeler ile İl Özel İdare’yi de işin içine katarak hep birlikte kararlar alalım, toplantılar yapalım arzusundayız. Buna karar verdik ama bir türlü icraata koyamadık. Partilerimiz ayrı olmakla birlikte öncelikle Ispartalıyız, hemşehriyiz, birçok insanla görüşüyoruz.”

BAKANLIĞI YAPABİLECEĞİNİ VE YAKIŞTIĞINI DÜŞÜNÜYORUM

Isparta’nın 1 Kasım seçimlerinde AK Parti hükümetine büyük destek verdiğini kaydeden Okutan, “Sayın Bilgiç de artık kıdemli vekillerden birisi. Tüm samimiyetimle söylüyorum bakan olmasını isterdim. Hakkıydı bu. Isparta’nın da AK Parti’ye desteği gerçeğinde bu hakkın teslimi gerekirdi. Belki Sayın Bilgiç kabul etmeyecek ama yapılan çok fazla bir şey, kuru kuruya destek verildi. Bundan sonra daha fazla şeyler alabilirdik. Bununla ilgili hiçbir komplekse kapılmadan gönülden bakan olmasını istedim. Bakanlığı yapabileceğini ve yakıştığını düşünüyorum. Keşke bizde işin bir tarafında olsaydık ama biz muhalefette kaldık. Gönülden kendisini destekliyoruz. Isparta’nın sorunlarına birlikte çözüm arıyoruz. Ayrıca genel olarak hükümetin olumlu şeyleri milletin çıkarları adına destekliyoruz” dedi.

BURADA YAŞLA KURU BİRLİKTE YANMAMASI LAZIM

Öte yandan Isparta’daki paralel devlet yapılanmasına yönelik operasyonları değerlendiren Milletvekili Nuri Okutan, şöyle konuştu: “Altın nesil yetiştirmeye kimsenin itirazı olmaz. Buna yönelik bir takım çalışmalar, okullar vs durumlarda bir sıkıntı yok. Ama kumpas kurulması, insanlara bir senaryo oluşturulması ve bu senaryoya göre değişik adli mekanizmalar, polis, kamu görevlilerinin ve gazetelerin içinde bulunduğu bir operasyon yürütülmesi doğru değil. Bunları Türkiye’de birçok yerde yaşadık. Bunların hesabı bu manada sorulmalı. Ama birinci, ikinci dalga gibi yaklaşımlar çok hoşuma gitmiyor. Varsa ciddi bir çalışma yapılmalı. Örgütsel çalışmalarda bulunan insanlar varsa devlet ağırlığını hissettirmeli ve yaptırımını yapmalı. Devlet bu tür yapılanmalara kapalı kalmalı. Biz bunları söyledik diye derin devlet diye söylediler. Devlet tüm dinlere eşit mesafede yaklaştığında her dinin kendi kıymeti de oluşur. Yoksa bir dinle bütünleştiği anda devletin hataları dinin hataları haline gelir. AK Parti dini kullanıyor, AK Parti’nin hataları sanki dinin hatası haline geliyor din de bu manada sanki kan kaybediyor. O bakımdan bu tür yapılanmaların devlette yer alması doğru değil. Geçmişte alim dediğimiz gönül insanları devletle hep uzak kalmayı tercih etmişlerdir. Devlet adamlarıyla yan yana olmayı düşünmezler devletin bu tür davranışlarına tenezzül etmezler. Mevlana, Yunus Emre Hacı Bektaş gibi isimleri burada sayabiliriz. Ne oluyor da şimdi devlette yapılanıyoruz? Burada bir yanlışlık var. Ya gönül işi yok, ya da bir takım eksiklikler oluyor. Birinci dalga, ikinci dalga durumu da işin sulanmasına neden olacaktır diye düşünüyorum. Ama dosyanın arkasını bilmiyorum.Burada yaşla kuru birliket yanmaması lazım. Hukukumuzda, dinimizde olmayan insanlar tuzak kurulması doğru değil.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim