23 Mart 2017
  • BIST 89.764
  • Altın 145,339
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Isparta 10 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 16 °C

Bize oy verenler kadar vermeyenler de memnun

Bize oy verenler kadar vermeyenler de memnun
Bize oy verenler kadar vermeyenler de memnun

AK Parti Milletvekili Said Yüce, sokaktaki vatandaştan ev hanımına kadar gördüğü herkese ‘Isparta için ne istersin?’ diye sorduğunu belirterek, ‘’İmkânlar nispetinde elimden ne gelirse yapmak istiyorum. İktidar vekili olmak biraz daha fazla sorumluluk gerektiriyor’’ dedi.

 

Hafta sonu basın mensuplarıyla sabah kahvaltısında buluşan AK Parti Milletvekili Said Yüce, bundan sonraki süreçte neler yapılması gerektiği Konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yüce, Ispartalıdaki klişeleşmiş algıları yıkmak istediğini belirtti. Açıklamalarında Isparta’nın tarım ve hayvancılığın yanı sıra kültür ve turizmiyle de ele alınması gerektiğine dikkat çeken Yüce, ilimize gelen herhangi bir misafirin, turistin birkaç gün burada tutabilmenin yollarını aramak gerektiğini bildirdi. Ispartalıları özellikle turizm konusunda bilinçlendirmek istediğini vurgulayan Yüce, bu şehrin en iyi hizmetleri hak ettiğini söyledi.

FRANSA’DAKİ SALDIRI HERKESE YAPILMIŞ BİR SALDIRIDIR

Konuşmasına Fransa’da yaşanan acı olaydan bahsederek başlayan Yüce, ‘’Fransa’daki olay insani değerlere, tüm insanlara, demokrasiye, özgürlüklere yapılmış bir saldırıdır. Tüm Fransa halkının ve tüm insanlığın başı sağ olsun. Terör ırkı, dili, dini, vatanı olmayan bir zararlı unsurdur. Nerede olursa olsun ve kim tarafından yapılırsa yapılsın şiddetle reddedilmeli ve her türlü mücadele verilmelidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve hükümetimizin sıklıkla dile getirdiği terörle nerede kim tarafından yapılırsa yapılsın mücadele edilmeli. Benim teröristim iyidir senin ki kötüdür anlayışından uzak durulmalı. Fransa’da bu yıl ikinci kez büyük bir saldırı oluyor. Bunu yapanlar Fransa üzerinden hem Avrupa’ya hem Hristiyan dünyasına, hem İslam dünyasına hem de bütün insanlığa bir mesaj vermek istiyorlar. Aslında bu mesajı iyi okumak lazım... Buna karşı bütün ülkeler, liderler ve siyasi düşünceler el birliği ile çözüm geliştirmesi gerekiyor’’ dedi.

100 GÜN İÇİNDE ÖNEMLİ REFORMLAR OLACAK

Öte yandan 1 Kasım seçimlerinden alınan sonuçtan dolayı tüm Ispartalılara ayrı ayrı teşekkür eden Yüce, ‘’Teşekkür ve kutlama gezilerimizi yapıyoruz. Gezdiğimiz her yerde insanların yüzü gülüyor. AK Parti’ye oy verenler memnun olduğu gibi oy vermeyenlerde de bir rahatlık olduğunu görüyoruz. 1 Kasım seçimlerinin sonuçlarından herkes memnun. Biz 78 milyonun hükümeti olacağız. Herkese adil ve eşit hizmeti götürmek birinci önceliğimiz olacak. 100 gün içerisinde önemli reformlar ve seçim beyannamemizde vaat ettiğimiz tüm konularda önümüzdeki 4 yılın programı anlatılacak. Tarih tarihte bunlar belirtilecek. Sayın Başbakanımızın başkanlığında bakanlarımız bu konularda çalışıyorlar. 2023 ve daha ilerisine devam eden Türkiye’yi güzel günler bekliyor’’ diye konuştu.

SOKAKTAKİ VATANDAŞA NE İSTERSİN DİYE SORUYORUM

Diğer taraftan Isparta özelinde CHP ve MHP milletvekilleriyle de konuşmak istediğini ifade eden Yüce, ‘’Yerel yönetimlerle, valimizle tüm kurum idarecilerimizle birlikte Isparta’nın meselelerini ele alacağız. Bazıları Isparta’ya bir şey yapılmadı diyor ama geçtiğimiz 13 yılda güzel hizmetler yapılmış. Ama halen çok ciddi eksikliklerimiz var. Bunların da farkındayım. Ticaret odasıyla, kurumlarla hatta sokaktaki vatandaşla bazen ev hanımıyla Isparta için ne istersin diye konuşuyorum. Onların da orijinal fikirleri oluyor. İmkânlar nispetinde tüm bunlara eğilmek istiyoruz. İktidar vekili olmak biraz daha fazla sorumluluk getiriyor. Sayın Başbakanımızın açıklamak üzere olduğu reform paketlerinin gerçekleşmesi için bir kısmına kanun değişikliği bir kısmına anayasa değişikliği bir kısmına da sadece yönetmelikler gerekiyor. Bakanlar kurulu kararıyla değiştirilecek şeyler de var. Çok yoğun bir meclis çalışma trafiği olacak. Onlardan arta kalan günleri ben Isparta’da geçirmek istiyorum’’ şeklinde konuştu.

ISPARTA’NIN FARK EDİLMESİNİ SAĞLAMALIYIZ

Isparta’nın sorunlarıyla ilgili önemli tespitlerde bulunan Yüce, şöyle devam etti; ‘’Buranın ulaşımla ilgili meseleleri var. Önceliğimiz bunlar olacak. Eğirdir Gölü’nün kuşaklanması ve çevre noktasında oraya akan suların ve sızıntıların, evsel, tarımsal atıkların arıtılması konusunda ciddi bir proje çalışması yürütülüyor. Onun hızlandırılması ve sonlandırılması için gayretlerimiz olacak. Ayrıca tarımsal alanlarda elma, şeftali, kiraz, gül gibi tüm bunların kendisine göre talepleri var. Bu potansiyelin daha güçlendirilmesi için taleplerimiz olacak. Tüm bunların yanında çok önemsediğim hususta bölgesinde Antalya, Konya, Denizli, Afyon gibi illere baktığınızda yıldız bir şehir olacak hali var. Isparta’nın bu potansiyelini canlandırmak için tarımla, hayvancılıkla, sanayiyle beraber, kültür ve turizmle birlikte çok ciddi ele alınması gerekir. Isparta’nın yerel halkıyla bu işi birlikte yapacağız. Kültür ve turizm ciddi bir bilinç gerektiren bir konudur. Burada yaşayan herkes Isparta’nın tarihi ve turizm değerlerinin farkında olması lazım. Öncelikle bölge halkının eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi gerekir. Önce fark ettirmemiz sonra bunun için ne yapabiliriz diye bakmamız lazım. Eğirdir Gölü batı ülkesinde olsa su sporlarından tutun da o kadar çok değişik su sporları o gölün üzerinden konuşlandırılır. Isparta’mız dünyanın da çok özel endemik türlerini barındıran bir bölgedir. Yalvaç, Uluborlu, Merkezde, Sütçüler ve diğer ilçelerde çok önemli tarihi değerler var. Bunların önce fark edilmesi sonra turizme kazandırılması gerekir. Bir Beypazarı, Safranbolu örneklerine baktığımızda devletimiz oralarda yapılan şahıslara ait evlere de destekler veriyor. Bu desteklerle estetik görüntüler eski orijinal hallere kavuşturulduğunda dışarıdan yüzbinlerce turist buralara geliyorlar. O şehirlerde insanlar göç ettilerse geri dönüyorlar. Bu potansiyelin canlandırılması için elbirliği ile gayret göstermemiz gerekiyor.

TAVSİYELERE AÇIK OLMALIYIZ

Elma, kiraz ve gülle tanınıyor Isparta. Gülde Bulgaristan’la rekabet ediyoruz, Çin piyasaya giriyor. Bunlar gül sanayinde bizden daha avantajlı şeyler yaptıklarında bizim üretimimiz düşecek onlar talep görecek. Gelişen dünyada en önemli şey birlikler kurulması, ortak hareket edilmesi önemlidir. Arazi toplulaştırılması çok önemlidir. Bazen 50 bazen 100 kuruş arasında sattığınız elmayı Tokyo Havalimanında 28 Avroya satıyorlar. Demek ki bu değere kadar çıkıyor. Avrupa’da 3-5-8 Avrolardan satılıyor. Tacirler de para kazanacak ama çoğunun burada kalması için ne yapabiliriz? İlgili bakanlıklarda müdürlerle görüştüm. İsterseniz gelelim bölgedeki üreticilerle uzun uzun toplantılar yapalım dediler. Bu işin birçok ayağı var. Bir devlet ayağı. İkincisi halkın da buna inanması lazım. Ne yapılabilir denildiğinde verilen tavsiyelere açık olmaları lazım.

ÖNCELİKLİ HEDEFİM ISPARTALILARI BİLİNÇLENDİRMEK

Kültür, tarih ve turizm buraya çok büyük değer katacaktır. Isparta, Barla, Eğirdir, Sütçüler. Yakınımızda Konya Mevlana var. Oraya giden bir turist buraya da devam etmeli. Geldiğinde kalacak yer arayacaktır. Butik otellerin olması gerekiyor. Sadece inanç turizm değil gelenler dağlara da çıkmak istiyor. Turizm farklılaşıyor. Herkes deniz, kum ve güneşe gitmiyor. Gelen insanları birkaç gün daha fazla tutabilirsek ciddi kaynak sağlarız. Antalya’ya gelen bir insan Konya ve Isparta’ya gelmeli. Bunun için ulaşım unsurlarını da iyileştirmemiz gerekiyor. Dolayısıyla bu konuda sağlayacağımız kaynak ve değer belki tarım ve hayvancılıktan çok daha fazla olacaktır. Öncelikli hedefimiz Ispartalıları bilinçlendirmek. Kültür Bakanlığı 50-250 arasında destek veriyor. Dededen kalma evini restore etmek için bu parayı alabiliyorsunuz. Isparta’da çok güzel eski evler var. Burada belediyenin de katkısı olması gerekiyor.

TURİSTLERİ AĞIRLAYACAK MEKANİZMALARI HAYATA GEÇİRMELİYİZ

Hristiyanlık öncesi dönemlere ait burada kalıntılar da var. Tüm bunları merak eden dünyada ciddi turist potansiyeli var. Uzak Doğu’dan Amerika’dan Avrupa’dan Yalvaç civarındaki ya da eski Kral yolu dediğimiz Antalya’dan gelen kilometrelerce yoldan insanların merak ettiği yerler var. Halkımızın bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor. Hükümet kurulduğunda ilk olarak Kültür ve Kalınma Bakanlığı ile bu konuları konuşacağım. Yalvaç dahil bölgedeki tüm kültürel, tarihi değerlerin fark edilmesi için çaba harcayacağım. Turizm sektörünün bu işin içinde olması gerekiyor. Ama ondan da önce o altyapıyı hazırlamamız gerekiyor. Bu da yerel yönetimlerle elbirliği ile yapılması gereken bir şey. Ben de hükümet nezdinde gerekli hayreti göstereceğim. Binlerce on binlerce insan bahsedilen yerleri görecektir. Ama bunları ağırlayacak bir mekanizmanın olması gerekiyor.

HÜKÜMETİMİZ BARLA’YI İHYA EDECEK

Barla önemli bir değer. 1927-1934 arasında Said Nursi Barla’da sürgünde kalmış. Risale-i Nurlar’ı yüzde 80’ini Barla’da telif etmiş. Risale-i Nurlar bugün dünyanın 55 diline çevrilmiş. Birçok ülkede insanlar onları okuyarak İslami seçmiş. Bunun tarihsel bir altyapısı da var. Bazen hapishanelerde 4-5 kişiyi öldürmüş katil ve caniler, Barla’da telif edilen Risale-i’lerden birkaç sayfasını okuduktan sonra eline bir tahtakurusunu alıp acaba bunu öldürmek günah olur mu diye vicdan sahibi olmuş. Bu insanları bu şekle getiren nedir diye merak eden çok sayıda insan var. İlim adamları, merak edenler, gelip bu topraklarda Barla’yı görmek istiyorlar. Çok da bir şey yapılmadı ama altyapısı için yeni yeni ihaleler yapıldı. Orada çok güzel tarihi konaklar var. Birkaç yüzyıllık eserler, camiler, çeşmeler var. Ama maalesef bugüne kadar el atılamamış. Ama bundan sonra hükümetimiz, yerel yönetimlerimiz Barla’yı ihya edecek. Çevremizdeki tüm inanç ve kültür değerlerini de ihya edeceğiz. Yüzbinlerce insan orayı görmeye geliyor ama birkaç saat kalabiliyorlar. Abdest alacak yer yoktu. Bir şeyler yapıldı ama yeterli değil. Orada bir müze olmasını arzu ediyorum. En azından 5-6 dilde Batı dilleri Rusça, Arapça dahil. Çünkü 500-600 bin insan geliyor. Bu insanları bu müzeye davet ettiğimiz zaman bu iman hareketinin tüm dünyaya nasıl yayıldığının hikâyesini anlatan sadece objelerin gösterildiği değil dünyada müzecilik anlayışında kurulan interaktif müze olmasını arzu ediyorum. Bu da kaynak meselesi. Önümüzdeki günlerde olacak bir şey.’’

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim