29 Mayıs 2017
  • BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Isparta 10 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 18 °C

Bu kıstasları Hollywood film senaristleri bile hayal edemez

Bu kıstasları Hollywood film senaristleri bile hayal edemez
AK Parti 23. Dönem Isparta Milletvekili Av. Haydar Kemal Kurt, Karacaören I ve II Baraj Gölleri Havza Koruma ve Özel Hüküm Planı ile getirilen yaşam kıstaslarına tepki gösterdi.

AK Parti eski Isparta Milletvekili (23.Dönem) Haydar Kemal Kurt, Karacaören I ve II Baraj Gölleri Havza Koruma ve Özel Hüküm Planı'nın getirdiği yaşam kıstaslarıyla ilgili değerlendirme ve itirazlarda bulundu. Konuyla ilgili itirazlarını ve değerlendirmelerini Isparta kamuouyu ile paylaşan eski Milletvekili Kurt, getirilen kıstasların bilimsel roman yazarları ve Hollywood flm senaristleri  tarafından bile hayal edilemeyeceğini ileri sürdü. Kurt, şu değerlendirmelerde bulundu:

"1- Isparta ili 1/100.000 ilk çevre düzeni planı (henüz kesinleşmediği için) Karacaören I ve II baraj gölleri Havza Koruma Planı ve Özel Hüküm Belirlenmesi Projesi incelemesinde dikkate alınmalı mı?

2- Mevcut durum yerinde tek tek incelenip, tespit yapılıp korunacak, muhafaza edilecek yada tamamen kaldırılacak alanlar, yerler tarımsal, ticari ve sanayi tesisleri, konaklama ve park yerleri , lokantalar gezi ve gözleme yerleri tespit yapılıp bunlar baraj gölüne mesafeleri de dikkate alınarak tespiti yapıldı mı?

3- Önceki içme suyu kaynağı Manavgat Çayı ile Karacaören barajlarının su kalitesi, maliyetleri ve korunabilirliği ile etki alanlarındaki maliyetleri koruma, kullanma maliyetleri dikkate alınıp karşılaştırılması yapıldı mı?

4- Havza içindeki devam ede gelen yaşam faaliyetleri içinde doğal bir akış haline gelmiş olan tarımsal, ticari, sanayi ve turizm faaliyetlerinin etkilenme durumları incelenip, tespit ve değerlendirilmesi yapıldı mı?

5- Havza planları tüm etkileşimleri ve fayda hesapları yapılarak hazırlanmalıdır. Sadece masabaşı, gerçeği yansıtmayan ve uygulanır olması mümkün olmayan hükümlerle muhataplarının yaşam haklarını kısıtlayan ve yok eden neticelerin havza yönetim plan hükmü olarak belirlenmesi neticesinin kabul edilebilir yanı yoktur.

6- Havza planlarında kapsam içindeki tüm coğrafi alan ve durumların mesafeleri ile tesbitinin açık bir şekilde giriş kısmında gösterilmesi gerekir. Hangi dere,hangi akarsu mutlak koruma kısa, orta ve uzun mesafelerin kapsamı not olarak açıkça gösterilmelidir.

7- Havza planlarında mevcut yaşamsal süreç tespiti, planlanması için uğrayacağı olumsuz yada olumlu etkiler açıkça belirtilmelidir. Örneğin meyvacılık, sebzecilik, hayvancılık, depolama , işleme üniteleri ticari faaliyetlerin akibeti ve hangi şartlarda devam edebileceği .

8- Bu güne kadar bölgede ve ülke genelinde yapılan havza planları tam bir fiyaskodur. Bu planlar sadece yapanlara TÜBİTAK MAM Enstitüsüne para kazanmak ve hazırlayan şahısların egolarını tatmin etmekten başka hiçbir olumlu netice sağlamamıştır. Bölgedeki yaşayan insanların ve ekonomik faaliyetlerin tamamı gayrı yasal hale gelmiştir.

9-Ülkemizdeki ekonomik kalkınma hedeflerinin kişisel gayret ve fedakarlık düzeyine bile erişemediği durumda; Devletin Anayasal görevi olan kişilerin ekonomik, kültürel, sosyal gelişimlerini sağlama sorumluluğu hiç değerlendirilmeden, en basitinden ve ancak su savaşlarının bir ön alımı, tedbiri sayılacak bu tür düzenlemeler buyurgan ve köleleştirici hayat dayatmalarından başka bir şey getirmeyecektir. Bakınız daha düne kadar mevzuatımızda olmayan "jeolojik tabanlı koruma alanı" tabiri ile yaşam alanları kısıtlanıyor, yerleşim birimleri yasaklanarak iptal ediliyor.

10-Planlarda getirilen çözüm önerileri örneğin Organik ve/veya İyi Tarım Uygulamaları ne olduğu belirsiz ve uygulanmışlığı olmayan bilimsel safsatalardan sadece birisi.

11-Ülkesinin ve insanın gerçekleri ile uyuştuğu hiç bir hüküm içermeyen sadece bıktırıcı, tüketici, yok edici yaşamsal faaliyet direncine insanımızı mahkum eden havza planları nihai neticesi ile bir yere oturtulmalı yada doğuracağı maksadı bakımından iyice analiz edilmelidir.

12-Karacaören Baraj Gölleri doğal akışla Akdeniz'e ulaşan su kaynakları üzerine enerji elde etmek maksadı ile hidroelektrik santral kurmak maksadı ile oluşturulmuştur. Şimdi ise içme suyu kaynağı olarak değerlendirilmek istenilmektedir.Antalya büyükşehir belediyesi meclis kararı ve dsi’nin onayı ile

13-Karacaören Baraj 1 ve 2 gölleri Isparta ve Burdur İl sınırları içinde kalmakta olup Antalya ilinin içme suyu ihtiyacı için kullanılmak istenilmektedir.

14-Karacaören Barajları onlarca yıl önce yapılmış ve sadece hidroelektrik santrallerin çalışması dışında (tatlı su balıkçılığına verilen geçici üretim izni hariç) hiç bir maksatla kullandırılmamış ve değerlendirilmemiştir. Bu kaynağın bu yönde hiç bir teklif ve plan yaptırılmamıştır.

15- Havza planı ile olumsuz etkilenecek coğrafya ve üzerinde yaşayanlar için getirilen çözümler olmadığı gibi öngörülen bir iyileştirme tedbiri ve kaybedilecek olanların karşılığı telafi edici bedeller gösterilmemiştir.

16- Havza planlarında garip akıl dışı Anayasa' da ki eşitlik ilkesine aykırı olarak ne idüğü belirsiz, uygulaması olmayan ve bu sebeple de yaşam gelişimini engelleyen bir takım ucube kıstas ve şartlar getirilmektedir. Örneğin köy/kırsal alan gelişme rehberleri böyle bir kıstas nerede vardır? Devletin yasalarında nerede böyle bir hüküm vardır? Cevap yok! Biz daha 60 yıllık Köy Kanunu'nu dahi günümüze uyarlamayı yapamamışken kendisine hangi sıfatı yakıştırıyor ise birilerinin muhayyilesinden çıkardığı saçma sapan ne idiğü belirsiz yaşam önerilerini kendimiz için yaşam standardı olarak kabul edeceğiz. Bu kıstasların sahipleri günümüz modern çağ bilimsel roman yazarları ve holivud film senaristlerinin bile hayal edemediği safsataların yaşam şartlarına bizi mahkum etmeye çalışıyor.

17-Ülkemizde doğaya, çevreye, yaşam alanlarına ve insan yaşama ve hatta tüm canlıların yaşam hakkını koruyan, geliştiren ve zenginleştiren düzenlemelere ihtiyaç vardır, yapılan tüm çalışmalara rağmen bu ihtiyaç gittikçe artmaktadır. Yüzyıllardır devam eden hayat akışında doğa, canlı, insan etkileşimlerindeki neticeler araştırılmadan ve olumlu/olumsuz sonuçlar tespit edilerek çözüm önerileri gösterilmeden hazırlanan havza planları masa başı ciddiyetsiz ve insafsız çalışmalardır.

TÜBİTAK MAM hemen yanı başındaki Gebze, Dilovası, Kocaeli, İstanbul, Sakarya, Bursa , İzmir vs. yerlerin çevre planlarını yapmadan bizim buraları İsrail, Filistini çevrelediği beton duvarlarla ne yapmak istiyor ise havza planları ile de bize onu yapmak istiyor diye insanın aklına geliyor. 10 yılı aşan süredir Kovada gölü hiçbir insan, tarım, hayvancılık, ticaret, turizm amaçlı kullanıma müsaade edilmemektedir. Kovada gölünün yasağın getirildiği günkü temiz su kaynağı olma durumu ile bu günkü hali karşılaştırılınca daha da kötüye gittiği nettir. Şimdi, sorumlu kim? Biz bölge halkı olarak bu su kaynağı gölü kaybettik. Zararını da biz çektik. Devlet iyileştirme için hiçbir faaliyette bulunmadığı gibi, zarar verici etkenlerin giderilmesi için gerekli tedbirleri almamış, yatırımları yapmamıştır. Bu göl Eğirdir Gölünden beslenmektedir. Eğirdir Gölü içme suyu kalitesinde iken buradan çıkan su Kovada da kullanılamaz hale gelmektedir. Neden ? ; Yolda kendisine karışan Eğirdir ve civardaki yerleşim alanlarının evsel, tarımsal ve kimyasal atıkları sebebi ile

EĞİRDİR GÖLE HAVZA PLANINDA

BÜYÜK MÜCADELE VERDİK

         5 yıl önce milletvekili sıfatımızla, ilgili Bakanımızla yaptığımız inceleme gezisinde Eğirdir Belediyesi atık su arıtma tesislerinin yetersiz olduğu ve çalıştırılmadığını, kanalizasyon şebekesinin eksik ve yetersiz olduğunu, sulama sistemlerinin eksik, tarımsal faaliyetlerin kimyasal atıkların olumsuz etkilerinin giderilmesinin gerektiğini tespit etmiştik ve derhal tedbirleri alınacaktı. Ama hiçbir çalışma yok.

         O zaman Eğirdir gölü havza planı çalışmalarında da büyük mücadeleler vermiştik. Milletvekilliğimiz sırasında bizi aşamayan idare, muhalefetin sığ ve iktidar yıpratmak,karalamak dışında hiçbir maksadı olmayacak tavrı nedeni ile daha sonra 2012 yılında Eğirdir Havza Planı'nı yürürlüğe koydu. O gün bu gündür plan uygulama takvimindeki süreç de geçen zaman da yapılan ne vardır.Hoş yine olan bölge insanının daha önce mevcut plan yok ev yapamazsın, ahır yapamazsınla geçen yıllardan sonra şimdi mevcut havza planına göre yasaktır diyerek yine hayatını kısıtlayan bir süreç devam ediyor.Kamu kendine düşeni yapmadığında vatandaşın alabileceği tedbir, uygulayabileceği müeyyide yine yok. Sadece kendi seçtiği siyasi temsilcilere tepki göstermek dışında. Yarın bölgenin ekonomik ana girdisi meyvecilik faaliyetleri , yasal olmayan süreçlerde yapılıyor ve sağlık ve hijyen kurallarına aykırı üretim denilerek pazara bile çıkamayan ürünler olarak tanımlandığında üretici ne yapacak? Şimdi atıksu kuşaklama kanalizasyon işi Eğirdir gölü etrafındaki yaşam alanlarına yapılmayı hala bekliyor. Ama burada yaşayanlar ve onların geçimlerini sağlamak, hayatlarını devam ettirmek için her türlü faaliyetlerine Karacaören baraj gölü havza planı ile tamamlanacak ve bu bölge insanı ekmeği fırının dışında camdan seyreden aç kişiye dönecek.

Demek istediğimiz şudur: Isparta'da mevcut evsel atıklarla ilgili öngördüğü çözümleri yıllardır yapamayan kamu, bıraksın başkalarının ihtiyacını, bizim sudan karşılamak için plan yapmayı, önce bize Beyşehir ve Eğirdir Havza Planı ile, Sit alanları, Orman alanları ile getirdiği kısıtlamaların bedelini ödesin, vadettiği tedbirleri yerine getirsin.

KİMİN MALINI KİME

VERİYORSUN DİYEN YOK

         Karacaören Havza Planı ile sınırlı bizim yapacağımız değerlendirme ve itirazların hiçbir anlamı yoktur.10 yılı aşkın zamandır buranın Antalya'nın içme suyu kaynağı olarak ayrıldığı konuşulmaktadır. O zaman da itiraz ettik. Şimdi ki Antalya Büyük Şehir Belediye Başkanının 2009 yılından önce Antalya içme suyu ihtiyacını Manavgat Çayından karşılamak üzere aldığı karar sonraki CHP'li yönetim tarafından rafa kaldırılmış ve Karacaören 1ve 2 baraj gölleri içme suyu kaynağı olmasına kendilerince karar verilmiştir. Bu karar merkezi idare tarafından kabul görmüş ve bugün uygulamaya geçilmektedir. Hiç kimse ne iktidarın merkezisine, nede yereline ; “ kimin malını kime veriyorsun, yük başkasına imkan başkasına v.s.” dememiştir. Şimdilerde bazı kişi ve kurumlar özellikle Isparta Ticaret ve Sanayi Odası (ITSO), başta olmak üzere Antalya Büyük Şehir Belediye Başkanı sayın Menderes Türel'e “siz bu işten vazgeçin” diyor. Tabi yanına fotoğraflama ve haberleştirme işini yapacak başka temsilcilerini de alarak. Sonra hızlı tren, Isparta-Antalya Duble yolu mücadeleleri gibi, daha fazla uçak uçurma mücadeleleri gibi kayıtlar oluşturularak, Isparta'nın derdi ile dertlenecek tek biz varız havaları ile nefisler tatmin edilecek.

İÇME SUYU KAYNAĞI

KARARINDAN VAZGEÇİLMELİ

         Karacaören 1ve2 baraj gölü Havza Planı Isparta'nın bugün yaşayanlarını ve yarın yaşayacakların hayatlarını her bakımdan etkileyecektir. Ankara ve İstanbul'da su kaynakları ASKİ ve İSKİ tarafından oluşturulan güvenlik birimlerince korunmakta ve kuş uçurtulmamaktadır. Yarın bu plan yürürlüğe girdiğinde havzanın yönetimi oluşturularak ve tabi ki "içme suyu kaynağı" olduğu için Antalya Büyükşehir Belediyesi su idaresince güvenlik çemberine alınacak ve coğrafi sınırların dışında bir hak ve söz ve karar sahibi olunma imkanı sağlanacaktır. Yani; yasal idari sınırlarımız, bizim dışımızdakiler tarafından korunacak, Isparta'nın yarısı Antalya'nın adeta bir köyü/mezrası gibi Büyük Şehir Belediyesinin insafına kalacaktır. O zaman şu tespitlerle diyeceklerimizi şimdilik tamamlayalım.

Karacaören 1ve2 Baraj Gölleri için;

17.1- Antalya içme suyu kaynağı kararından vazgeçilmelidir.

17.2- Şayet başka imkan yok ise; Isparta ve Burdur illeri,Karacaören 1ve2 baraj göllerinin idaresine ve tasarrufuna ilişkin alacakları bir kararla, hidroelektrik ve sulama dışındaki alanlarda (yapım dışında DSİ'nin bir görevinin olmaması sebebi ile) içme suyu olarak belirlenen yerin idaresi ve tasarrufu için bir kurum oluşturulmalı ve istiyor ise suyu isteyene ücret ile satmalı, vermelidir. 17.3- Bu yönetim havza planlarındaki kamusal sorumluluğu takip etmek ve denetlemek yetisini de elde etmelidir.

18- Şehirle alakalı alınacak tüm kararların, paydaşlarının ortak çalışması ile elde edilmesi lazım. Bu anlamda başta merkezi idare adına Valilik ve onun riyasetin de olmak üzere bakanlıkların taşra teşkilatları, il müdürlükleri , Belediyeler, tüm sivil toplum kuruluşları Üniversitemiz ve Akademisyenler ile Kent Konseyinin çalışma ve katılımları gerekir.

ISPARTA İÇİN

ORTAK HEDEF YOK

         Şimdi konumuz Karacaören 1ve2 baraj göllerinin Antalya İli içme suyu kaynağı olması ve bu sebeple Havza Planı oluşturulması sürecinde biz neredeyiz ona da bakmak lazım. Kimseyi suçlamak için söylemiyorum. Fakat konumuzla alakalı sayabileceğimiz ilgililerin hemen hemen hiç birisinin çalışmasının olmadığı söylense boş bir iddia olmaz sanırım. Sonuç : Isparta olarak ortak akıl, ortak hedef, ortak gayret yok.Ya ne var? Herkes kendinin algılardaki yerinin korunup geliştirilmesi dışında bir faaliyette bulunmuyor. Halbuki bu saydıklarımın tamamı vatandaşın hak ve hukukunun gelişimi ve işine yardımcı olmak için var ve belirli maksatlar için yasal gerekçelerle kurulmuş.Varlığına ilişkin çalışmaları ile izleyemediğimiz yapılar kamuoyunda popüler yada popüleriteyi artırıcı her konuda hemen arzı endam ediyorlar.İşbirliği, dayanışma,akıldaşlık, elbirliği ile yapılan ne var? Isparta'nın hedefi nedir? Kim ne yapacak? Bu hedefler oluşturulmuşmudur? Cevap: Tıs.

HANGİ SIFATLA VE HANGİ YETKİYLE GİTTİLER

         Geçtiğimiz günlerde Isparta MÜSİAD heyeti Orman ve Su Bakanımızla bu mevzuda görüşme yapmışlar. Haberini gazete ve haber sitelerimizden okuduk. Ne demiş Sayın Bakan 4 taleple giden heyete: “tamam bakalım, yapalım”. Ne olacak yine Tıs. Bu arkadaşlar kime sorup hangi sıfatla ve yetkiyle gidip, kiminle görüşmüşler ? Daha önceki çalışmalarda neler oldu, başa gelen nedir? Hiç bilgi ve ilgileri var mı? Yok. Elde edilen netice nedir? Yerel basında haklarında haber çıktı ve onlara da çevrelerine gösterip; “bak nerede siyasiler , onlar yatıyor biz çalışıyoruz” diyerek arşivlerine bu haberleri koyacaklar. Biz ne yapacağız ? Cek/cakla beynimizi yorup, kirletecek ve sanırım sorunları hep çekeceğiz…

         Yasa ile kurulan Kent Konseyi toplanıyor mu? Bu konsey ne iş yapar?

         Isparta'nın bu kadar mevzusu var. Bu konsey hangilerini ele alıp çözüm önerilerin de bulundu?

         Isparta'nın Belediyesi ağzını açıp niçin bir laf etmez. Hem de Muhalefet Partisinden olmasına rağmen. Çünkü; arıtmayı Bakanlık yapıverecek, Darı Deresi göletinden bedava su alacak ve bize parayla satıp gelir elde edecek.

         Say sayabildiğince. Şimdi bunları söyledik ne olacak; herkes bize düşman olacak ve kötü adam nasıl olunur yada yapılır ben fitil fitil burnumdan gelerek yaşayacağım. Eyvallah, ne yapalım tek yapabildiğimiz konuya dikkat çekip, sorumlulukları hatırlatmak. Bunun sonucu kötü ve geçimsiz adam olmaksa, bunu biz istedik

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim