26 Mart 2017
  • BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Isparta 9 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 7 °C

‘Bu verilen ifade ve yapılan suçlamalar akıl ve mantığın uyuşmadığının kanıtıdır’

‘Bu verilen ifade ve yapılan suçlamalar akıl ve mantığın uyuşmadığının kanıtıdır’
‘Bu verilen ifade ve yapılan suçlamalar akıl ve mantığın uyuşmadığının kanıtıdır’

FETÖ soruşturması kapsamında tutuklu olan eski SDÜ  Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Murat Yarıktaş, suçlamaları reddetti. Kendisinin Prof. Dr. Metin Lütfi Baydar döneminde de başkehekim yardımcısı olarak görev aldığını belirten Yarıktaş, şu savunmayı yaptı:

                "FETÖ üyesi olmak, görevi kötüye kullanmak suçlamalarını kabul etmiyorum. Çünkü iddianamede adı geçen ve tutuklanmamda etkisi olduğunu düşündüğüm Abdullah Nuri Yolcu ile hiçbir yurtdışı giriş çıkış kaydım ve HTS(telefon konuşma kaydı) kaydım yoktur.

                Yurtdışı seyahatlerimin hepsi tıbbi ve mesleki görevlerim içindir. Bir seferinde de ailem ile birlikte Umre ziyareti için Suudi Arabistan’a gittim. Umre ziyaretim harici bir başkası ile yurtdışına çıkmadım. Bütün ziyaretlerimi tek başıma gerçekleştirdim. Tıbbi ve mesleki ziyaretlerimi de maddi durumu iyi olmayan hastalarımızın ameliyatlarında kullanılacak ve tamamı devletimiz tarafından karşılanabilecek bir ameliyat sistemini ve kullanılacak teknolojik sistemlerin geliştirilebilmesi için yaptım.

                Üzerime atılan suçlamaların hepsi kurgudan ibarettir ve iddianamede ifade veren sanıkların ‘cemaatçidir’ ifadeleri üzerime atılan iftiralardır.

                Ben SDÜ eski rektörü Hasan İbicioğlu döneminde değil Mart 2010 yılında Mehmet Lütfi Baydar’ın rektör olduğu dönemde bizzat kendi talebi üzerine SDÜ Tıp Fakültesi Başhekim Yardımcılığı görevine getirildim. Sonrasında rektörün Hasan İbicioğlu olmasından dolayı SDÜ Başhekimi Mehmet Tuğrul Sezer’in teklif etmesi üzerine tekrardan başhekim yardımcılığı görevini üstlendim."

                Prof. Dr. Yarıktaş, mahkeme başkanının ” Numan Tamer’in odasında 13 kişinin odasında olduğu ve Tamer’in size ‘belgeleri ele geçirin, yönetime el koyun’ dediği gizli bir toplantı gerçekleştirdiniz mi?” sorusuna şu cevabı verdi:

                "İddianamede ifadesi olan bir kişinin bekleme salonunda olduğu esnada Numan Tamer’in odasında 13 kişinin bir araya gelip toplantı yapıldığı ve bu sözleri söylediğini iddia etmiş. Bu ifadeyi veren kişi de toplantı esnasında bekleme salonuna bakan odanın kapısının açık olduğu için konuşmaları duyduğunu söylemiş. Fakat Numan Tamer’in odasında öyle toplantı hiç yapılmadı ve başka toplantılarda da öyle bir emir verilmedi, verilemezdi de zaten. Ayrıca Numan Tamer’in odası 13 kişinin içeride duramayacağı kadar küçük bir odaydı ve bu derece gizli bir toplantı yapılsa, çok fazla sayıda kişinin beklediği bekleme salonuna bakan odanın kapısı açık olmaması gerekirdi. Bu verilen ifade ve yapılan suçlamalar akıl ve mantığın uyuşmadığının kanıtıdır."

                Yarıktaş, iddia makamının 'Emniyet Genel Müdürlüğü ve MİT tarafından hazırlanan raporda, FETÖ örgütü üyelerinin gizli haberleşmesini sağlayan, kullanıcı adı ve özel şifreler ile giriş yapılan BYLOCK isimli programı hiç kullandınız mı?” sorusuna ise "Hayır. Öyle bir programı hiç kullanmadım. Bu konu ile ilgili telefonlarım ve bilgisayarlarımda gerekli incelemeler yapılabilir" diye cevap verdi.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim