27 Mayıs 2017
  • BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Isparta 12 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 16 °C

Elmacılığın sorunlarını TBMM’de anlattı

Elmacılığın sorunlarını TBMM’de anlattı
CHP Milletvekili İrfan Bakır, TBMM’de yaptığı konuşmada, elmacılıkta yaşanan sorunları masaya yatırarak çözüm önerileri sundu. Ayrıca Bakır, bu konuda meclis araştırması yapılmasını talep etti.

CHP Milletvekili İrfan Bakır, ülkemizde ve özellikle de Isparta’da elmacılığın ve üreticilerin karşılaşmış oldukları sorunların araştırılması ve çözümlerinin bulunması için vermiş olduğu araştırma önergesine ilişkin genel kurulda bir konuşma yaptı. Bakır konuşmasında şu ifadelere yer verdi; ‘’Dünya’da yıllık 50 milyon ton civarında elma üretilmektedir. Türkiye’nin bu üretimdeki payı yıllık 3 milyon tondur. Yani en çok elma üreten üçüncü ülke Türkiye’dir. Isparta ise yıllık 650 bin ton elma üretimiyle ülkemizdeki üretimin yüzde 25’ini karşılamakta, iller sıralamasında ise ilk sırada yer almaktadır. Eğirdir Gölü’nün muhteşem nemli havası Dünya’nın en kaliteli ve en kırmızı elmalarının Isparta’da yetiştirilmesine imkân tanımıştır. Ancak Isparta’da elmacılığa ne yazık ki gereken önem verilmemiş, sahipsiz bırakılmış, teknolojik gelişmelerin gerisinde kalındığı için elma üretimdeki sıkıntılar artmıştır.

ÜRETİMDE 3. İHRACATTA 23. SIRADAYIZ

Elma’da Türkiye’nin başkenti olan Isparta’da 226 bin hektar arazide üretim yapılmaktadır. Ancak üretilen elmaların pazarlanmasında çeşitli sıkıntılar yaşanmakta, özellikle ihracat konusunda geri kalınmaktadır. Sadece Isparta değil ülke genelinde elmacılığın en önemli sorunlarından biri yurt dışı pazarının bulunamamasıdır. Bu sebeple dünya elma üretimde üçüncü sırada yer alan Türkiye, konu ihracat olunca ancak yirmi üçüncü sırayı alabilmekte ve toplam ihracattaki payı ise binde dört olmaktadır.

YURT DIŞI BAĞLANTISI İÇİN YENİ BİR BİRİM KURMALIYIZ

Zengin elma potansiyelimize rağmen, elma ihracatımız sekteye uğramış, Isparta elma ihracatı yapamaz hale gelmiştir. Üretilen elmanın dış pazarlara ihracatı konusunda bölgesel stratejilerin geliştirilmesi gerekmektedir. Ticaret Borsası, tüm meyve birlikleri, Ticaret ve Sanayi Odası, Üniversite, Valilik, Belediye, İl Özel İdaresi, bölgedeki Sivil Toplum Kuruluşları ve elmayla doğrudan ya da dolaylı ilgilenen tarafların katılımıyla toplantılar yapılmalı, elmada bölgesel bir vizyon oluşturulmalıdır. Stratejik amaç ve hedefler belirlenmelidir. Bölgede üreticilerin ihracat yapamamasının nedenlerinden biri ihracat dökümantasyonunun çok maliyetli olması, diğeri de ihracata yönelik finansman temininde güçlük yaşanması ve elma üreticilerinin ihracata yönelik hangi yöntemlerle finansman sağlayabileceklerine dair bilgilendirmelerin yapılmamasıdır. Bunun için ihracat dökümantasyon maliyetlerini minimize edecek çözümler bulunmalı üreticilerimiz finansman konusunda bilgilendirilmelidir. Üreticilerimizin yurtdışı piyasalarla bağlantı kurabilmesi ve piyasanın takibini yapabilmesi için elma üreticiler birliği ve ticaret borsası nezdinde biri birim kurulması gerekir.

ZİRAİ İLAÇ KULLANIMI AZALTILMALI, ÜNİVERSİTELER YOL GÖSTERİCİ OLMALIDIR

Elmanın satışında yaşanan bu sıkıntıların başında diğer ülkelerle yaşanan siyasi krizler gelmektedir. Örneğin, Rusya her yıl bir milyon iki yüz bin ton elma ithal etmektedir. Bu ithalatı ise Moldova, Polonya, Sırbistan ve Çin’den yapmaktadır. Bunun sebebi ise politik ilişkilerin yanında, elmayı daha ucuza mal etmesidir. Bir diğer konu da ihraç edilecek elmalarda ilaç kalıntısının bulunmasıdır. Ispartalı üreticiler elma iç kurdu ve karaleke hastalıklarına karşı üretim döneminde ortalama 25 defa ilaç kullanmak zorunda kalmaktadırlar. Fransa da bu hastalıklara karşı ilaç kullanılmamakta, bunun yerine fenomen ve tuzaklarla mücadele edilmektedir. Bu konularda ziraat fakültelerimiz yeterli bilgi ve birikime sahiptir, istenildiğinde destek verecekleridir.

ELDE KALAN ELMALAR KAMU TARAFINDAN ALINMALI

Isparta ilimizin yurtiçinde iki ana pazarı vardır. Biri İstanbul, diğeri ise doğu ve güneydoğu illerimizdir. Ancak burada da yaşanan terör olayları hepimizi olumsuz etkilediği gibi, üretici ve çiftçimizi de etkilemiştir. Üreticiler ve tüccarlar bu bölgelere ürünlerini götürememektedir. İstanbul pazarında ise piyasalardaki belirsizlik ve vatandaşlarımızın alım gücünün düşmesi elma ve diğer meyvelerinin tüketimini azaltmaktadır. Diğer bir sorun da don olayıdır. Ülkemizde elma üreticileri iki ya da üç yılda bir don olayıyla karşılaşmaktadır. Bu da verimi ve ürün kalitesini düşürmektedir. Bunun için üreticilerimiz don olayı karşısında bilinçlendirilmeli, önlemleri hakkında çözüm önerileri sunulmalı ve erken uyarı sistemleri yaygınlaştırılmalıdır. Geçen yıl nisan ayında yaşanan don olayı nedeniyle elma rekoltesi yarı yarıya düşmüş olmasına rağmen, depolardaki elmaların yüzde 60’ı satılamamıştır, elde kalan bu elmaların satışının sağlanabilmesi için kamu kurumlarına devlet eliyle alım yapılması üreticilerimizi biraz da olsa rahatlatacaktır.

ÖZEL YATIRIMCILAR TEŞVİK EDİLMELİ

Ayrıca sınıflandırma ve paketleme tesislerinin yetersizliği nedeniyle elmalar geleneksel yöntemlerle tasnif edilmektedir. Bunu ortadan kaldırmak için tasnif, etiket ve ambalajlamaya ilişkin yeni tesisler kurulmalıdır. Üretilen elmaların uygun ortamda depolanabilmesi için de üretim miktarına yetecek kapasitede, kontrollü atmosferli ve dinamik kontrollü atmosferli depoların yapılması gereklidir, bu nedenle elmanın paketlenmesi ve depolanması konularında özel yatırımcıların cezp edilmesine ihtiyaç vardır. Bu konuda ilgili kamu kurumlarının desteğini beklemekteyiz.

ÜRETİCİ ÜRÜNÜNÜ SATIP SATAMAYACAĞIM ENDİŞESİNDEN KURTARILMALI

Elma üretimindeki bir diğer sorun ise ilaç, mazot, gübre, elektrik, soğuk hava depoları ve benzeri girdi maliyetlerinin yüksek oluşudur. Üreticilerimizin bu maliyetleri karşılamak için bankalardan çekmiş oldukları kredi borçları derken karşı karşıya kaldıkları maliyet ve elde ettikleri gelir arasında bugün büyük bir uçurum vardır. Çiftçilerimizin durumu günden güne zora girmekte, girdi maliyetlerinin yüksekliği, zamlar, elmayı değerinde satamamanın yanı sıra, küresel ısınma sebebiyle yaşanan iklim değişikliklerinin getirdiği sıkıntılar ve sorunlarla baş etmek durumda kalmaktadırlar. Elmacılık sübvanse edilmeli, üreticilerimize zamanında ve doğru teşvikler verilmelidir. Bunun yanında elma da bir üst birliğin kurulması, üreticilerin sadece üretime yoğunlaşması gereklidir. Yani elmanın paketlenmesi, pazarlanması gibi konularla elma birliği ilgilenmeli, üreticilerimiz sattığı ürünün parasını alıp alamayacağından endişe etmemelidir.

PRİMSİZ BİR GÜVENCE MODELİ GETİRİLMELİ

Üreticiler üretim aşamasında hem aile iş gücünü kullanmakta, hem de dışarıdan gelen işçileri zaman zaman çalıştırmaktadırlar. Elma ayrıca depolama, pazarlama, ambalajlama ve işleme aşamalarında da iş gücü isteyen bir meyvedir. Elma üretimi için gerekli iş gücü isteğinin hesaplanmasında meyve verenler için ağaç başına 0.75 işgünü, meyve vermeyenler için ise 0.25 işgünü ihtiyacı vardır. Emeğin yoğun kullanıldığı elma yetiştiriciliğinde emeğin haklarının da korunması, sağlık ve iş güvenliği tedbirleri alınması gereklidir. Mevcut çalışma ve sosyal güvenlik mevzuatında çalışanların korunması için yeterli düzenleme yoktur. Tarım bir bütün olarak ele alınmalı, tarımda çalışanlar için devletin de doğrudan sisteme katkı koyduğu, primsiz bir model getirilmelidir. Örneğin İspanya ve Portekiz bu tarz bir modele geçmiş bu anlamda önemli bir yol kat etmiştir.

TEKNOLOJİNİN NİMETLERİNDEN FAZLACA YARARLANILMALI

Elmacılığın yanı sıra ülkemizdeki tarımın sorunlarına da değinmek istiyorum. Öncelikle tarım arazilerinin bölünmüş ve dağınık yapıda olması verimliliği azaltıp, maliyetleri yükseltmektedir. Bu nedenle toplulaştırma çalışmalarının artırılması, kooperatifleşme veya yasal düzenlemelerle birleştirme yapılmalıdır. Organize tarım bölgeleri oluşturulmalı, üreticilerimiz bilinçli sulama ve gübreleme yapmalı, kapalı sulama sistemlerine geçilmeli, verim ve kalitenin arttırılması için toprak ve yaprak analizlerine göre gübreleme yapılmalı ziraat mühendislerinin desteği alınmalıdır. Meyvecilikte tasnif makineleri kullanılmalı, budama işlemleri bilinçli olarak yapılmalı, bunun için eğitim ve sertifika programları teşvik edilmeli ve hatta budama atıklarından ısı ve elektrik formunda enerji elde etmek için, bileşik ısı ve güneş sistemine dayalı Biyolojik Tesisler kurulmalı ve tarım yapılacak arazide toprak etütleri ivedilikle yapılmalıdır.

KOOPERATİFLER BANKASI KURULMALI

Tarımda önemli bir diğer konu da kooperatifçiliktir. Kooperatiflerimizi geliştirmek için Kooperatiflerin finansman ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kooperatifler bankası kurulması, yapılacak devlet desteklemeleri ihtiyaç duyulan ve kırsaldakilere öncelik verilerek yapılmalı, ürünlerin pazarlanmasına devlet destek vermeli ve üretime dayalı tarımsal destekler mutlaka arttırılmalı ve destekler zamanında ödenmeli, denetimler devletçe eleman ve finans sağlayarak merkez birliklerince yapılmalıdır. Her türlü ülke tarımını etkileyecek dış alım veya dışa yönelik pazarlamalarda Merkez Birlikleri ile istişare sağlanmalı, üretici ve yetiştirici birlikleri tek çatı altına alınmalı, ziraat odalarından yararlanılmalıdır. Bunlar dikkate alındığında verimlilik sağlanacak, üreticilerimiz emeğinin karşılığını alacaktır. Bunun sonucunda elmacılıkta marka olan Isparta ve tüm üreticilerimiz hak ettiği konuma gelecektir.

ÖRNEK BAHÇE KURULMALI VE ÜRETİCİLER YERİNDE BİLİNÇLENDİRİLMELİ

Mevcut üretimden emeğin karşılığı olan geliri elde edememekteyiz. Tüm bu sorunların giderilmesi için; Örnek bahçeler kurulup üreticiler eğitilmeli ve bilinçlendirilmeli, ziraat odalarından ve ziraat mühendislerinden daha fazla yararlanılmalı, üretici birlikleri kurulmalı, entegre mücadele yaygınlaştırılmalı, yanlış ve aşırı ilaçlamanın önüne geçilmeli, ilaç satışında piyasa denetimi yapılmalı, elma ithalatı sınırlandırılmalı, girdi maliyetleri azaltılmalı, yapılan teşvikler üretim planlanması dahilinde yapılmalı, elma çeşitlerine göre üretim bölgeleri oluşturulmalı, sigortalamayla ilgili sorunların ortadan kaldırılmalıdır, depolama maliyetleri azaltılmalı, elma için ihracat teşvik primleri verilmeli ve gerekli görülen yerlerde üretici birlikleri kurulmalıdır. Ek olarak Amerika ve Avrupa’nın, özellikle de İtalya ve Fransa’nın ürettiği Fuji, Gala, Redspour, Redcihv türlerinin hem görünüm, hem tat, hem de mevsim olarak tüketici tarafından tercih edilmesi Avrupa’ya olan ihracatımızı zorlaştırmaktadır. Bu nedenle demode olmuş çeşitler yerine elmada katma değeri arttıracak tesislerin ve pazara uygun yeni çeşitlerin yetiştirilmesi gereklidir.

SORUNLAR İÇİN MECLİS ARAŞTIRMASI YAPILMALI

Elmacılıkta üretim rekoltesiyle ilk sıralarda yer alan ülkemizin daha verimli ve kaliteli üretim yapabilmesi ve ürettiğini iç ve dış pazarda satabilmesi için sadece Isparta’da değil, Karaman, Niğde, Antalya, Konya, Kayseri, Amasya, Çanakkale ve daha birçok ilimizde üreticilerimizin karşılaştığı sorunların araştırılması, çözüm yollarının bulunması ve beklentilerinin karşılanması için bir meclis araştırması açılmasını istiyorum.’’

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Gülü erken toplayın, ilaçlama yapmayın26 Mayıs 2017 Cuma 08:43
  • 27 kamu çalışanı hakkında FETÖ soruşturması başlatıldı26 Mayıs 2017 Cuma 00:02
  • Bu yıl da iftar çadırı kurulacak25 Mayıs 2017 Perşembe 12:39
  • Arık ailesinin acı günü25 Mayıs 2017 Perşembe 12:06
  • Isparta’nın içme su ihtiyacını güvence altına alacağız25 Mayıs 2017 Perşembe 11:38
  • BAKA Yönetim Kurulu Güneykent’te gül topladı25 Mayıs 2017 Perşembe 10:37
  • Konutta ibre tersine döndü!25 Mayıs 2017 Perşembe 09:36
  • Ekmek zamsız, pide zamlı25 Mayıs 2017 Perşembe 08:35
  • Amacımız Isparta’mızı temsil eden eserler ortaya çıkarmak24 Mayıs 2017 Çarşamba 12:38
  • Camilerde Ramazan temizliği24 Mayıs 2017 Çarşamba 11:28
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim