23 Temmuz 2017
  • BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Isparta 28 °C
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 26 °C
  • İzmir 32 °C

Erkan Mumcu suskunluğunu bozdu

Erkan Mumcu suskunluğunu bozdu
Eski ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu, uzun süren sessizliğini BUGÜN'e bozdu.

Siz yurt­dı­şın­da­ki Türk okul­la­rı­nın des­tek­len­me­si ge­rek­ti­ği­ni dü­şü­nür­dü­nüz hâ­lâ ay­nı nok­ta­da mı­sı­nız?

Ba­na gö­re yurt­dı­şın­da yay­gın­laş­mış ve ör­güt­len­miş eği­tim ku­rum­la­rı ve işa­da­mı ya­pı­la­rı mil­le­ti­mi­zin ne­re­dey­se 200 yıl­dan bu ya­na ken­di sı­nır­la­rın­dan dı­şa­rı doğ­ru at­tı­ğı en önem­li ve en an­lam­lı adım­dır.

Yan­lış yö­ne­til­di­ği­ni dü­şü­nü­yor ol­sa­nız bi­le bu yar­gı, bu bi­ri­ki­mi, ger­çek­te mil­le­te ait bu ka­pa­si­te­yi yı­kıp yok et­me­ni­zi hak­lı çı­kar­maz. Ak­lı se­lim öf­ke­den ha­yır­lı­dır. Eğer tah­rip edi­lir­se böy­le bir ka­pa­si­te­ye bir kez da­ha eriş­mek en az 50 yıl­lık bir sü­re­ci ve bu­gün öde­nen­den da­ha ağır bir be­de­li ge­rek­ti­rir.

ÖF­KE­Yİ TEM­SİL EDİ­YOR

Cum­hur­baş­ka­nı­nın “si­ya­set üs­tü­” ve­ya “si­ya­set dı­şı­” ol­ma­sı ge­rek­ti­ği yö­nün­de­ki gö­rüş­le­ri na­sıl de­ğer­len­di­ri­yor­su­nuz?

Ana­ya­sa­nın cum­hur­baş­ka­nı­na ver­di­ği yet­ki­ler ve yük­le­di­ği gö­rev­ler dü­şü­nül­dü­ğün­de cum­hur­baş­ka­nın­dan bek­le­nen özel­lik­le ana­ya­sal baş­lan­gıç kıs­mı hü­küm­le­ri­ni et­kin bir şe­kil­de gö­zet­me­si ve si­ya­set kar­şı­sın­da ta­raf­sız ol­ma­sı­dır. Ta­raf­sız ol­mak, si­ya­se­tin dı­şın­da ya da üs­tün­de ol­mak an­la­mı­na gel­mez.

Tay­yip Er­do­ğan ka­za­nır­sa Tür­ki­ye için ha­yır­lı ola­ca­ğı­na mı ina­nı­yor­su­nuz?

Tay­yip Er­do­ğan, taş­ra­lı, kent­te ve si­ya­sal mer­kez­de is­ten­me­yen, de­ğer­le­ri,  kül­tü­rü ve ka­mu­sal alan­da­ki var­lı­ğı ya­dır­ga­nan, 10 mil­yon­lar­ca in­sa­nın öf­ke­si­ni tem­sil edi­yor. Ha­ni şeh­rin va­ro­şun­dan şeh­rin mer­ke­zi­ne doğ­ru el­le­ri­ni ha­va­ya kal­dı­ra­rak “u­lan İs­tan­bul gö­re­cek­sin sen mi ya da ben mi­” di­yen kli­şe ka­ri­ka­tür­ler var­dır ya! O ka­ri­ka­tü­rü bir kli­şe ya­pan, o duy­gu­yu pay­la­şan 10 mil­yon­lar­ca in­sa­nın var­lı­ğı­dır. O öf­ke, Er­do­ğa­n’­ı ve par­ti­si­ni ik­ti­dar­da tu­tu­yor. Şim­di o öf­ke 12 yıl­lık ik­ti­dar sü­re­ci­nin ar­ka­sın­dan gü­ya fet­he­dil­me­miş son ka­le­ye doğ­ru ka­rar­lı­lık­la yü­rü­yor. Bü­yük ola­sı­lık­la he­de­fi­ne va­ra­cak. Ya­ni ar­tık öf­key­le ba­ğır­dı­ğı yer­de ken­di­si yer­le­şe­cek. Ben­ce cum­hu­ri­yet böy­le­ce ken­di er­de­mi­ni ka­nıt­la­mış olu­yor.
 
BARIŞIN ÖNÜ AÇILABİLİR

Ek­me­led­din İh­sa­noğ­lu ka­za­nır­sa­…


İh­sa­noğ­lu­’nun sim­ge­sel kar­şı­lı­ğı­na ba­kıl­dı­ğın­da, İh­sa­noğ­lu, hem ai­le kök­le­ri hem de­ğer­le­ri iti­ba­riy­le “çöl­de kum­da oy­na­ma­ya gön­de­ril­miş “ Meh­met Aki­f’­in va­ri­si ola­rak gö­rül­me­li. Ye­ni Tür­ki­ye­’nin ku­rul­ma­sı­na can ver­miş, kan ver­miş, İs­tik­lal Mar­şı­’nın ru­huy­la Ye­ni Tür­ki­ye­’nin te­mel­le­ri­ni at­mış bir ku­şak, mo­der­nist ulus dev­let da­yat­ma­la­rıy­la kar­şı kar­şı­ya kal­dı­ğın­da ya de­ğer­le­ri­ni ter­ke­de­cek ya dev­le­ti ile sa­va­şa­cak­tı. Ne de­ğer­le­ri­ni ter­ket­ti ne de dev­le­ti ile sa­vaş­tı. Çö­le hic­ret et­ti.

Tek par­ti ve­sa­yet­çi­li­ği­nin nob­ran­lı­ğı kar­şı­sın­da çe­le­bi­ce sab­ret­ti. Şim­di bir in­ti­ka­mın mo­ti­vas­yo­nu ile de­ğil ma­kul, mu­te­dil ve mü­te­dey­yin bir çö­zü­me ra­zı olan tek par­ti va­ris­le­ri­nin rı­za­sıy­la, top­lum­sal mer­ke­zi ye­ni ve ye­ni­den bir­lik an­la­yı­şı için­de top­la­ma­ya ça­lı­şan­la­rın sem­bo­lü. Eğer İh­sa­noğ­lu se­çi­lir­se öf­ke, ça­tış­ma ve he­ze­yan­dan uzak bir top­lum­sal ba­rı­şın önü açı­la­bi­lir. Bu da cum­hu­ri­ye­tin er­de­mi­ni or­ta­ya ko­ya­cak ve cum­hu­ri­ye­tin bir ka­za­nı­mı ola­cak­tır.

DE­MİR­TAŞ TAÇ­LAN­DI­RIR

Se­la­hat­tin De­mir­ta­ş’­a şans ver­mi­yor mu­su­nuz?


Se­la­hat­tin De­mir­ta­ş’­ın tem­sil et­ti­ği çev­re­ler, yi­ne genç Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti ku­ru­lur­ken ah­de­di­len bir­li­ğin, tek par­ti ve­sa­yet­çi­li­ği ve se­ri dar­be re­jim­le­ri ta­ra­fın­dan bo­zul­du­ğu­na, öte­len­dik­le­ri­ne ve bu bir­li­ğin zen­ci­le­ri du­ru­mu­na dü­şü­rül­dük­le­ri­ne ina­nı­yor­lar. Bü­tü­nüy­le Tür­ki­ye bu ka­dar bü­yük bir adı­mı at­ma­ya ha­zır gö­rün­me­se de De­mir­ta­ş’­ın se­çil­me­si bir si­ya­hi­nin AB­D’­ye baş­kan se­çil­me­sin­den çok da­ha an­lam­lı ve iş­lev­sel ola­cak­tır. Keş­ke Tür­ki­ye De­mir­ta­ş’­ı cum­hur­baş­ka­nı se­çe­bi­le­cek bir ol­gun­luk ve öz­gü­ve­ne şim­di­den sa­hip ola­bil­sey­di. Bu cum­hu­ri­ye­tin en ger­çek, en ni­te­lik­li ka­za­nı­mı olur­du ve cum­hu­ri­ye­tin er­dem­le­ri­ni taç­lan­dır­mış olur­du.

Baykal'ı kimin hatırı ikna etti

AK Par­ti­’de kal­say­dı­nız bel­ki bu­gün en güç­lü baş­ba­kan ada­yı ola­cak­tı­nız.

Dik­kat eder­si­niz bi­rey­sel bir da­va­nın pe­şin­de de­ği­lim. Bi­rey­sel ka­ri­ye­rim­le il­gi­li ka­ra­rı­mı 2007 yı­lın­da ver­dim, ola­sı bü­tün so­nuç­la­rı­nı bi­le­rek ve is­te­ye­rek. Hiç şi­kâ­yet­çi de­ği­lim. Kim­se­den da­va­cı de­ği­lim. AK Par­ti­’de ka­la­maz­dım. O gün is­ti­fa et­me ka­ra­rı­mı ba­na al­dı­ran o olay ya­şan­ma­say­dı 3 ay son­ra baş­ka bir şey ya­şa­na­cak­tı.

Bi­zim o kad­ro ile si­ya­se­te, ül­ke­ye ve ik­ti­dar ol­gu­su­nun ken­di­si­ne ba­kı­şı­mız uz­laş­maz bir bi­çim­de ay­rı. İm­kân­sız olan­dan farz-ı mu­hal üre­ti­le­mez. Ben ve ar­ka­daş­la­rım Ana­sol-M Hü­kü­me­ti­’nin ge­tir­di­ği  158, 159 ve  312. Mad­de ta­sa­rı­sı­na di­ren­me­sey­dik da­ha o yı­lar­da ken­di­si­nin, Gü­l’­ün ve pek çok RP’­li­nin si­ya­set yo­lu hiç açıl­ma­ya­cak­tı. Ha­tır­la­ma­sı ge­re­ken bir şey da­ha var, o da ken­di­si­ne mil­let­ve­kil­li­ği ve do­la­yı­sıy­la baş­ba­kan­lık yo­lu­nun na­sıl açıl­dı­ğı. Bu yo­lu açan ana­ya­sa de­ği­şik­li­ği ve ya­sa­la­rın çık­ma­sı­na Bay­ka­l’­ı han­gi me­ka­niz­ma­nın ra­zı et­ti­ği­ni, kim­le­rin ha­tı­rı­nın Bay­ka­l’­ı ik­na et­me­ye yet­ti­ği­ni ha­tır­la­ma­sı ha­yır­lı olur. Bel­ki böy­le­ce da­ha ha­lim se­lim, da­ha arif ve kav­ga­ya de­ğil de ba­rış­çı bir çö­azü­me ya­kın­la­şıla­bi­lir.

MUMCU’DAN SİYASİ TARİHE NOTLAR

İkinci tur oylamaya katılmama gerekçelerini anlatan Erkan Mumcu, “Böylece rejim dönüşümünü mümkün kıldık” dedi

Cum­hur­baş­ka­nı­nın halk ta­ra­fın­dan se­çil­me­si­ni 2007’de siz gün­de­me ge­tir­miş­ti­niz.

Cum­hur­baş­ka­nı­nı hal­kın seç­me­si­ni sağ­la­yan Ana­ya­sa de­ği­şik­li­ği Ana­va­tan Par­ti­si­’nin, be­nim di­ra­yet­li ve be­del öde­me­yi gö­ze alan, so­nun­da bu be­de­li de öde­yen du­ru­şu­mu­zun bir ne­ti­ce­si­dir. Bu ger­çek 10 mil­yon­lar­ca in­sa­nın gö­zü önün­de ger­çek­leş­miş ol­ma­sı­na rağ­men ade­ta ka­rar­tı­lan, üs­tü ör­tü­len bir ger­çek­tir.

Ne­den bu­nun için be­del öde­me­yi gö­ze al­dı­nız?

12 Ey­lül ve­sa­yet re­ji­mi kur­du. Ve­sa­yet sis­te­ma­ti­ği­nin bü­tün si­gor­ta­la­rı­nı da gö­tü­rüp Çan­ka­ya­’ya bağ­la­dı. Em­ret­tik­le­ri dü­ze­nin mü­es­ses kal­ma­sı­nı te­min ede­cek bir ve­sa­yet re­ji­mi­dir bu. Hat­ta eğer Özal öl­dü­rül­müş ise tam da ve­sa­yet re­ji­mi­nin bu ka­rak­te­ri ne­de­niy­le öl­dü­rül­müş­tür. Bunu de­ğiş­tir­me­nin cum­hur­baş­kan­lı­ğı olacak ki­şi­nin kim ola­ca­ğı­nı hal­kın ira­de­si­ne bı­rak­mak­tan baş­ka yo­lu yok­tu. Çün­kü, si­ya­set­çi­ler ve si­ya­si par­ti­ler tür­lü oli­gar­şik bas­kı­la­ra ve­ya ol­du bit­ti­le­re ma­ruz ka­la­bi­li­yor ya da ki­şi­sel po­li­tik he­sap­la­rı bu kur­guy­la uz­la­şı için­de ha­re­ket et­me­le­ri­ni te­min ede­bi­li­yor.

AROGAN BİR ÜSLUP

367 kri­zi ol­ma­say­dı bel­ki cum­hur­baş­ka­nı­nı halk se­çi­yor ol­ma­ya­cak­tı.

Cum­hur­baş­ka­nı­nı hal­kın seç­me­si ve kı­lık kı­ya­fet öz­gür­lü­ğü­nün ana­ya­sal gü­ven­ce­ye bağ­lan­ma­sı­nı içe­ren ana­ya­sa tek­li­fi­mi Tem­muz 2005’de ka­mu­oyu­na açık­la­mış, Baş­ba­ka­n’­a da bir mek­tup­la ilet­miş­tim. Olum­lu bir ya­nıt al­ma­dı­ğım gi­bi aro­gan di­ye­bi­le­ce­ğim bir üs­lup­la kar­şı­laş­tım. Bu çağ­rı­la­rım, 367 tar­tış­ma­la­rı baş­la­yın­ca­ya ka­dar hiç dik­ka­te alın­ma­dı.

Si­zin ikin­ci tur oy­la­ma­ya ka­tıl­ma­ma­nız­da 27 Ni­san bil­di­ri­si­nin bir et­ki­si ol­du mu?

Bu yar­gı ba­na ve ar­ka­daş­la­rı­ma ya­pı­lan çok bü­yük hak­sız­lık­tır ve if­ti­ra­dır.  Ben, “Bu kad­ro­ya bey­tül­mâl ema­net edi­le­mez ve ben bu ve­ba­li üst­len­me­ye­ce­ği­m” şek­lin­de özet­le­ne­cek açık­la­ma­mı yap­tı­ğım­da or­ta­da muh­tı­ra fa­lan yok­tu. Bu açık­la­ma­dan bir gün son­ra muh­tı­ra gel­di. Hü­kü­met­ten ön­ce muh­tı­ra­ya kar­şı re­ak­si­yo­nu­mu­zu or­ta­ya koy­duk. Biz ikin­ci tur oy­la­ma­ya ka­tı­la­rak muh­tı­ra­ya kar­şı re­ak­si­yo­nu­mu­zu açık­ça or­ta­ya koy­ma ka­ra­rı al­mış­ken, doğ­ru­dan doğ­ru­ya Er­do­ğa­n’­dan sa­bah, “A­NA­P’­ın tek­li­fi­ni ka­bul edi­yo­ruz, se­çi­mi hal­ka yap­tı­ra­ca­ğı­z” açık­la­ma­sı gel­di.

BAŞBAKAN AÇIKLADI

Grup baş­kan­ ve­kil­le­ri­miz an­laş­tı ve o gün sü­rat­le Mec­lis'e Ana­ya­sa de­ği­şik­li­ği tek­li­fi ola­rak su­nul­du. As­lın­da bu nok­ta, Er­do­ğa­n’­ın Ab­dul­lah Gü­l’­ün aday gös­te­ril­me­si ko­nu­sun­da bir em­ri­va­kiy­le kar­şı kar­şı­ya ol­du­ğu­nun çok açık bir
iti­ra­fı idi. Eğer ikin­ci tur oy­la­ma­ya ka­tıl­say­dık, bu bi­zi hal­kın gö­zün­de de­mok­ra­si kah­ra­ma­nı ya­pa­cak ama hal­kı­mız de­mok­ra­tik­leş­me yo­lun­da atı­la­cak en bü­yük adım­lar­dan bi­rin­den mah­rum ka­la­cak­tı. Ka­tıl­ma­dık ve bu re­jim dö­nü­şü­mü­nü müm­kün kıl­dık.

İtiraf için 7 yıl bekledi

Başbakanın karşılaştığını iddia ettiğiniz bu oligarşik emrivakilerle siz karşılaşmadınız mı?

Bu algı imal edildi. Hükümet, hükümetle ittifak eden bütün medya grupları ve muhalefet bu konudaki gerçeğin üstünü örtmekte el birliği ettiler. Buna inanmak ve inandırmak kendi ideolojik tasavvurlarına denk düşüyordu.

Herkesin buna inanması gerçekte kimlerin hangi emrivakilerle karşı karşıya kaldıklarını, kimlerin bu emrivakilerin aracı ya da aracısı olduklarını örtmeye yarıyordu. Orada Tayyip Erdoğan’ın kendi adaylığının engellendiği bir emrivaki ve baskı ile karşı karşıya kaldığı kuşkusuzdur. Ancak bu gerçeği itiraf etmek için 7 yıl bekledi.

SEÇİMİ HALK YAPSIN ISRARI

Er­do­ğa­n’­a Gül için em­ri­va­ki ya­pıl­dı­ğı­nı söy­lü­yor­su­nuz ama 367 te­zi Gül için iş­le­til­di.

Bu em­ri­va­ki­nin bir ka­na­dı da Er­do­ğa­n’­ın de­ğil Gü­l’­ün cum­hur­baş­ka­nı ol­ma­sı­nı is­te­yen çev­re­ler­dir. An­cak bu­nu da iti­raf et­me­si o gün müm­kün de­ğil­di. Ben iki yıl ön­ce açık­la­dı­ğım ira­de­min ar­ka­sın­da dur­dum. Ni­te­kim so­nuç al­dık. As­ker­ler, Vec­di Gö­nül yö­nün­de bir bas­kı ya­pı­yor­lar, ce­ma­at ve ba­zı ulus­la­ra­ra­sı çev­re­ler Gü­l’­ün aday­lı­ğı­nı müm­kün kı­la­cak et­ki­li gi­ri­şim­ler­de bu­lu­nu­yor­lar­dı.
Ger­çek­te 367 ipi­ne, sa­de­ce CHP ve ve­sa­yet­çi ja­ko­ben­ler de­ğil ar­tık ay­nı za­man­da ken­di aday­lı­ğı em­ri­va­ki­ler­le en­gel­le­nen Er­do­ğan da sa­rıl­mak du­ru­mun­da kal­dı. Ben­se kim se­çi­lir­se se­çil­sin ama se­çi­mi halk yap­sın ıs­ra­rın­da idim. O gün­den bu­gü­ne olan bi­ten her şey bu söz­le­ri­min apa­çık ka­nı­tı­dır. 17 Ara­lık sü­re­ci­ne bir de bu göz­le bak­ma­yı her­ke­se tav­si­ye ede­rim. Er­do­ğa­n’­ın bu­gün di­ren­me gü­cü var çün­kü se­çi­mi hal­kın yap­ma­sı gi­bi bir ana­ya­sal im­kân var. Eğer bu im­kân bu­lun­ma­say­dı Er­do­ğan 2007’de bo­yun eğ­di­ği em­ri­va­ki­le­re bu­gün de bo­yun eğ­mek zo­run­da ka­la­bi­lir­di.

BUGÜN

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim