24 Mayıs 2017
  • BIST 98.314
  • Altın 143,977
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Isparta 16 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 20 °C

Gerekçeli karar her şeyi anlatıyor!..

Gerekçeli karar her şeyi anlatıyor!..
Enver Taha Aydın Belediye davasında gerekçeli kararı yazdı...

MHP İl Başkanı, Belediye Başkan Yardımcısı, Belediye daire müdürleri, Isparta’nın tanınmış işadamları gibi, karakola çağırsanız gelecek insanların sabah 5’te çoluğunun çocuğunun gözü önünde, ‘terörist yakalar’ gibi (gerçi teröristlere nasıl şefkat gösterildiğini haberlerde izliyoruz) göz altına alındığı, cezaevlerine atıldığı şu meşhur Isparta Belediyesi davasının gerekçeli kararı açıklandı.
​Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın gerekçeli kararında, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Sayın Suat Yürekli’nin cümleleri, tarihe geçecek nitelikte. Dün bazı basın organlarına o cümleler yayınlandı. Sayın Başkan Yürekli, kendi soyadına yakışır, adaletli ve hakkaniyetli ‘Adalet adamı’ sıfatıyla aslında tüm gerçeği gözler önüne sermiş.
** BU KUMPASIN BELGESİDİR!
​Sayın Başkan Yürekli, Isparta İl Emniyet Müdürlüğü’nün yürüttüğü soruşturmanın dosyasını, ilk olarak gitmesi gereken Isparta Cumhuriyet Başsavcılığına bilgi bile vermeden doğrudan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına götürdüğünü belirterek, Anayasanın 37. maddesinde yer alan "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz" hükmüne dikkat çekiyor.
Sayın Yürekli, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı ve Mahkemelerinin devre dışı bırakılarak, tabii hakimlik ilkesine aykırı şekilde doğrudan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca toplanan delillerin de; Anayasa'nın 38. Maddesinin 5. fıkrasında yer alan "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez" hükmü kapsamında kaldığını, bu nedenle hükme esas alınamayacağını da o gerekçesinde dile getiriyor.
Kamuoyunca da bilindiği gibi İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma tarihinde ‘Özel Yetkili Mahkemeler’ arasında idi. İzmir’in görev alanı ise; silahlı örgütler. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Sayın Suat Yürekli’nin, özellikle üstüne basa basa söylediği, “Isparta Emniyet Müdürlüğü, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığını by-pass ederek dosyayı İzmir’e göndermiş, orası da bazı sanıklar hakkında dinleme ve izleme kararı vermiş, ‘yetkisiz mahkeme nasıl böyle bir karar verir? Verse de bu izinle elde edilmiş deliller delil sayılamaz” cümlesinin halk diliyle tercümesi şudur; siz Isparta’da takip ettiğiniz kişilerin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yetkisi alanına girip girmediğini, daha ortada hiçbir delil bile yokken nereden biliyordunuz? İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı da, nasıl oluyor da kendisinin yetki alanına girip girmediğini bile bilmediği bir konu hakkında izleme ve dinleme kararı verebiliyor?
Tüm bu soruların aslında cevabı yine gerekçeli kararda, bu kumpası kuranların suratına tokat gibi iniyor; “…hatta örgüt lideri, yönetici ve kurucusu olarak hakkında soyut iddia bulunan Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın hakkında alınmış iletişimin tespiti kararının dahi bulunmadığı, dolayısıyla birbirlerini tanımayan, birbirlerinden talimat, emir almayan, aynı yönlü hareketleri bulunmayan sanıklar arasında GEVŞEK DAHİ olsa bir hiyerarşik bağdan bahsetmenin mümkün bulunmadığı…” 82 kişinin mahkemelerde sürünmesine, siyasi ve ticari hayatlarının zarar görmesine, ailelerinin psikolojisinin ve maddi durumlarının bozulmasına sebep olan ‘örgüt kurdukları’ yalanının nasıl çürüdüğünü bu cümle yeterince açıklamıyor mu?
Bu cümle; 2,5 yıl boyunca sanıkları yargılayan, Adalet Komisyonu ve Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Sayın Suat Yürekli’ye ait. Sırf siyaseten zarar vermek için, kendisi, eşi, kızı ve en yakın çalışma arkadaşlarına iftira atılan Belediye Başkanı Sayın Yusuf Ziya Günaydın’a aklama 30 Mart’ta halk tarafından yapıldı.
82 arkadaşı yargılanan, 22 arkadaşı cezaevlerine atılan, eşi ve kızı dahi suçlanan Belediye Başkanı Sayın Yusuf Ziya Günaydın’ın; ilk mahkemede, mahkeme heyetine anlattığı ve üstüne basa basa söylediği, “Biz olmayan şeylerle yargılanıyoruz. Ben olmayan, işlenmeyen bir suçun nesini savunacağım. Yok! Yok! Yok!” cümleleri hala kulaklarımda çınlıyor. Bugün ortaya çıkan gerekçeli karardan da anlaşılacağı üzere, Belediye Başkanı Sayın Günaydın 2,5 sene önceki ilk mahkemede doğruları söylemiş.
Evet, zaman her şeyin ilacı, doğrular elbet ortaya çıkıyor. Fakat; zarar gören insanlık onuru, gururu ne olacak?
Değer miydi?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim