25 Mayıs 2017
  • BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Isparta 9 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 14 °C

ISPARTA- ANTALYA DEMİRYOLU İNŞAATI BİLE BAŞLAMIŞTI

ISPARTA- ANTALYA DEMİRYOLU İNŞAATI BİLE BAŞLAMIŞTI
Almanya Hükümeti Isparta- Antalya arasında Demiryolu Hattı döşeyecekti. Başlangıç için de Isparta’ya 600 Bin Mark göndermişti. Çalışmalar Atabey Hattı’nda başlamıştı. Ancak, (‘- Antika arıyor’) iddiası projeyi yok etti; ödenek geri gönderildi.

968- 1977 Dönemi Belediye Başkanı Fuat Uyar, Almanya Hükümeti’nin başlangıç aşaması için 600 Bin Mark ödenek gönderdiği; inşasına dâhi başlanan Isparta- Antalya Demiryolu Hattı Projesi’nin nasıl yok edildiğini anlattı:

 

İŞTE ONAYLANAN PROJE

            “Dereboğazı Yolu Gerçekleştirme Derneği’nin 1951’de çizdiği projeyi ilk önce Ulaştırma Bakanlığı’na gösterdim. (‘- Uygun’) yanıtı aldık. Ondan sonra Almanya’ya götürdük. Başlangıç aşamasında Isparta Belediyesi’nin kullanımına 600 Bin Mark tahsis edildi. Sondaj çalışmalarına da Atabey sınırları içerisinden başladık.

 

İŞTE GEMİLERİN YAKILDIĞI AN

            (‘- Antika arıyor’) dediler. Şikâyet ettiler. Ben Belediye Başkanı’yım. Cumhuriyet Savcısı, ifademe başvurmak üzere beni Adliye’ye davet etti. Kırıldım. Yıkıldım. Cumhuriyet Savcısı’na işin aslını; tüm süreçleri anlattım. Ama o an projeden vazgeçtik. Almanya Hükümeti’ne de ödeneği iade ettik.

 

DEMİRYOLU PROJESİ

İŞTE BÖYLE BİTTİ

            “1968- 1977 Dönemi’nde Isparta- Antalya arasında Demiryolu Projesi için ben bazı çalışmalar yaptım.

            Benim Almanya’da dostlarım, arkadaşlarım vardı.

            Dediler ki; (‘- Münih’te Metro yapılıyor. Metro inşası sürecinde çıkan toprakları Almanya, ülke dışına gönderiyor. Bu toprakları sizin oraya göndersek; olabilir mi?’)

            Ben düşündüm.

            Atabey’den Isparta’ya devamlı inşaat için malzeme geliyor. Orada büyük miktarda boşluklar da oluyor. O boşluklara biz toprakları koyabilir miyiz?

ALMANYA 5 MİLYON MARK

DEĞERİNDE PROJE YAPACAKTI

            Bunu Almanya ile paylaştık.

            (‘- Yok, öyle olmaz’) dediler.

            Bir sistem yapılmasını önerdiler.

            O sistem için de 5 Milyon Mark gerekiyordu. Almanya, bu kaynağı temin edecekti.

            Yalnız teknik açıdan bir sondaj yapılması gerekiyordu. Sert bir zemin aranıyordu ki, ne şekilde hareket edebileceğimizi realize edelim.

            Sondaj için Atabey Belediye Başkanı ile görüştüm; (‘- Olur Ağabey’) dedi.

            Onun üzerine ben de Almanya’ya (‘- tamam’) dedim.

            İlk planda Almanya Hükümeti, Isparta Belediye Başkanlığı hesabına 600 Bin Mark gönderdi.

            Ben de bir sondajcı ile anlaştım. Sondaj yapmaya başladık. Fakat orada Cumhuriyet Savcılığı’na şikâyette bulunmuşlar. İşte, (‘- bunlar sondaj yapmıyor. Bu sondajlarla Antika arıyorlar. Antikaları alıp kaçıracaklar. Memleket büyük zarara uğrayacak’) diye şikâyet etmişler.

            Cumhuriyet Savcısı beni çağırdı. İfademe başvurdu. Ben de ifademde anlattım hadiseyi.

            Ben Almanya Hükümeti’ne bir şart sürmüştüm. Toprağı getirip buraya koyacağız, ama şartım var:

            (‘- Gemi ile toprağı Almanya’dan Antalya Limanı’na getireceksiniz. Oradan da Isparta’ya demiryolu döşemeniz lazım. Ancak o şekilde gelir.’)

            (‘- Tamam’) dediler, kabul ettiler.

            Burada bizim Dereboğazı Yolu ekibi vardı.

            Hem kara hem de demiryolu için proje yapmıştı.

            Dereboğazı Yolu Gerçekleştirme Derneği’nin yaptığı Demiryolu Projesi’ni Almanya Hükümeti’ne gönderdim.

            Projeyi incelediler, (‘- Tamam, biz bunu yaparız. Büyük bir mesele değil.’)

            (‘- Peki’) dedik.

            Yalnız Atabey’deki az önce anlattığım hadiseden dolayı ben o işi o anda kestim.

ISPARTA’NIN GELECEĞİNİ

TASARLAYANLAR

O PROJEYE EL ATMALIDIR

            Gelelim bugüne

            Büyük bir hata var.

            Dereboğazı Yolu Gerçekleştirme Derneği’nde Isparta- Antalya Demiryolu Projesi olması lazım.

            O proje alınmalı

            O proje ile bir çalışma yapılmalı

            Burdur’dan geçecek demiryolundan daha uygun bizim coğrafya…

            Yalnız 2 tane tünel açılması lazım

            Karayolunda da 2 tane tünel var. O tüneli biliyorsunuz bizim Ispartalılar açtılar.

            Almanya’nın (‘- zor değil, Isparta- Antalya arasında demiryolu ağı kurulur’) dediği projeyi ben Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma Bakanlığı’na da elden götürmüştüm. Mühendisler incelemişti. (‘- Tamam, olur’) demişlerdi.

            Bana göre o eski projeyi bulmalıyız

            Realize etmeliyiz.

            Bana göre Isparta’daki müteşebbislerin yapması gereken iş budur.”

TERMAL ENERJİ VAR: Fuat Uyar: Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nda (TPAO) 2 yıl Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptım. Gölcük’te Termal Kaynak olduğuna inanıyorum. Bir Belediye Başkanı çalışma da yapmıştı biliyorsunuz. Ama sonuca ulaştıramadı.

ISPARTA’DA PETROL VAR

1993- 1995 yılları arasında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Yönetim Kurulu Üyesi olarak da görev yapan Makine Mühendisi Fuat Uyar, Yakın Tarihi aydınlatmaya şöyle devam etti:

            “(‘- Bizim bu bölgede petrol nerede olabilir?’) şeklinde bir de çalışma yaptırdım.

            Aslında çok iyi bir çalışmaya ihtiyaç var. Bizim burada petrol olabilir

            Benden sonraki bir Belediye Başkanı’nın yapmak istediği bir Termal çalışma vardı.

TERMAL KAYNAK ARARKEN

BANA HİÇ SORMADILAR

            Gölcük tarafında…

            Buraya çağırdığı kişiler bilmediği için yol alınamadı.

            Bu çalışmayı başlatan Belediye Başkanı eğer bana sormuş olsaydı, yol alırdı.

            Zira ben TPAO’da Yönetim Kurulu Üyeliği yaptım. Ve tüm bilgilere vakıfım

            Ama sormuyorlar…

            Herkes çok iyi bildiği(!) için gerek görmüyor…

            O işte yarım kaldı.       

İŞTE HALI SARAYI HİKÂYESİ

Kunduracılar ve Tuhafiyeciler Sitesi, Kültür Sineması, Otogar, Belediye, Halı Sarayı, Huzurevi, Soğuk Hava Deposu, İtfaiye Teşkilatı, Temizlik ve Ulaşım Filosu, Asfalt Şantiyesi, Gecekondu Önleme Bölgeleri kuran; Isparta’nın İmarı’nın yüzde 85’lik dilimini tamamlayan Fuat Uyar, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Adnan Menderes ve Demirel Bulvarı’nı açtı. Uyar, o yılları şöyle anlatıyor:

 

            “1973 yılında Yerel Yönetim Seçimi yapıldı. Adalet Partisi (AP) beni Tek Aday olarak gösterdi.

            O yıllarda;

            - Kültür Sarayı

            - Sanayi Sitesi

            - Yüzme Havuzu

            - Tuhafiyeciler Sitesi

            - Modern Evler

            - Belediye Binası

            - Halı Sarayı inşa edildi.

            O zamanlar kafamda yapılması gereken daha bir yığın proje vardı. Bunlardan biri de Huzurevi idi.

            Parkın ortasında bir bina vardı. O bina Tümen’e aitti. Tümen ile pazarlık yaptık. Tümen’in şu an Subay Orduevi olarak kullandığı yeri ben Belediye olarak kamulaştırdım. Kamulaştırdıktan sonra Tümen’e vermeyi teklif ettim. Karşılığında da Tümen’e ait Park içerisinde kalan binayı istedim.

            (‘- O zamanki Kara Kuvvetleri Komutanlığı İnşaat Daire Başkanı’nı Yedek Subay olarak Vatani görevimi yaptığım dönemlerden tanıyordum. Kendisi benim Batı Bölgesi İnşaat Daire Başkanım idi.

            Rica ettim. Dedim ki, (‘- Isparta’ya yakışır bir Tümen var. Eğitim için gelenler var. Isparta’ya aileleri geliyor. Ancak yeterli Otel yok Isparta’da. Siz burada bir Orduevi yapın. Doğru düzgün bir eser kazansın Isparta. Hem de Subaylar rahat etsin. Kendilerine uygun bir şekilde yaşantılarını sürdürsünler.’)

            Şartlar uygun oldu. Takas yapıldı.

            Tümen’e ait yapıyı Huzurevi şekline çevirmiş olduk.

            Ancak o bina hem şehrin ortasında kalmıştı hem de kifayetsizdi.

Onun üzerine ben Belediye’nin plan ve projesini yaptım. Orada eskilerde Gül Yağı Fabrikası vardı. O Gül Yağı Fabrikası da Gümrük- Tekel Bakanlığı’na aitti. Sahası da ona aitti.

Onunla da arsa takası yapılması gerekiyordu. Şimdiki GÜLBİRLİK Genel Müdürlüğü’nün bulunduğu Yerleşke Belediye’nin idi.

            Gümrük- Tekel Bakanlığı bize Belediye’nin şu anki bulunduğu arsayı verdi. Ben de şu an GÜLBİRLİK Genel Müdürlüğü’nün bulunduğu arsayı Gümrük- Tekel Bakanlığı’na verdim.

HALI SARAYI FİKRİ DANİMARKA

GEZİSİ ANINDA ORTAYA ÇIKTI

            Belediye olarak bir tarih Danimarka Gezisi düzenlemiştik.

            Orada bir yer gördüm. Çok katlı bir yapı bu… Pazar kuruluyor. Alışveriş yapılıyor. Alanın fiziki açıdan çok imkânı var. Güzel, işlevsel bir eser.

            Isparta’ya döndükten sonra bu projeyi Isparta’da da hayata geçirebileceğimizi düşündüm.

            Halı Sarayı fikri bu şekilde filizlenmiş oldu.

            Bu süreç içerisinde zaten anılan takaslar tamamlanmıştı. O dönemler İller Bankası’nın bir inşaat şirketi vardı. Onu Isparta’ya davet ettik. Ankara’dan şirket geldi. Projeyi işte o şirket üstlendi. O iş için de İller Bankası Yönetim Kurulu’nda bir Ispartalı vardı: Naci Ünver

            O, bütçeye 1 Lira koydu. Sembolik bir rakam

            Ama o sembolik de olsa ödenek konulmasaydı, projeyi yapamıyorduk.

            İşin özü o Halı Sarayı ve Belediye Projesi’ne 1 Lira ile başladık.

            İnşaata başladık. Demir geldi.

            Şöyle bir de detay var: Halı Sarayı, Belediye ve Huzurevi inşaatı aynı anda yürüyor. Huzurevi inşaatını reailize ediyoruz. Halı Sarayı inşaatından biraz demir aldık, Huzurevi’ne götürdük.

            Bu da bizim için suç oldu. Onun için de Yargı karşısına çıkarıldık.

            Sonuçta her proje Belediye’nin… Ve demirini de süreç içerisinde koyduk.

            Hâkim bu konuda bir suç unsuru görmediği için beraat kararı verdi.”

 

Kişi hayatta iken isminin

bir yere verilmesi yanlış…

O acıyı yaşadım

 

Belediye Başkanlığı Dönemi bittikten sonra Sema Halı Projesi’ne yoğunlaştım. Benden sonraki Belediye Başkanı, ‘hizmetlerimize karşı’ jest yapmış; ismimizi caddeye vermiş. Niyet güzel, ama doğru değil. Bir kişi hayatta iken isim verilmemeli. Hayatta her şey olur. Ki oldu da.

 

            “İsmimin caddeye verilmesinden haberim, bilgim ve onayım yok

            Bilgim olmadan ismim caddeye verilmiş

            İsmimin caddeye verilmesinden haberim olsaydı müdahale ederdim

            Bir insan öteki dünyaya göçmeden isminin bir yere verilmesi doğru değil

            Her şey olabilir ve oldu da

O olayı yapan kişinin ana fikri nedir?

            (‘- Ben Isparta’dan Fuat Uyar’ın ismini sileceğim.’)

            (‘- Sil dedik..’) (‘- Biz hayır için yaptık. Memleketin gelişmesi için yaptık. İsmim olmuş, olmamış; mühim değil. Tarihe şöyle bir bakın. Kanuni Sultan Süleyman’a bak…

            Hayat geçici. Belirli bir süre kalıyor, ondan sonra yok oluyor, gidiyor. Yok olacak bir konuda ısrar etmenin bir manası yok.’)

            Ama ben hayatta iken verilen ismimin yine ben hayattayken silinmesi o bana ağır geldi. Onun için mektup yazmıştım. Mahalli gazetelerde yayımlandı. Onu bulup okuyun. Bilinen hikâye anlattım. Baba- Oğul (Vali Hikâyesi)

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • MÜSİAD’dan Almanya atağı23 Mayıs 2017 Salı 14:05
  • Iyaşpark’tan Sezon Defilesi!22 Mayıs 2017 Pazartesi 14:47
  • Örnek bir belediyecilik anlayışı var22 Mayıs 2017 Pazartesi 14:15
  • Süt tüketimini artırmak çok önemli22 Mayıs 2017 Pazartesi 13:40
  • Çocuklarımız ve gençlerimiz Ata’sına sahip çıkacak22 Mayıs 2017 Pazartesi 12:39
  • Şehir Hastanesi’ni sağlık camiasına anlattı22 Mayıs 2017 Pazartesi 11:38
  • Isparta gülünü dünyaya tanıtacağız22 Mayıs 2017 Pazartesi 09:36
  • Isparta’nın yüzü ‘Gül’üyor22 Mayıs 2017 Pazartesi 08:35
  • Motosiklet kazasında acı ölüm21 Mayıs 2017 Pazar 12:25
  • Arabadan İn, Bisiklete Bin21 Mayıs 2017 Pazar 12:23
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim