23 Mart 2017
  • BIST 89.940
  • Altın 145,207
  • Dolar 3,6228
  • Euro 3,9026
  • Isparta 15 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 18 °C

Isparta'da sığınmacılar kente uyum sağladı

Isparta'da sığınmacılar kente uyum sağladı
SDÜ Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Suat Kolukırık uluslararası göç ve sığınmacılar konusunu ele aldığı "Uluslararası Göç ve Türkiye: Yerel Uygulamalar ve Görünümler" başlıklı makalesinde göç olgusunu ele aldı.

Almanya'da yayınlanan Zeitschrift für die Weltder Türken dergisindeki makalesinde yabancıların Türkiye'ye yönelen göçleri sınır komşusu olan ülkelerden veya Asya ve Afrika'nın uzak ülkelerinden gelenlerden oluştuğunu belirten Kolukırık, Isparta kenti örneklemi üzerinden Türkiye'nin uluslararası göç hareketlerindeki yeri ve sığınmacı haklarının yerel uygulamaları ve görünümlerini irdelediklerini aktardı. Sığınmacılar konusunun ileride daha büyük sıkıntıları da gündeme getirebileceğine dikkat çeken Kolukırık makalesinde, "Son bir kaç yıldır ülkemiz insanlık tarihinin en ağır göç hareketleriyle karşı karşıya. Evsiz, yurtsuz kalan ve savaş tehdidi altındaki 2 milyona yakın Suriye vatandaşı ülkemizde yaşar hale geldi. Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 1.5'ini Suriyeliler oluşturmuş durumda. Temel diğer bir sorun göç hareketliliğinin devam edecek olması ve Suriye'de istikrarın kısa sürede kurulamayacağı gerçeği. Benzer biçimde Irak'ta iç savaş derinleşirse Türkiye'nin daha ağır bir göç baskısı altında kalacağı muhakkak." ifadelerine yer verdi.

Makalesinde 2009 yılı itibariyle sığınmacı uydu kentlerinden birisi olarak belirlenen Isparta'nın, bu özelliğini devam ettirdiğini, son aylarda Suriyeli sığınmacılar için de yerleşim birimi haline geldiğine dikkat çeken Kolukırık, sığınmacıların Isparta'daki koşulları ve birlikte dönüşüm imkanlarını ele aldıklarını kaydetti. Isparta'da ikamet eden Asya ve Afrika kökenli sığınmacıların ülkelerini terk etme nedenlerinin çoğunlukla din, cinsiyet ve demokratik koşulların yetersizliğinden olduğuna dikkat çeken Kolukırık makalesinde şunları kaydetti:

"Özellikle 'Ülkemde dini inancımı yaşayamıyorum', 'Cinsel özgürlüğüm kısıtlanıyor' iddiasıyla başvuran sayısının yüksek olduğu resmi makamlarca ifade edilmektedir. Kuşkusuz bazı sığınmacıların ortaya koyduğu gerekçeler tartışılabilirdir ancak bu iki iddianın Birleşmiş Milletler nezdinde sığınmacı ya da mülteci olarak kabul edilmede geçerli bir kanıt olduğu vurgulanmaktadır."

2014 itibariyle Isparta Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şubesi kayıtlarına göre Afrika ve Asya kökenli sığınmacı nüfusu bin bin 80 kişi olarak açıklayan Kolukırık, makalesinde şu tespitlere yer verdi:

"Somali, Sudan, İran, Afganistan, Irak, Eritre, Uganda, Senegal ve Fildişi gibi ülkeler göç üreten coğrafyalardır. Isparta Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfınca söz konusu sığınmacılardan 130'u iki ayrı pansiyonda konaklatılmakta ve pansiyona yerleştirme tercihinde öncelik; aileler, kadınlar, çocuklar ve genç kızlara verilmektedir. Pansiyon dışında kalanlara ise aylık 50 Türk Lirası ev kirası, yakacak, günlük yemek ve ikinci el ev eşyası yardımı vakıf tarafından yapılmaktadır. Sığınmacılara sağlık desteği ve giderleri ayrıca verilmektedir. Hastanelerdeki sağlık işlemlerinin tümü 9 ile başlayan yabancı kimlik numarası üzerinden yürütülmektedir ve ücretsizdir. Muayene sonrası ilaç temininde yüzde 20'lik bir katılım payı alınmaktadır. Uzun bir süredir Isparta'da ikamet eden sığınmacıların kentle uyumunun görece kolay olduğu görülmektedir. İlk dönem Halk Eğitim Merkezi tarafından yürütülen Türkçe kurslarına bugün ihtiyaç duyulmamakta ve büyük çoğunluğunun günlük iletişimi sağlayacak dil becerisini kazandığı anlaşılmaktadır. Çalışabilir yaşta olan erkek nüfus; sanayideki küçük işletmelerde, kaynakçılık, tornacılık, kaportacılık, oto tamirciliği, terzilik, çaycılık gibi işler yapmaktadır. Bir kısmı gündelik işler, inşaat işçiliği ya da bağ, bahçe işlerine gitmektedirler. Sığınmacılar arasında İngilizce, Farsça ve Arapça dersi verenler de bulunmaktadır. Çocuk ve kadın nüfusun istihdamı söz konusu değildir. Çalışmayan nüfusun ise ekonomik durumu yeterlidir. Bazı sığınmacıların uluslar arası sosyal ağlar ya da akrabaları tarafından bu süreçte ekonomik olarak desteklendikleri görülmektedir. Sığınmacılar açısından değerlendirildiğinde Isparta kentinin yabancılarla bir arada yaşama pratiğine sahipliği özellikle vurgulanmalıdır. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına her ay düzenli olarak gelen yaklaşık 190.000 TL'lik bütçenin belirgin bir kısmı sığınmacı giderleri için harcanmaktadır. Kentte, valilik bünyesinde zaman zaman bilgilendirme ve değerlendirme toplantıları yapılmakta ve sığınmacılar konusunda "tek merkezden yardım yapma" anlayışı benimsenmiş durumdadır. Ayrıca kentteki bazı sivil toplum örgütlerinin ve hayırseverlerin sığınmacılara yönelik belirgin desteklerinin olduğu bilinmektedir. Kentteki Suriyeli sığınmacılar ise Güneydoğu illerimizdeki sığınmacı kamplarından kendi istekleri ile ayrılanlardan oluşmaktadır. Kentteki Suriyeli nüfusun eğitim seviyesinin yüksekliği yapılan mülakatlardan anlaşılmaktadır. Diş hekimi, avukat, mühendis, bilgisayar mühendisi, kimyacı gibi iş ve mesleklere sahip olan nüfusun şehirle uyumunun hızla geliştiği bulgulanmıştır. Suriyeli sığınmacıların ortak hareket etme, kader birliği noktasındaki kabiliyetlerinin yüksekliği dikkat çekicidir."

Kente yaklaşık olarak 25 Suriyeli aile ve 100 kişilik bir nüfus bulunduğunu belirten Kolukırık makalesinde, "Kentin, Afrikalı sığınmacılara karşı sergilemiş olduğu pozitif destek Suriyeli sığınmacılar için de gösterilmektedir. Kuşkusuz bu durumun en önemli belirleyiciliği kentin kültürel kodları, toplumsal hafıza, aynı dini inanca olan mensubiyet, geçmiş kültürel miras, coğrafi sınırların genişliği ve yaşanmışlıklarla bağlantılıdır. Suriyeli sığınmacıların geri dönüş noktasında belirsizlik taşıdıkları ve ülkenin savaş ortamının devam edip etmeyeceğine bağlı kaldıkları görülmektedir. Şu an için temel sorun hayatta kalma ve günlük ihtiyaçlarını karşılayabilme durumudur. Sığınmacı kamplarının dışında yaşama tutunma çabası sergileyen bu grubun gelecekle ilgili karamsarlık yerine, yaşamı yeniden üretme isteklerinin daha baskın olduğu söylenebilir. Bu olgu, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca yapılan araştırmada da bulgulanmıştır. Kamp dışında yaşayan Suriyeli sığınmacıların yaklaşık dörtte üçü bir iş aramakta ve Türkçe öğrenmek istemektedir. Geri döndüklerinde nasıl bir manzara ile karşılaşacaklarını tahmin eden görüşülenler, 'orada da yabancı olabiliriz' söylemiyle düşüncelerini aktarmaktadırlar. Gerçekte ise iki kere yabancı olma durumu ve kaygısı bütün göç süreçlerinde yaşanabilecek bir durumdur" ifadelerine yer verdi.

Genel anlamda sığınmacıların Isparta'nın sosyo-kültürel hayatıyla uyumlu davranış sergilediklerini aktaran Kolukırık, kısa ve uzun vade ise iş gücü piyasası üzerinde rekabet edici bir pozisyonlarının oluşmuş durumda olmadığını, kent sakinlerinin sığınmacılarla ilgili olumsuz söylentilerinin de yok denecek kadar az ve kent güvenliğini tehdit edebilecek olaylar yaşanmadığını bildirdi.

haberler.com 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim