12 Aralık 2017
  • BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • Isparta 2 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 9 °C

Isparta’nın geleceği Turizm ve Tarım’da

Isparta’nın geleceği Turizm ve Tarım’da
Hayatının çeyrek yüzyılını bürokrasi, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarında geçiren Teknokrat İsmail Özdemir, Isparta’nın doğa- uygarlık- spor- gezi- sağlık açısından nadir değerlere sahip olduğunu savunuyor.

Bürokraside çeyrek yüzyıl hizmeti olan Ak Parti Milletvekili Aday Adayı İsmail Özdemir, rota çizdi: ‘Ankara’daki bürokrasi ile Isparta arasında sağlıklı, verimli köprü…’ Isparta’yı ‘Temalı Turizm’ ve ‘Tarım Cenneti’ olarak konumlandıran Özdemir, “Tek ihtiyaç nitelikli güç. Ankara’daki bürokrasi ile Isparta’yı buluşturmak. Bu misyonu hayata geçirecek bilgi, birikim, altyapı ve donanım var bende. Bunu da sözde değil özde kanıtladım. 25 yıl sivil toplum kuruluşu yönettim. Her proje Isparta’ya da değer üretti” dedi.

YÖNETİM’DE 3 ŞİFRE:

TEŞKİLÂT

İSTİŞARE

ORTAK AKIL

Parlamento’ya girdiği takdirde çalışma felsefesini; ‘Teşkilât’ ile ahenk, tüm Isparta’nın fikrini yansıtan ‘İstişare’ ve her karar ve icraatta ‘Ortak Akıl’ şeklinde özetleyen Özdemir, ‘Temalı Turizm’ ve stratejisi çok iyi çizilmiş ‘İyi Tarım Uygulamaları (EUROGAP)’ üzerinde çalışacağını da kaydetti. Özdemir, “Isparta’nın ışıltısı, rengi farklı… Ben Isparta’ya ‘12 ‘İNCİ’ye sahip kent’ diyorum. Her İlçe’nin bir hikâyesi var. Bunu destinasyon haline getirmek işten bile değil. Bunu başaracağız” diyor.

‘AKSU’NUN İSMİNİN

YENİDEN ‘ANAMAS’

OLMASI İÇİN TEKLİF

VERECEĞİM

(‘- Küçük ücretli bir Devlet Memuru’nun oğlu olarak Bucak’ta (‘Aksu’nun köyü idi’) ‘GARA ÇUL’ üzerinde doğmuşum’) diyen İsmail Özdemir, 2 önemli projesini anlattı: (‘- Aksu’nun ilçe olmadan önceki ismi Anamas. Anamas, bir medeniyet. Olağanüstü bir destinasyon. Parlamento’ya girersem Isparta’ya soracağım. Konsensus oluşursa Kanun Teklifi vereceğim. Anamas Maraş’tan Antalya’ya uzanan bir göç yolu. Destinasyon. Bir kültür hazinesidir.’) (‘- Söylemekte beis yok: Üniversite yıllarında çok fakirlik çektim. Elimden tutan olmasaydı, üniversiteyi bırakıyordum. 25 yıl hayalini kurduğum bir proje var: Ankara’da ISPARTA EVİ… (‘- Gençler, benim çektiklerimi yaşamasınlar’) diye ISPARTA EVİ’ni kuracağım.”

BÜROKRASİ İLE ISPARTA

ARASINDA KÖPRÜYÜM

AKDENİZ:

Isparta için çok farklı nosyonlarınız var. Isparta Kalkınma Derneği Başkanlığı göreviniz var. Yörük- Türkmen Federasyonu Genel Başkan Yardımcılığı yaptınız. Ankara’da ‘Isparta Tanıtım Günleri’ başlığı altında organizasyonlar gerçekleştirdiniz. İçişleri Bakanlığı’nda çeyrek yüzyıl boyunca Teknokrat olarak çalıştınız. Niçin siyaset?

İSMAİL ÖZDEMİR:

Çocukluğumdan bu yana sosyal bir insanım. Teşkilâtçıyım. Paylaşmakta, bilinmesinde bir beis yok; üniversitede çok fakirdim. Düşük ücretli bir memur çocuğuyum. Üniversitede okurken, babam Hak’a yürüdü. Biz 6 kardeş döküldük, kaldık. Üniversiteyi bırakıyordum. Elimizden tuttular, devam ettik. İşte o an karar verdim. Toplum için de çalışmaya. Hayatım boyunca da toplumsal fayda odaklı çalıştım. Çalışmaya da devam ediyorum.

1990’da İçişleri Bakanlığı’na girdim. Türkiye Cumhuriyeti’ne sadece Teknokrat olarak hizmet etmedim. Hep Sivil Toplum Kuruluşları’nda (STK) görev aldım. Devam da edeceğim. Benim bir derdim var. O misyon için çalışmaya devam edeceğim.

Isparta benim hep aşkım olmuştur. Bağım hiç kopmadı. İlkokul arkadaşlarımla hâlâ görüşürüm, buluşuruz. Isparta bir İNCİ… Işıltısı, rengi, kokusu farklıdır. 12 İlçesi de öyledir. Her biri İNCİ… Her biri değer. Ama sorunları var. Parlamento’da; Yasama Organı’nda işte bu sorunların çözüm tarafı olmak için siyasete girdim.

Ankara’da; bürokraside çok iyi pozisyonlarda en az 500 Ispartalı bürokrat var. Hepsini tanıyorum. Hepsi de arkadaşım. Ankara’da iş dünyasında çok güçlü düzeyde 100 Ispartalı sanayici var. Hepsini tanıyorum. Hepsi arkadaşım. Ankara’da bürokrasi ve iş dünyası ile Isparta arasında köprü kurmak için siyasete giriyorum.

Isparta’nın tek bir eksiği var: Nitelikli güç.

Bu gücü harekete geçirmek için mücadele edeceğim. Şu an Türkiye Cumhuriyeti’ni bizim kuşak yönetiyor. 25 yıllık Ankara birikimim; bürokrasi deneyimim ile Isparta’da nitelikli gücü inşa edebileceğime olan tutkulu inancım sonucu siyasetteyim.

AKDENİZ:

12- 15 Haziran 2014 arasında ‘Ankara’da Isparta Günleri’ başlıklı bir organizasyonu hayata geçirmiştiniz. Çok etkileyici bir projeydi. Isparta’nın tüm değerlerinin bir destinasyon felsefesinde anlatılması. Devam edecek misiniz?

İSMAİL ÖZDEMİR:

Elbette devam etmesi gerekir. Bu bir kurumsal projeydi. Çok uzun yıllar emek verdiğim; 4 dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptığım Isparta Kalkındırma Derneği’nin bir yapıtı idi. Şu an ben Parlamento ideali nedeniyle genç arkadaşlarıma yol açacağım. Projenin devam etmesi açısından ise sınırsız katkım olacak yine.

Projeyi 2011’de kurgulamıştık. Ancak finansman ve insan kaynakları boyutunu çözmek gerekiyordu. 12- 15 Haziran 2014’te ise hayata geçirdik.

Kebapçı Kadir’in sahibi Hüseyin Açıkalın çok duyarlılık gösterdi. Meşe ateşinde kebap, üzüm hoşafı ve yöresel tatlıları tanıttı.

Gül tanıtıldı. Turizm değerleri tanıtıldı.

400 Bin TL’lik büyük bir organizasyondu. Bu anlamda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak’a destekleri için tekrar teşekkür ederim.

Isparta Tanıtım Günleri’ne dönemin Bakanları Beşir Atalay, Veysel Eroğlu, Nihat Zeybekçi, Mehdi Eker, Lütfi Elvan katılmıştı. Anayasa Mahkemesi’nden 9 üye gelmişti. 5 Yargıtay, 3 Danıştay, 3 Sayıştay Üyesi gelmişti. Isparta’da görev yapmış eski Valiler gelmişti.

BİRLİKTE HAREKET

ETME KÜLTÜRÜ

Isparta’nın çok temel bir sorunu var: Birlikte hareket etme kültürü zayıf

Isparta Tanıtım Günleri, birlikte hareket etme kültürünü de güçlendirdi. Birliktelikten sinerji doğacağını gösterdi. Heyecan geldi. Siyaset ve bürokrasi arasında bir ahenk oluştu. Devam etmesinden yanayım.

Devam ettirilmesi için de dün olduğu gibi bugün de çalışacağım; Allah ömür verdiği müddetçe yarın da…

Benim bir derdim var:

Isparta

Isparta Kalkındırma Derneği 1965 yılında kurulmuş. 1971 yılında ise (‘- Kamu yararına çalışan Dernek’) statüsüne kavuşmuş.

Eylül 2002’de ben Yönetim Kurulu Başkanı oldum. 4 dönem seçildik.

Ana ilkemiz Ankara’da yükseköğretim programlarında okuyan, ihtiyaç sahibi üniversite öğrencilerine burs vermekti. Her yıl ortalama 25 burs veriyoruz.

Daha doğru bir tanımla şöyle diyebiliriz: Burs vermek isteyen iş dünyası ile öğrencileri buluşturuyoruz.

Şükürler olsun ki 4 kuşak öğrenci yetiştirdik. Şu an hepsi de bürokrasi de, iş dünyası tarafında çok iyi pozisyondalar.

Bu bağlamda teşekkür, saygı ve minnetle adını anacağımız Isparta sevdalısı büyüklerimiz var: Tevfik Karaer (Diş Tabibi), Zeki Demirci (Ekol Kurucusu), Selahattin Yakupoğlu (YKB- 2.000 kişiye istihdam sağlıyor. Türk ve Rus Ordusu’nun botlarını üretiyor), Vedat Yakupoğlu, Abdullah Çarpraz… Bunlar bir çırpıda; şu an aklıma gelenler.

Onlar olmasa başaramazdık.

Daha sonra Giysi Bank Projesi yaptık. Az kullanılmış, yıkanmış, ütülenmiş, temiz, ya da sıfır elbise… Bir kamyon da Isparta’ya getirdik. İhtiyaç sahiplerine dağıttık.

25 yıl boyunca Sivil Toplum Kuruluşları’nda da çalıştım. Tek hayata geçiremediğim bir proje var. ISPARTA EVİ

ANKARA’DA

ISPARTA EVİ

PROJESİ

Söylemekte hiçbir sakınca görmüyorum. Düşük ücretli bir memur çocuğuyum. Üniversitede babamı kaybettim. 6 kardeş döküldük, kaldık. Okulu bırakıyordum. Elimden tuttular. İşte o an hep toplumsal fayda odaklı çalışmaya karar verdim. Hep de çalıştım. Bunu sözde değil özde yaptım. Projelerimiz ortada.

Ama şu ana değin Isparta Evi Projesi’ni hayata geçiremedim. Parlamenter olursam Ankara’da ‘Isparta Evi Projesi’ni hayata geçireceğim. İş dünyası ile iyiliksever insanlar ile el ele vereceğim.

Özü şu: Üniversitede okuyan çocukların barınmalarını karşılayacak. Derneğin Yönetim Merkezi olacak. 1 katı da düğün/ nişan/ özel günlerde kullanılacak.

Bir derdim de şu: Sivil Toplum Kuruluşlarının çok başarılı olması için sürekli gelire ihtiyacı var. Derdim, Isparta Kalkındırma Derneği’ni sürekli gelire kavuşturmaktır. STK’ların kronik sorunu ‘bağış dilenciliğidir’… Bu sorunu ortadan kaldırmalıyız.

-

-

-

-

 

ANAMAS; GÖÇ YOLU

AKSU İÇİN KANUN TEKLİFİ

 

AKDENİZ:

Siz, 6 yıl boyunca da Yörük- Türkmen Vakfı Genel Başkan Yardımcılığı yaptınız. Çam Yolu Şöleni (Eğirdir), Yörük Göçü (Ayazmana) etkinlikleri de düzenlediniz. Aksu için de önemli bir fikriniz var: ANAMAS Projesi. Detaylarını anlatır mısınız?

İSMAİL ÖZDEMİR:

1996- 1998 Dönemi’nde Yörük- Türkmen Vakfı’nda Koordinatör olarak görev yaptım. 1998- 2004 arasında ise Yörük- Türkmen Vakfı Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulundum. Eğirdir’de Çam Yolu Şöleni düzenledik. Her yıl 5 noktada etkinlik yapılır. Biz 1’ini de Isparta’ya getirmiştik. Mehmet Aksın Beyefendi ile bu projeyi hayata geçirmiştik. Daha sonra Ayazmana’dan Gökçay’a kadar uzanan hatta Yörük Göç Yolu’nu canlandırdık. Nazmi Avcı ve Mustafa Küçükyaman da büyük destekler vermişti. Emeklerine çok teşekkür ederim.

Yörük- Türkmen bir soy- sop değildir. Bir kültürdür. Yaşam felsefesidir.

Anamas’a gelince

Biz Türkler için Ergenekon çok değerlidir. Yörük- Türkmen için de Anamas çok değerlidir. Kültür hazinesidir.

Anamas, Kahramanmaraş’tan Gaziantep’e, Ceyhan, Adana, Mersin, Konya, Isparta, Antalya’ya uzanan bir göç yoludur. Torosların uzantısıdır.

Anamas…

Aksu’nun eski adı Anamas idi. İlçe olduktan sonra Anamas ismi Aksu olarak değiştirilmiş.

Oysa kültür hazinesi bu…

Allah kısmet eder Parlamenter olursam Isparta’ya soracağım. Bir konsensüs oluşursa Aksu’nun isminin Anamas olarak değiştirilmesi; özüne döndürülmesi için Kanun teklifi vereceğim.”

 

-

-

-

-

 

12 İLÇE: HER BİRİ ‘İNCİ’

 

AKDENİZ:

‘Tanıtım Günleri’ ve ‘Isparta Evi’ Projesi’nin yanı sıra üzerinde çalışacağınız dosyaları paylaşır mısınız?

İSMAİL ÖZDEMİR:

Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki, tarihte örneklerine çok tanık olunan ‘eli çantalı aday’ değilim. 25 yıllık bürokrasi, yerel yönetim ve sivil toplum hayatımda da hiç öyle olmadım.

Bürokrasi görevim nedeniyle Isparta’dan uzakta yaşadım. Ama hep kalbim Isparta’da kaldı. Bunun yanı sıra yönettiğim, içinde yer aldığım her projede Isparta’ya artı değer sağladım. Yıllık izinlerimde hep Isparta’da bulundum. Özellikle Ağustos’u Isparta’da yaşamayı çok severim. Başkaları sahil şeritlerine koşar; ben Isparta’ya…

Vaat eden biri değilim.

Ama altını çizerek net söylüyorum: İcraat yapan olacağım… Net ve kesin.

Az önce de söyledim: Isparta’nın nitelikli güce ihtiyacı var. Onunla Isparta’nın bağlantısını biliyorum. Bunu net gerçekleştirebilirim

Özünde Parlamenter icracı değil, ricacıdır…

Kalkıp ‘Isparta’ya sanayi getireceğim’ gibi bir vaatte bulunmak uçmak olur.

Ayakları yere basan insanım

Ama felsefemi paylaşabilirim:

- Teşkilât

- İstişare

- Ortak Akıl

Birbirimizi dinlemeye, anlamaya ihtiyacımız var. Önyargıları kıracağım. Tüm tarafları bir araya getirmeye çalışacağım.

Isparta, büyük bir uygarlık alanı… Büyük bir medeniyet

12 İlçe var. Her birinin ışıltısı, rengi, kokusu farklı… Her birine destinasyon yazabilirsin

Ben bu role talibim

Isparta’nın geleceğini Tarım’da görüyorum. Isparta Tarım Cenneti

Organik Ziraat demiyorum. O imkânsıza yakın bir unsur. Ama İyi Tarım Uygulamaları (EUROGAP) Stratejisi hazırlanırsa Isparta 2 sınıf atlar.

Ben bu proje için çalışacağım

EĞİRDİR:

Gün içerisinde 7 renk alabilen göl… Türkiye’nin 2. büyük içme suyu havzası. Kızılırmak Deltası’ndan sonra Türkiye’nin en büyük Kuş Cenneti… Paha biçilemez bir doğa ve su sporları turizmi destinasyonu yazılabilir.

AKSU:

Anamas… Büyük Göç Yolu. Tarih ve medeniyet… Yaylaları, mağaraları…İç ve dış turizme kazandırılabilir

ŞARKÎKARAĞAÇ:

Kızıldağ, sağlık turizmi için paha biçilemez bir değer. Bence gelecekte en büyük sağlık problemlerinden biri akciğer hastalıkları ve solunum yolları olacak. Kızıldağ oksijen deposu. Güzel bir tanıtım, etkileyici bir destinasyon gerekiyor.

Eğirdir’de elma; Uluborlu’da kiraz…

Merkez İlçe’de, Keçiborlu’da, Gönen’de Gül Çiçeği…

Bunların tamamı temalı turizm değeridir.

Isparta’nın yükselişi turizm ve tarımda olacaktır. Bu uğurda politika üreteceğimi söyleyebilirim.

Isparta büyük bir uygarlık alanı… İnanç Turizmi çok geliştirilebilir.

Anadolu coğrafyası güzeldir, ihtişamlıdır, orijinaldir, dünya harikasıdır.

Ama Isparta Anadolu coğrafyasında çok farklı bir güzelliğe sahiptir. Tek düze güzelliği yoktur. Işıltısı, rengi, kokusu, tadı farklıdır. Hep söylüyorum: Her İlçe bir İNCİ…

Örneğin Sütçüler Yazılı Kanyon. İnsanlık tarihi değere sahip… Tek ihtiyacımız bunu tanıtmak.

Şu olmalıdır: Nevşehir’de Peri Bacaları neyse Isparta’da da Yazılı Kanyon o olmalıdır. Bunun için de iyi bir hikâye yazmak lazım. O hikâyeyi hep birlikte yazacağız.

Gönen, Yunus Emre diyarı

Yenişarbademli… Avrupa’nın en uzun mağarasına sahip…

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
alone32
05 Mart 2015 Perşembe 22:26
22:26
Sanki bu adam birseyler yapacak gibi
Ispartalı
05 Mart 2015 Perşembe 11:40
11:40
Bu nasıl haber böyle. Akdeniz gazetesi Isparta'nın Enleri'nde ödül alıyor ama Türkçeye dair bir katliam söz konusu. Bu haberleri yazanlar neden Türkçeye dikkat etmiyor.
Diğer Haberler
  • Zabun'la devam kararı alındı28 Ekim 2017 Cumartesi 10:26
  • Evliya olsam Senirkentliler bana oy vermezler13 Ekim 2017 Cuma 10:00
  • Zabun'dan Günaydın'a sert sözler09 Ekim 2017 Pazartesi 08:37
  • Akan istifayı netleştirdi03 Ekim 2017 Salı 12:20
  • MHP'de toplu istifa16 Eylül 2017 Cumartesi 14:28
  • O da istifa etti13 Eylül 2017 Çarşamba 12:47
  • Zabun yeniden aday mı?13 Eylül 2017 Çarşamba 10:08
  • MHP'den istifalar yalan mı?12 Eylül 2017 Salı 10:18
  • AK Parti Keçiborlu'da seçimini yaptı10 Eylül 2017 Pazar 17:31
  • AK Parti Uluborlu'da Dursun ile yola devam dedi10 Eylül 2017 Pazar 17:24
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim