19 Ekim 2017
  • BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Isparta 5 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 10 °C

Kadın öğretmenler Kadına Şiddete çözüm bulunamayacağına inanıyor

Kadın öğretmenler Kadına Şiddete çözüm bulunamayacağına inanıyor
Türkiye’de kadına yönelik şiddetin artmasından yola çıkan Eğitim Bilimci Yrd. Doç. Dr. Mevlüt Gündüz, kadına yönelik şiddeti yine kadın gözünden analiz etti. Isparta’da görevli 256 sınıf öğretmenine konuyla ilgili 7 soru yönelten Yrd. Doç. Dr. Gündüz, ça

Yaptığı farklı araştırmalarla adından söz ettiren Eğitim Bilimci Yrd. Doç. Dr. Mevlüt Gündüz, son dönemlerde ülkemizde  artış gösteren kadına şiddeti irdeledi. Kadına şiddeti yine kadın gözünden analiz eden Yrd. Doç. Dr. Gündüz, araştırmasında Isparta’da görev yapan 256 sınıf öğretmeninin tepkilerini ölçtü. Araştırmada çıkan sonuçlar ise oldukça dikkat çekici. Gündüz, “Araştırmada veriler 8 tane kapalı uçlu 2 tane açık uçlu olmak üzere toplam 7 sorudan oluşan görüşme formuyla elde edilmiş ve betimsel olarak analize tabi tutulmuştur” dedi.

KADINA ŞİDDETİ KADIN GÖZÜNDEN ANALİZ ETTİ

Araştırmanın amacının son gün toplumumuzda gittikçe artan kadına yönelik şiddet olayların, kadın gözünden analiz etmek ve değer eğitimi bağlamında irdelemek olduğunu kaydeden Yrd. Doç. Dr. Mevlüt Gündüz, “Bu amaç doğrultusunda kadına yönelik olarak uygulanan çeşitli şiddet alanları tespit edilecek ve bu konuda toplumsal anlamda farkındalık duygusu oluşturulacaktır. İnsanlar duygusal anlamda sonuçlardan etkilenen bir yapıya sahiptir. Bu araştırmada ortaya çıkan sonuçlar da insanlarda yeni bir bakış açısı geliştirecek ve konunun önemini ortaya çıkaracaktır” dedi.

Gündüz, araştırmada kadın öğretmenlere şu soruları sordu “

  1. Türkiye’de kadın olmak zor mudur?
  2. Türkiye’de sizce kadına ne kadar değer veriliyor?
  3. Şimdiye kadar şiddet gördünüz mü? Gördüyseniz nasıl bir şiddete maruz kaldınız?
  4. Kadına uygulanan şiddette kadının suçunun olduğunu düşünüyor musunuz?
  5. Size şiddet uygulandığında nasıl bir tepki gösteriyorsunuz? Böyle durumlarda gerekli kurum ve kuruluşlara şikâyet ettiğinizde sorununuza çözüm bulunacağına inanıyor musunuz?
  6. Cinsel istismara maruz kaldığınız erkeğe nasıl bir ceza verilmesini istersiniz?
  7. Kadına şiddet uygulamasının altında erkek ve kadının hangi özelliklerinin yer aldığına inanıyorsunuz?

 

GÖNÜLLÜLÜK ESASIYLA KATILDILAR

 

Araştırmanın çalışma grubunda yer alan Isparta’daki 256 kadın öğretmenin gönüllük esasıyla katkı sağladığını dile getiren Eğitim Bilimci Yrd. Doç. Dr.  Gündüz, katılımcıların kimliklerinin gizli tutulduğunu ifade etti.

CİNSEL İSTİSMARDA ERKEKLERE HADIM CEZASI VERİLMESİNİ İSTİYORLAR

Öte yandan araştırmanın sonuçlarına bakıldığında dikkat çekici noktalar var. En dikkat çekici sonuç ise cinsel istismar konusunda kadın öğretmenlerin hadım cezasının uygulanması gerektiğini ortaya koymaları oldu. Yine dikkat çekici bir sonuç da öğretmenler, kadına değer verilmediğini düşünüyor. Araştırma sonuçlarını paylaşan Yrd. Doç. Dr. Gündüz, “Araştırmada elde edilen bulgulara göre; Türkiye’de kadın olmanın zor olduğu (%87,5), kadına neredeyse hiç değer verilmediği, kadınların çoğunun şiddet (psikolojik, fiziksel ve cinsel) gördüğü (%89,1) ve şiddet konusunda şikayette bulunduklarında herhangi bir çözüm bulunacağına inanmadıkları (%85,9) ortaya çıkmıştır. Şiddet konusunda da kadınların suçunun çok olmadığına (%68,8) inanmaktadırlar. Cinsel istismar konusunda ise erkeklere daha çok hadım edilme cezası verilmesi gerektiğini (%39,1) belirtmişlerdir. Kadına şiddetin nedenleri arasında şiddet uygulayan erkeklerin daha çok psikolojik rahatsızlıkların olduğu (%25) ve güç faktörünü kullanmak istemelerinden (%23,1) kaynaklandığı görüşündedirler. Kadının şiddet görmesinde, zayıf olması (%23,8) ve kendini koruyamama (%15,2) faktörünün önemli olduğuna inanmaktadırlar. Sonuç olarak bu araştırma göstermiştir ki kadına verilen değerin az olması beraberinde şiddeti daha çok ortaya çıkarmaktadır” şeklinde konuştu.

İŞTE SORULAR VE VERİLEN CEVAPLAR

Araştırmanın detaylarını paylaşan Gündüz, şu bilgileri verdi: “Gittikçe artan kadına yönelik şiddet olaylarını, kadının gözünden analiz etmek ve değer eğitimi bağlamında irdelemeyi amaçlayan bu çalışmada öncelikle genel düşünceler ortaya konmuş, daha sonra da ilginç olan ifadeler aynen sunulma yoluna gidilmiştir. Alt amaçlar bağlamında ortaya çıkan bulgular aşağıdaki tablolarda sırayla verilmiştir.

TÜRKİYE’DE KADIN OLMAK ZOR MUDUR?

Birinci alt amaç için bulgular (Türkiye’de kadın olmak zor mudur?)

Tablo 1: Türkiye’de Kadın Olmaya Yönelik Düşüncelerin Dağılımı

 

Frekans

Yüzde

Evet

224

87,5

Hayır

32

12,5

            Tablo 1’de verilen bilgiler göz önüne alındığında, Türkiye’de kadın olmanın zor olduğunu (%87,5) rahatlıkla görebilmekteyiz. Yapılan diğer araştırmalarda da kadın olmanın hem Türkiye’de hem dünyada çok zor olduğunu doğrulamaktadır.

TÜRKİYE’DE SİZCE KADINA NE KADAR DEĞER VERİLİYOR?

İkinci alt amaç için bulgular (Türkiye’de sizce kadına ne kadar değer veriliyor?)

Tablo 2: Türkiye’de Kadına Verilen Değere Yönelik Düşüncelerin Dağılımı

 

Frekans

Yüzde

Hiç verilmiyor

32

12,5

Verilmiyor

72

28,1

Az veriliyor

132

51,6

Çok veriliyor

20

7,8

Tablo 2’de verilen bilgiler göz önüne alındığında, Türkiye’ kadına verilen değerin oldukça düşük sevilerde olduğu gözlemlenmektedir. Araştırmaya katılan kadın sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre; Kadına hiç değer verilmediği (%12,5), verilmediği (%28,1) ve az verildiği (%51,6) yönünde düşünceler ortaya konulmuştur. Kadına çok değer verildiği (%7,8) yönünde ise çok az bir yüzdelik göze çarpmaktadır. Bu durum kadına yönelik bir haksızlık olduğu gibi aynı zamanda insan hakları ihlali olarak da yorumlanabilir. Günümüzde adalet, eşitlik, demokrasi, özgürlük ve haklar gibi kavramlar çok konuşulmaktadır. Ancak bu kavramların gerçek manada hayata geçirilebilmesinin ön koşullarından biri de kadına verilen değerin artmasından geçer. Diğer bir durumda kadının değer görmesi bir yana gördüğü şiddetin gittikçe daha çok artmaya başladığıdır.

ŞİMDİYE KADAR ŞİDDET GÖRDÜNÜZ MÜ?

Üçüncü alt amaç için bulgular (Şimdiye kadar şiddet gördünüz mü? Gördüyseniz nasıl bir şiddete maruz kaldınız?)

Tablo 3: Şiddet Görme ve Gördüğü Şiddetin Türüne Yönelik Dağılım

 

 

Frekans

Yüzde

Evet

228

89,1

Hayır

28

10,9

Gördüğü şiddetin türü

Psikolojik

108

42,2

Fiziksel

68

26,6

Cinsel

52

20,3

Hiçbir şekilde

28

10,9

Tablo 3’de verilen bilgiler göz önüne alındığında, Türkiye’de yaşayan kadınların büyük bir kısmı (%89,1) şiddet görmektedir. Bu oran hemen hemen her kadının şiddete maruz kaldığını göstermekte ve durumun çok önemli bir boyuta ulaştığını göstermektedir (Vatandaş, 2003; KSGM, 2009; Yount et al., 2011; Karal ve Aydemir ,2012). Kadına farklı türde şiddetler uygulanmakla beraber en çok uygulanan şiddet türü ise psikolojiktir (%42,2) Akyüz ve diğ.,2012;  Karal ve Aydemir ,2012). Bu durum kadına şiddet uygulamak için illaki dövmek gerekmediğine, kadına yapılan baskı ve yıpratma türü şiddetinde gittikçe artmaya başladığını göstermektedir. Kadının erkeğe göre daha güçsüz ve kendini koruyamayacak yapıda olması (Etyang, 2012) bu durumu beraberinde getirmiştir.

KADININ SUÇUNUN OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?

Dördüncü alt amaç için bulgular (Kadına uygulanan şiddette kadının suçunun olduğunu düşünüyor musunuz?)

Tablo 4: Görülen Şiddette Kadının Suçlu Olup Olmadığına Yönelik Dağılım

 

Frekans

Yüzde

Var

72

28,1

Yok

176

68,8

Kısmen

8

3,1

Tablo 4’te verilen bilgiler göz önüne alındığında, kadına uygulanan şiddet türlerinde kadınların kendi görüşlerine bakıldığında, kendilerini suçsuz hissedenlerin oranı (%68,8) oldukça yüksektir. Başka bir deyişle kadınlar gördükleri bütün şiddet çeşitlerini hak etmemektedirler. Bunun içinde bazen ortak tepkilerini ortaya koymaktadırlar. 17 Mayıs 1987’deki “Dayağa Hayır” yürüyüşü kadınların şiddete karşı ilk toplu tepkileridir. Bu tarz tepkiler az da olsa bu haksız duruma farkındalık kazandıracak ve toplumu daha bilinçli hale getirecektir.

SİZE ŞİDDET UYGULANDIĞINDA NASIL BİR TEPKİ GÖSTERİYORSUNUZ?

Beşinci alt amaç için bulgular (Size şiddet uygulandığında nasıl bir tepki gösteriyorsunuz? Böyle durumlarda gerekli kurum ve kuruluşlara şikâyet ettiğinizde sorununuza çözüm bulunacağına inanıyor musunuz?)

Tablo 5: Şiddete Nasıl Tepki Verildiği ve Soruna Nasıl Çözüm Bulunduğuna Yönelik Dağılım

 

Şiddet uygulandığında nasıl bir tepki gösterirsiniz?

Frekans

Yüzde

Sessiz kalırım

24

9,4

Sözlü karşılık veririm

84

32,8

Fiziksel müdahalede bulunurum

40

15,6

Şikâyette bulunurum

108

42,2

Gerekli kurum ve kuruluşlara şikâyet ettiğinizde sorununuza çözüm bulunacağına inanıyor musunuz?

Evet

32

12,5

Hayır

220

85,9

Kısmen

4

1,6

Tablo 5’te verilen bilgiler göz önüne alındığında, kadınların şiddete maruz kaldıklarında şikayette bulunurum diyenlerin oranının (%42,2) yarıdan az olması dikkat çekicidir. Sözlü karşılık vererek tepki gösteririm diyenlerde (%32,8) çok fazla değildir. Bu durum kadının şiddeti toplum bazında ya kabullendiğini ya da tepki gösterse de bir şeylerin değişmeyeceğine inandığını (Vatandaş, 2003) ifade etmektedir. Bu durumu kadınların haklarını aramak için gerekli kurumlara başvursalar da sorunun çözüleceğine inanmadıkları (%85,9) haklı göstermektedir. Toplumsal anlamda bu olgu kadına şiddeti doğal hale getirmeye başlamakta ve gittikçe daha da yapılabilir hale getirmektedir.

CİNSEL İSTİSMARA NASIL BİR CEZA VERİLMELİ?

Altıncı alt amaç için bulgular (Cinsel istismara maruz kaldığınız erkeğe nasıl bir ceza verilmesi istersiniz?)

Tablo 6: Cinsel İstismara Maruz Kalındığında Nasıl Bir Ceza Verilmesi Gerektiğine Yönelik Dağılım

Ceza

Frekans

Yüzde

Hadım edilmesi

100

39,1

İdam edilmesini

56

21,9

Müebbet habis cezası verilmesini

48

18,8

Erkeğe psikolojik destek verilmesini

48

18,8

Yaptığı şekliyle aynı cezanın verilmesi

4

1,6

Tablo 6’da verilen bilgiler göz önüne alındığında, kadınların çoğu şiddet türlerinden cinsel istismarla karşı karşıya kaldıklarında erkeğe daha çok hadım (%39,1) ve idam (21,9) cezasının verilmesini istemektedir. Bu aslında kadınların çoğunun şiddet görmesi ve şiddetin gittikçe daha çeşitli şekillerde artmasının doğal bir sonucudur. Kadının gün geçtikçe daha çok şiddet görmesi ve bu durum karşısında gerekli çözüm önerilerinin ortaya konulamamasıyla alakalıdır. Kadınların çoğunun da şiddete maruz kaldıklarında çözüm bulunamayacağına inanması gittikçe içinden çıkılmaz bir hal almaktadır. Böyle olunca da kadınlar şiddet konusunda kurumlara güvenmemekte ve kendince haklı çözümler üretmektedirler.

KADINA ŞİDDET UYGULAMASININ ALTINDA ERKEK VE KADININ HANGİ ÖZELLİKLERİNİN YER ALDIĞINA İNANIYORSUNUZ?

 

Yedinci alt amaç için bulgular (Kadına şiddet uygulamasının altında erkek ve kadının hangi özelliklerinin yer aldığına inanıyorsunuz?)

Tablo 7: Şiddetin Ortaya Çıkmasında Erkek ve Kadının Özelliklerinin Dağılımı

Erkek

Kadın

Özellik

Frekans

Yüzde

Özellik

Frekans

Yüzde

Bastırılmış ego

36

14

Çevrenin kadından beklentisi

23

8,97

Güç

59

23

Zayıf olması

61

23,79

İnanç

8

3,12

Kadının kendi hataları

25

9,75

Psikoljik rahatsızlıklar

64

24,96

Anlamsızlığı

19

7,41

Öncesinde şiddet görme

3

1,17

Kendini koruyamama

39

15,21

Ataerkil toplum yapısı

15

5,85

Kendini geliştirememesi

19

7,41

Yeterli aile terbiyesi almama

24

9,36

Yetiştirilme tarzı

14

5,46

Cehalet

12

4,68

Kadının değersiz olması

33

12,87

Ekonomik sıkıntı

4

1,56

Sadece cinsel obje olarak algılanması

10

3,9

Kişiliklerinin değişken olması

10

3,9

Ekonomik yetersizliği

5

1,95

Aşağılık duygusunu yansıtma

18

7

Toplumun bu olayı kabullenmesi

8

3,12

Toplumun erkeğe biçtiği pay

3

1,17

 

 

 

 

 

        
 

Tablo 7’da verilen bilgiler göz önüne alındığında, kadınlara uygulanın şiddetin altında kadınların gözünden hem erkekte hem de kadında hangi nedenlerin olduğuna bakılmıştır. Erkeklerin özelliğine bakıldığında, en çok psikolojik rahatsızlıklar (%24,96) ve güç (%23) faktörünün etkili olduğu görülmektedir. Bu durumda toplumun erkeğe yüklediği cinsiyet rolünün etkisi bulunmaktadır. Çünkü topluma göre erkek güçlü  kadın ise güçsüzdür. Yine kadınlara göre, erkeğin içinde bulunduğu psikolojik durum (ekonomik nedenler, ego, toplumun erkeğe bakışı, eğitimi, hastalıklar vs.) erkeğin kadına şiddet uygulamasına neden olmaktadır. Bu gibi nedenler birleştiğinde erkeğin kadına şiddet uygulamasının altında yatan en önemli faktörün kadınların düşünceleri göz önünde bulundurulduğunda toplumsal cinsiyet rolünün olduğu söylenebilir.”

ŞİDDET SUÇUNUN FAZLA OLMADIĞINA İNANIYORLAR

Öte yandan araştırmanın sonuç değerlendirmesini yapan Eğitim Bilimci Yrd. Doç. Dr. Mevlüt Gündüz, üzerinde araştırma yapılan kadın sınıf öğretmenlerinin Türkiye’de kadın olmanın zor olduğuna, kadına değer verilmediğine, kadının haksızlık karşısında çare bulamadığına ve şiddette suçunun fazla olmadığına inandıklarını söyledi. Gündüz, “Yine de şiddete farklı şekillerde maruz kaldığına, kadına ve erkeğe toplum tarafından eşit roller biçilmediğine inanmaktadır. Bu durum yani kadına yönelik yapılan şiddetin 21.yüzyıldaki ekonomik ve sosyal gelişmelerle uyum göstermediği, eğitim olanaklarının artması ve bireysel gelişim olanaklarının artmasına rağmen kadına yapılan şiddetin yaygın olması da bir tezatlık olarak görülmektedir. Bu bağlamda, kadına yönelik yapılan şiddetin insan hakları ve demokrasiyle bağdaşmadığı, haksız bir uygulama olduğu söylenebilir” diye konuştu. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim