27 Mayıs 2017
  • BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Isparta 11 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 15 °C

Kanser tedavisinde gelinen nokta eskisi gibi değil

Kanser tedavisinde gelinen nokta eskisi gibi değil
SDÜ Hastanesi İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Koçer, kanser tedavilerinde alınan cevapların farklı farklı olduğuna vurgu yaptı.

1) Doç. Dr. Murat Koçer kimdir?

1994 Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum. 2000 yılında Süleyman Demirel Üniversitesinden İç Hastalıkları Uzmanlığını, 2006 yılında da Ankara Dr Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Tıbbi Onkoloji Uzmanlığı’mı aldım. Halen Isparta’da Üniversitemiz hastanesinde hizmet vermekteyim. İçhastalıkları Anabilim Dalında Öğretimüyesi olup,aynı zamanda Tıbbi Onkoloji Bölüm Başkanlığı görevini yürütmekteyim.


2- Kanser nedir? Nasıl tanımlarsınız?

Kanser, kontrolsüz hücre çoğalması olarak adlandırılabilir. Mevcut hücreler normal hücre özelliklerini yitirmiş olup bölgesel ve uzak organlarda yarattığı yıpratıcı etkilerle hastalığın klinik gidişini yansıtır.

3-Kadınlarda daha sıklıkla görülen kanser türleri nelerdir ?

Türkiye’de ve dünyada halen kadın kanserleri arasında en sık olarak meme kanserine rastlanılmaktadır. Türkiye Sağlık Bakanlığı Kanser istatistiklerine göre bayanlarda en sık rastlanılan kanserler arasında sırasıyla meme, tiroid, kolorektal ve rahim kanseri yer almaktadır.

4-Belirtileri nelerdir ? Erken tanı zor mudur ? Bunun  için ne yapılabilir ?

Genel olarak net bir şekilde şu bulgular kanser işaretidir demek tam doğru değil. Kanserin köken aldığı organa göre verdiği bulgular değişik olabilir. Bazen hiçbir bulgu vermeden kontroller sırasında da saptanabilir.

Aşağıdaki belirtilerin varlığında hastalar daha titizlikle değerlendirilmeli ve bu açıdan tetkik edilmelidir.

-Vücudun herhangi bir yerinde nedeni bilinmeyen şişlikler,

-İyileşmeyen yaralar,

-Vücuddaki benlerde ve siğillerde, renk ve boyut değişmeleri,

-Olağan dışı kanamalar,

-Kalıcı ses kısıklığı

-Geçmeyen öksürük

-Açıklanamayan ateş ye zayıflama

-Büyük abdest alışkanlıklarındaki değişiklikler.

Erken tanı için en temel kural, insanın kendini tanıması ve kendindeki değişimleri öncelikle farketmesidir. Bu doğrultuda klinik bulguların tespiti sırasında yapılacak uygun ve ileri tetkikler hızlı tanıya ulaşmayı sağlayacaktır.

Erken tanı için toplum bilgilendirmeleri, farkındalığın artırılması, tarama testlerinin toplum genelinde yaygın kullanımı önemli yer işgal eder. Unutmamalıdır ki: Erken tanı, hayatı kurtarıcı olabilmekte, tedavi şansını arttmakta, tedavi giderlerini azalmakta ve Doku ve organ kaybını önleyebilmektedir.

5-Her hekim tedavi edebilir mi? Tedaviyle kurtulmak mümkün mü ?

Kanser tedavisi multidisipliner çalışmayı gerektirir. Bu anlamda özelleşmiş hekimler tarafından yapılmalıdır. Başta medikalonkologlar olmak üzere, cerrahionkoloji, radyasyononkolojisi, patoloji,radyoloji, psikiyatrigastroenteroloji, gögüshastalıkları ve diğer tüm disiplinlerin yardımına ihtiyaç duyulur.

Kanser tedavisinde bugün gelinen nokta eskisi gibi değildir. Değişen kanserlerde tedavi ile bir alınan cevap farklıdır. Bu cevaplar hastalığın tamamen ortadan kaldırılabilmesi olabileceği gibi semptom kontrolü, genel sağkalımın artırılması şeklinde de olabilir.

6-Genetik midir ? Kanser önlenebilir bir hastalık mıdır ?

Kanser nedenlerine bakıldığında sadece genetik değil çoklu faktörlerin bir arada olduğunu görebiliyoruz. Genetik bunlardan birisidir.Yanısıra sigara, fiziksel, kimyasal, enfeksiyöz nedenler, radyasyon, ultraviyole, beslenme alışkanlıkları ve bilinmeyen bir çok sebep kanser sebepleri arasında sayılmaktadır. Bunlar arasında yer alan bilinen karsinojenlerden uzak kalmak kansere yakalanma sıklığını azaltmaktadır.

7-Alternatif tıp çare olabilir mi ?

Bugünkü bilgilerimiz doğrultusunda mevcut hastalığı bilimsel veriler temelinde tedavi etmek en doğrusudur. Elimizde kanıta dayalı bulgular olmadan tedavi etmek büyük yanlıştır.

8-Hastalık ve bundan korunulması bakımından  halk yeterince bilgilendiriliyor mu ?

Bu anlamda Türkiye’de erken tanı ve teşhis merkezleri mevcuttur. Burada yeterince bilgi ve erken tanıya yönelik tarama testlerin yapıldığını düşünüyorum. Yinede daha fazlasının olabilmesi için uğraşmalıyız. Topluma daha çok inebilmeli ve farkındalık yaratarak hastalığın önemi ve sonuçları ile ilgili tüm platfromlarda bilgilendirmeliyiz.

9-Tümörün geri oluşma olasılığı nedir ? Ne sıklıkla takip edilmeli ?

Hastalığın tipi, yerleşim yeri, tedaviye verdiği yanıt durumuna göre tedaviye rağmen tekrar oluşma olasılığı vardır. Bu amaçla hastaları tedavileri sonrası barındırdıkları riskleride gözetilerek uygun peryotlarla klinik ve  gerekli görülen radyolojik tetkilerle takibi sağlanır.

10-Kanser tedavisi olan kadınlar, anne olabilir mi ?

Kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar genel olarak vucutta sadece tümör hücrelerini değil,diğer normal hücreleri de yok edebilmektedir. Bu yan etkiler bazen geçici, bazen de kalıcı olabilir. Tedavinin doğal olarak üreme hücrelerine de etkisi olabilmektedir. Bu nedenle olası kalıcı bir etkilenmeye karşı önceden hastalarımıza üreme hücrelerini saklatabileceklerini söylemekteyiz.Yinede kanser tedavisi gören hastalarımızın bir kısmı bunlar yapılmazsa bile anne olabilmektedir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim