25 Temmuz 2017
  • BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Isparta 17 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 22 °C

Kılıflarımız

Gökhan ÖZDEK

Hayatım boyunca iki tür insan topluklarından kaçtım. Onlar kovaladı, ben kaçtım. Nefislerince din uyduranlardan nefret ediyorum.  Müslümanlık adı altında krallık kuran kâfirlerden de nefret ediyorum. Müslümanlara da laiklik adı altında zulüm eden kâfirlerden de nefret ediyorum, ama ikisi de benim gözümde kâfirdir. İslam Dünyası’nın hepsi zulüm altındadır. Şu bir gerçek İslam’ı terör olarak nitelendiren batı dünyasının dini farklıdır. Onların yaptığı zulüm’ü anlıyorum, lakin bu ülkenin yüzde doksanı Müslüman olan insan topluluğuna zulüm eden yine bu vatanın evlatlarıdır. Geçenlerde başımdan iki olay geçti. Yemin etsem başım ağrımaz.  Bu olayın ikisi de çarşıda geçmiştir. Birinci olayla başlayayım. İşte çalışır iken işimiz gereği, gölgede durmamız gerekiyordu. Hiç tanımadığım adamlarla konuşmam, sadece gölgelik olaraktan onun dükkânının önünde duruyordum. Onlar da dükkânın önünde konuşuyorlardı. Bizim millette alışkanlık olmuş bir gelenek vardır, hiç tanımadığı küçüğe kendini doğrulatmak açısından bana doğru demi anlattıklarım dedi. Bende bunların konuşmalarını duyduğum için ben sizin inandığınız şeylere inanmıyorum. Tabi adam haklı olaraktan sert çıkıştı kalk buradan nereye oturursan otur dedi. 4 saat kadar geçtikten sonra adamcağız duramadı ve yanıma geldi. Sen neden inanmıyorsun, sorusuyla karşılaştım. Bende de alışkanlık olmuş soruya soruyla cevap vermek neye dedim. Dinimize neden inanmıyorsun.  Senin kendince uydurduğun dini liderinin dinine mi yoksa Allah’ın dinine mi?  Ağabey sana bir soru soracağım, hemen buyur dedi.  Peygamber efendimizin neyi vardı? Karnına açlıktan taş bağlamadı mı? Senin dini liderinin garajında hiç kullanmadığı son model arabaları var. Fabrikalar zinciri kurmuş halkı sömüren sonra kendine pastadan büyük dilimi alan Müslüman mıdır? Duvar diplerinde kalmış yetime, yoksula sahip çıkandı benim liderim, dedim. Yanından uzaklaştım. Bunlar gerçekten inanmış, ama biraz körü körüne inanmışlardandır.

Bu ikinci adamla her gün uğrak yerim olan kitapçımda tanıştık. Bu adam nerden geldi bilmem ama galiba uzaydan geldi. Onların yaşadığı topluma saygısı olmasa da benim yine de onlara saygım var. İkinci adam nefsince veya yakının nefsince kendisine yeni bir din uydurmuş. Kur’an-ı Kerim de (kapanma) diye bir ayet yok diyor. Ayrıca diğer insanlara karşı da hiç saygısı olamayan insanı bile dinlemeye mecbur kaldım. Kalktım, kaçmak için yer aradım, sokağa daldım, arkama baktım. Kimse yok, derin bir nefes aldım.

İnsan günah işler, buna katılıyorum. Günahını ört bas etmek için kılıflar aramaz, af dilenir. Şunu bana deseydi eyvallah: saçını açan birisi kâfir değildir, günahkârdır. Din altında krallık kuranlara ise yazıklar olsun. Bu yazımı şuncu, buncu veya uncuya yazmadım. Hiç kimse üzerine alınmasın, alınacaklar alınsın, diyorum. Yaşadığım toplumdan derledim. 

Son sözüm: Peygamberim sana ölçü olmayan, hayat olsa teperim.

Bu yazı toplam 574 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim