17 Ocak 2017
  • BIST 82.248
  • Altın 147,416
  • Dolar 3,7690
  • Euro 4,0357
  • Isparta 7 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 9 °C

Korkarak Yaşamaktansa Ölürüm

Gökhan ÖZDEK

KİMSEYE EYVALLAH DEMEM
Kredi Yurtlar Kurumunda geçen bir olayımdan bahsedeceğim. Bu yurtta güzel günlerimde çok oldu. Güzel günlerimin olduğu kadar olaylarımda çok oldu.
O gece keşke hiç olmasaydı. Devlet benim için bir babadır. Hatta dede korkut tabiriyle baba malından ne fayda başta devlet olmayınca diyorum. Her gece yatmadan önce tıkınırdım. İşte o gece olanlar oldu.
Bir arkadaşımla konuşuyordum. Oh ne güzel her gece yemek yiyorsun biz de su içip yatalım dedi. Ben şaka yapıyordur, diye ciddiye almadım. Konuşma devam ettikçe olayın iç yüzü ortaya çıkıyordu. Babası çocukken vefat etmiş, annesi başka bir adamla evlenmiş. Dede tarafı annesine kızdığı için arkadaşıma para göndermiyormuş. Üvey babası da elin oğlu deyip sahip çıkmıyormuş.
Yurtta da yemekler pahalı ve düzensiz olduğu için arkadaşım aç kalırmış. Bu açlığı geceleri su içerek bastırırmış. Bu olaydan hemen sonra yurtta arkadaş çevremle konuşarak el atmak istedik. Bazı memurlar dinlemedi bile bazıları da sağ olsun yardımcı oldu. Yurtta tamamen siyasilerin elleri vardı. Hatta yakın yandaşları desem yalan olmaz. Bazı memurlar görevinde aksaklığı yapmasının tek sebebi merkezden uzağa sürülmek veya başka bir ille tayinin çıkmasından korktuğu için görevini yapamıyordu. Hele dönemin sonuna doğru bu yiyecek ve içecekler tamamen bir hayaldi, biz öğrenciler için bazen bölge müdürü gelirdi. Tuzu kuruların çocuklarını bölge müdürüyle konuştururlardı. Bir akşam vardığım da dört çeşit yemek vardı. Bunları dört tane daha kaba bölerek sekiz çeşit yemek varmış gibi göz boyamaları iyice beni çileden çıkarmıştı. Kaç günlük yemekler saklanarak öğrenciye al ye deniyor. Bir de fas food bölümü var, orada da su, hazır makarna, kola vardı. Olması gerekenler ise; yaş pasta, kuru pasta, tatlı v.b yiyecekler olması gerekirken üç çeşit yiyecek ve içecek vardı. Olmayan yiyecekleri alamayan arkadaşlarımın birçoğunun parası kaldı. Yemeklerden ve fas fooddan çok fazla kara para akladılar, nerede diyorum.
Yemekhane müdürünün yanına vardım. Tam tartışmaya başlamışken diğer öğrenci arkadaşlarımda olaya karıştılar. Hiç birimizi bir tanımıyorduk ama hepimiz bir yürek olduk. Bir hengâmeyle bayağı kalabalık olduk. Bir gün sonra yine aynı kalabalıkla hakkımızı aramaya çalıştık. Fakat yurt memurları orada bulunan herkesi yurttan atarız deyince, ben orada bulunan arkadaşlarımı dağıttım. Çünkü onlar gerçekten garip ve korkusuzdular. Yurttaki memur seni yurttan atacağım, yarın müdür beyle görüşeceksin dedi. Asıl müdür sürgün olduğu için yerine vekâleten bakan müdür beyle görüşmeye gittim. Gerçekten adaletli kişi ama eli ve kolu bağlı olduğu için seni yurttan atcağız deyince nevrim döndü. Belki de gözdağı veriyordu, gözdağı verme sırası bana geldi. Ben de dedim ki o zaman valiliğin karşısına çadır kurar bütün televizyon kuruluşları davetliniz olur dedim. Bu el diplomasi de geri adım başladı, açık arayışlarına çıktılar, ama bulamadılar. Birkaç gün sonra bir başka memurla bir aksaklığı konuşmaya gittiğim de seni dinlemeyeceğim dedi. Sen kim oluyorsun da beni dinlemiyorsun benim vergimle maaş alacaksın bana ahkâm keseceksin yok öyle bir dava dedim. Seni devlet buraya bostan korkuluğu için oturtmuyor ya dedim. Yurdun güvenliklerini çağırarak ardından da polisi çağırtıp karakola götürüyorlardı. Polislere bir soru sordum, polis beyler siz buraya ney için geldiniz. Görevinizi yapmak için geldiniz, demi dedim. Polisler bir an duraksadılar, sonra evet dediler. İşte sayın memur beyi görevini yapmaya davet ettiğim için tartıştık dedim. Sonra vekâletten bakan gerçekten öğrenci babası olan müdür bey olayı kontrolü altına aldı. Polisleri gönderdi, daha sonra beni odasına alarak konuştuk. O gün hâkim karşısına çıksam ben suçluydum. Yurttan ayrılama zamanı gelmiş ve çoktan geçmişti. Yurttan çıkışımı aldım.
Ev tutana kadar Diş hekimi olan arkadaşımın yanında kaldım. On beş gün sonra evinin karşısındaki apartmandan bir daire boşalınca oraya çıktım. Arkadaşım mezun oldu. Şuanda da Hakkari de bir hastane de çalışmaktadır. O zor günlerimde yanımda olan can dostuma buradan selam gönderiyorum.
Dönemin başında yurda iş başvurusunda bulundum. Çünkü yazımda bahsettiğim ( atılması gereken yemekleri yedirdikleri için yerinde görmek istedim) başvuruyu da bundan dolayı yaptım. Orada çalışan birkaç kişi beni harbi severler. Onlardan istihbarat alaraktan yazdım. İlerde olur ya dava açılır, o zaman canlı şahitlerim de var diyebilirim.
Yeminle bu olaydan dolayı tehdit edildim. Kimden diyecek olursanız siyasilerden güç alan yemekhane işletmecisinin yaverinden şimdi onlara diyorum. Bu tehdidi aldığımda yine orada çalışan bir bayan ablam vardı. Geçenler de kaza yapmışlar, Aytekin bey, Nuran abla ve çocuğu işte tehdidin edildiğinde orada bulunan Nuran ablamdı. Aytekin bey’in Allah’ım mekânını cennet bahçelerinden bir bahçe eylesin. Nuran ablama ve çocuğuna da Allahtan acil şifalar diliyorum. Aynen yaver şunu diyordu, bak Gökhan ayağını denk al, beni buraya getiren şirket seni de bir gecede kaldırmasını bilir diyordu. Zamanı gelince güvendiğin dağlara ve kendini dağ gördüğün için dağına bir gün kar yağdıracağım.
O gün polisler beni götürseler idi, suçlu sayılacaktım. Neden mi? Görevini yapmayan memuru görevini yapması için teşvik ettiğimden dolayı suçluydum.
Geçenler de bir arkadaşım yemeklerin pahalı olduğu için yazı yazmamı istedi. Yurtta çalışan memur veya müdür yardımcılarına veya müdür bey’e arkadaşım yemekler pahalı diyor.
Bazı arkadaşlarıma gelince ise canı yanan eşek bile çifte atar diyorum. Hatta yine bir eşşeklerle ilgili atasözümüz vardır. Biz eşşek olduktan sonra semer vuran, çok olur.
Ben de geceleri midem boğazımı dahi yese, yemek yemiyorum. Aç isem su içer, yatarım diyorum.

Bu yazı toplam 843 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim