21 Ekim 2017
  • BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Isparta 24 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 25 °C

Mermer Ocakları doğaya zarar veriyor

Mermer Ocakları doğaya zarar veriyor
Mermer Ocakları doğaya zarar veriyor

İl Genel Meclisi’nin Nisan ayı toplantılarında Isparta’nın en önemli sorunlarından birisi olan mermer ocakları masaya yatırıldı. Mart ayında İl Genel Meclisi Fevzi Özdemir ve 18 Meclis üyesinin imzasıyla verilen mermer ocaklarının genel görüşmede ele alınması teklifi geçtiğimiz hafta gerçekleştirildi. Toplantıya SDÜ Botanik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hasan Çelik, SDÜ Jeoloji Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Şemsettin Caran, SDÜ Kentleşme ve Çevre Sorunları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İsmail Gökdayı, Isparta Mermerciler ve Madenciler Derneği Başkanı Mustafa Küçükyaman, Milli Parklar 6. Bölge Müdürü Adnan Yılmaztürk de katıldı.

Isparta ve Batı Akdeniz yöresinin mermer ocakları nedeniyle yaşadığı sorunlar ve bu sorunlara çözüm önerilerine yönelik genel görüşmede bilgi veren akademisyenler, mermer ocaklarının doğaya, çevreye ve yeraltı su kaynaklarına zarar verdiğini kaydederken, talebe göre devam eden ocak faaliyetlerinin nasıl ve hangi şartlarda bu zararın önüne geçebileceğini de ifade ettiler.

BU BÖLGELERDE YAPILMAMALI

SDÜ Botanik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hasan Çelik, Isparta’nın hangi bölgelerinde mermer ocağı açılmaması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Çelik, “Eğirdir Gölü çevresi, Burdur Gölü çevresi, Dedegölü dağı, Sultan dağları, Aşağı Gökdere, İncesu Eldere bataklığı, Karacaören Baraj çevresi, Zindan mağarası çevresi, Tota dağı çevresi, Atabey’de Kısık boğazı, Aydoğmuş Köyü, Milli Parklar. Tabiatı koruma alanlarımız var. Kasnak meşesi Eğirdir’de, Sütçüler Sığla Ormanı Tabiat Parkını koruma alanı, Gölcük, Yazılı Kanyon, Gelincik, bunlar korunması gereken yerlerimiz. Isparta’nın bitkisel çeşitliliğinin çoğu Yenişarbademli, Aksu ve Sütçüler’den oluşuyor. Yüzde 70’i burada toplamış durumda” dedi.

BÜYÜK ZARARLAR VERİYOR

SDÜ Jeoloji Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Şemsettin Caran da mermer ocaklarının heyelan ve olası depremlerde büyük bir zarara neden olacağının göz ardı edildiğini belirtti. Yrd. Doç. Dr. Caran, “Biz doğaçlama bir faaliyete girdik. Sonuçlarını daha yeni yeni fark ediyoruz. Endemik bitkiler vs bugün devasa boyutlarda çalışan mermer ocakları var. Bunların bir kısmı yerleşim yerlerine yakın, bir kısmı yol hatlarına yakın. Pek çok kimsenin dediği bu görsel açıdan bizim hoşumuza gitmiyor, tamam gitmeyebilir. Bu bir parça da tamir edilebilir. Ama yakın da karşılaşabileceğimiz bir problem de kütle hareketleri. Devasa yığınlar hale gelebilir, çünkü bir taraftan alıp, bir tarafa koyuyorsunuz. Aldığınız pasaları bir tarafa yığıyorsunuz, bunlar hareket etmeye başlayacak. Nasıl hareket edecek? Bugün yaz mevsiminde çalışıyorsun kış mevsimindeki yağışlardan sonra artık onlar duramaz, aşağıya doğru hareket eder hale gelecek. Bu şuanda öngörülmeyen ve görülmeyen en önemli problem” şeklinde konuştu.

KAYALAR GÖÇTÜ, İNSANLARIN ÜZERİNE DÜŞTÜ VE İNSANLAR ÖLDÜ

SDÜ Kentleşme ve Çevre Sorunları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İsmail Gökdayı ise mermer ocaklarının çevreye, doğaya verdiği zarardan söz etti. Yrd. Doç. Dr. Gökdayı, “Her şeye ekonomik gözle bakarsak burada ekolojik, ekonomik bir çok sorunu birlikte yaşıyoruz. Bu pasalarla ilgili maalesef yakın zamanda çeşitli kazalar oldu. Kayalar göçtü, insanların üzerine düştü ve insanlar öldü. Diğer taraftan işletmecilikten kaynaklanan çeşitli süreçte Sav’dan akan suda Karacaören Baraj Gölüne kadar bir süreç var. Bu kirliliği hepimiz gördük. Kovada Gölüne baktığımız zaman Akdoğan bir tarafta Akpınar bir tarafta olmak üzere oradan Çandır’a kadar devam eden bir alanda dehşet bir mermer ocakçılığını görüyoruz. Ekoloji ekonominin karşıtı değildir. Yeter ki uygun yöntemlerle düzgün bir şekilde yapılabilsin. Sadece burada ekonomik menfaat sağlayalım ve tek taraflı kar edelim diye düşünürsek bunu bize bağışlayana da ihanet etmiş oluruz. Görüntü kirliğini herkes kabul ediyor. Yüzey yapısı değişiyor. Bunu da herkes görüyor. Bitki örtüsünün ortadan kaldırılmasıyla ilgili çeşitli örnekleri de görüyoruz. Görsel kirlilik var. Zaman zaman toz oluşumu var. Ruhsat verirken toplumla ilgili bir değerlendirme yapılmamış. Orada bir eksiklik var. Gürültü var, makineler çalışıyor., bunlar da rahatsızlık oluşuyor. En önemlisi de çevre atığı ve moloz oluşuyor. Mermerle beraber yağan yağmurun yerin altına girme olasılığını engelliyoruz” dedi.

10 YIL ÖNCE YOK SATAN TAŞA ŞİMDİ BAKAN YOK

Öte yandan Isparta Mermerciler ve Madenciler Derneği Başkanı Mustafa Küçükyaman da sektörü savundu. Mermercilik sektöründe moda olduğunu kaydeden Küçükyaman, doğayla en barışık sektör olduklarını söyledi. Küçükyaman şöyle konuştu: “Moda dediğimiz bir şey var. Her ne kadar devamlı satılacak diye bir görüş olsa da bizler sektörün içinde olanlar olarak buna katılmıyoruz. Antalya Finike bölgesinde çıkan limra dediğimiz bir taş var. 10 yıl önce bu taş yok satıyordu. Çıkan her taşın ihracatı yapılabiliyordu, ç piyasada değerlendirilebiliyordu. Ama şuanda yüzüne bakan yok. Denizli bölgesinde, İç  Anadolu Bölgesi ve Akdeniz Bölgesi’nde traverten dediğimiz taşın da alımını Amerika durdurdu. Şuanda o sektörde traverten işletmeci arkadaşlarımız maalesef çok sıkıntılı süreçte tabiri caizse serumla yaşamaktalar.

5-10 YIL SONRA SATILACAĞININ GARANTİSİNİ BEN VEREMEM

Burdur bölgesinde bej adıyla adlandırdığımız taşımızın da modası geçtiği an satılmayacaktır. Altının bile modası geçtiği an satılmaz. Moda diye tabir ettiğimiz bir durum var. Bu modayı takip edemezseniz 5-10 yıl sonra Isparta ve Burdur’un taşının satılacağının garantisini ben veremem. 

DOĞAYLA EN BARIŞIK SEKTÖRÜZ

Mermer ocaklarının doğayla en barışık sektör olduğu söylemeden geçemeyeceğim. Tabi görsel kirlilik var. Oradaki renk değişiyor. ama doğa görsel olarak kendisini yeniliyor. Bir çok sahada henüz ruhsat süresi dolmadığı ve saha terk edilmediği için örneğin şirket A bölgesindeki sahasını askıya alabiliyor. Bu yıl sipariş almayabiliyor, sonraki yıllarda aktif hale getirip çalışmaya devam edebiliyor. Ama bizde bilgi eksikliğinden dolayı çalışmış, bırakmış gitmiş gibi algılıyoruz. Ama bir çok yerde kesinlikle ruhsat süreci devam etmektedir.

BEDELLERİNİ ÖDÜYORUZ

Bizler mermer ocakları açarken ormanların ağaçlandırma bedellerini peşin ödüyoruz. Rehabilitasyon projesiyle ilgili bir takım fikirler ortaya atıldı. Bizler bu işe başlarken rehabilite projesini vermek zorundayız. Bu projeyi verirken rehabiliteyle ilgili bedeller ödüyoruz ayrıca teminatımız var. Rehabilite bedelimiz yetmez ise teminatımız da kullanılmaktadır. Rehabilitasyon sürecini sadece ağaçlandırmak olarak algılamak bana göre doğru değil. Rehabilitasyon bana göre insan hayatına faydalı hale getirebilmektir. Bunun örneklerini ben sektörümde beyan ediyorum.”

KORUMU VE KULLANMA DENGESİNİ ÖN PLANDA TUTARAK EKOLOJİNİN EKONOMİYE ZARAR VERMEYECEĞİNİ DÜŞÜNMEKTEYİZ

Görüşmenin sonucunda komisyon kararı açıklandı. Komisyon raporunu Komisyon Sözcüsü Faik Çırak okudu. Çırak, koruma ve kullanma dengesine işaret etti. Çırak, “Coğrafyamızdaki endemik bitki çeşitliliği, Milli parklar varlığı, Orman potansiyeli, Tatlı su kaynakları gibi değerlerimizin fazlalığı, ilerleyen yıllarda doğanın dengesinin korunmasında önem arz etmektedir.  Korumu ve kullanma dengesini ön planda tutarak ekolojinin ekonomiye zarar vermeyeceğini düşünmekteyiz. Maksadımız sürdürülebilir turizm, sürdürülebilir tarım, sürdürülebilir yaşam ve sürdürülebilir ekonomidir. Korunmasını istediğimiz alanlarımızda mermer sektörüne asla engel olmak gibi bir düşüncemiz söz konusu olmadığı gibi bu sektöre gerekli olan bölgelerde elimizden gelen yardımlarımızı da yapmamız gerekliliğini bilmekteyiz.Bakanlığımızın, bu önem arz eden yerlerimizin koordinatları üzerinde çalışarak gelen yatırımcıya işin tam başından izin vermeyerek , yatırımcının da boşuna zaman harcamamasını sağlaması uygun olacaktır” şeklinde konuştu. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim