19 Kasım 2017
  • BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Isparta 10 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 15 °C

Minik ellerden büyük hikâyeler

Minik ellerden büyük hikâyeler
Minik ellerden büyük hikâyeler

Ülkü İlkokulu 4C sınıfı öğrencileri Türkiye’ye örnek olacak bir çalışmaya imza attı. Çocuklar geçtiğimiz yaz sezonunda buldukları bir konuyu hikayeleştirip kitap haline getirdi. Ortaya çıkan eserler görenleri hayrete düşürüyor. Kitaplarda miniklerin küçük dünyasından kocaman dersler çıkartılıyor.

 

Okul Müdürü Ali Ulusoy’un büyük destekleri ve 4C sınıfı öğretmeni Mehmet Ali Çayır’ın büyük gayretleriyle Ülkü İlkokulu öğrencileri çok önemli bir eseri hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyor. Çayır’ın yaz tatillerini daha verimli kullanmaları adına öğrencilerine verdiği bir ödev bugün herkesi hayrete düşürmüş durumda. Çünkü öğrenciler öğretmenlerinin sözünü dinleyerek buldukları bir konuyu hikayeleştirip kitap haline getirdi. Yaklaşık 30 öğrenci yaz döneminde anne, baba, dede ve ninelerinden de yardım alarak birer kitap yazdı. Minikler buldukları hikâyelere kendilerini öyle kaptırdı ki bu durum hem öğrenci-veli ilişkisinin sıklaşmasına hem de zararlı olduğu düşünülen (Cep telefonu, bilgisayar oyunları vb.) alışkanlıklarından uzaklaşmasına vesile oldu. Velilerin de büyük katkısıyla ortaya çıkan eserler başta öğretmenleri olmak üzere görenleri hayrete düşürüyor.

YENİDEN YAZMAK İSTİYORLAR

Eserleri ortaya çıkaran minik eller ‘’Kitap yazmak çok güzel bir duygu. Yeniden yazmak istiyoruz’’ diyerek önümüzdeki yaz dönemi için de şimdiden hazırlık içine girmiş durumda. o minik ellerden bazıları kitap yazarken yaşadıklarını dile getirdi. Bunlardan ilki Yağmur Türkmen. Yağmur kitabında çember çevirme oyununu anlattığını belirterek, ‘’Hikayemde bir kız var. Güzel değerlerimizle ilgili gökkuşaklarını buluyor. Bir de onun dedesi var. Ona çember çevirmeyi öğretiyor. Bu hikâyeyi babamla birlikte yazdım’’ dedi. Rüveyda Işık da, ‘’Kitabımda ninemin yaylasını anlattım ve eski yörelerimizden bir yemeği tanıttım. Kimseden yardım almadım kendim yazdım. Yaylayı ve yemeği kendi gözlemlerime anlattım’’ diye konuştu. Melih ise ‘’Uzuneşek oyununu anlattım ve Mert diye bir çocuğun hayat hikâyesini anlattım. Uzuneşek eski oyunlardan biriymiş. Merak ettim, araştırdım ve yazdım. Bunu yaparken annemden yardım aldım ama genellikle kendim yazdım’’ şeklinde konuştu. Emir Efe ise ‘’Efelikle ilgili bir kitap yazdım. Kendi rüyamı anlattım. Yazarken dedemden yardım aldım’’ dedi.

BİZ DE BU KADARINI BEKLEMİYORDUK

Ortaya çıkan eserlerin hepsinin birbirinden kıymetli olduğunu bildiren öğretmenleri Mehmet Ali Çayır, süreci anlattı. Neden çocuklara kitap yazmalarını istediklerini anlatan Çayır, ardından buradaki amaçlarını söyledi. Ardından ortaya çıkan kitaplar karşısında kendilerinin de şaşkınlıklarını gizleyemediklerini ifade eden Çayır, bu tür etkinliklere devam edeceklerini belirterek şunları söyledi;

YAZ DÖNEMİNİ DAHA VERİMLİ KULLANMALARINI İSTEDİK

‘’Bu çalışmayı çocuklarımıza 3’ten 4’e geçerken yani yaz döneminde yapmalarını istedik. Çocuklarımıza zaman geçirdiğiniz yerleri kısaca anlatın ve bunun yanında eski oyunlardan bir tanesini ya da geleneksel yemeklerimizden bir tanesini anlatmalarını ve kitap haline getirmelerini istedik. Ama

bunu ‘Günlük şeklinde değil de hikâye şeklinde kaleme alın’ dedik. Bu konuda Doçent bir arkadaşımızdan hikâye nasıl yazılır neye dikkat edilir bilgi aldık. Bu sayede öğrencilerle velilerimizin birlikte zaman geçirmesi için bir çalışma yaptırdık yaklaşık 3 saatlik. Arkadaşımız geldi ve bize hikâye nasıl yazılır velilerimiz ve öğrencilerimize anlattı. Hatta dedeleri ve ninelerinden de gelen oldu.

ulku-minik-eller-buyuk-hikayeler-(1).jpg

SAF DUYGULARLA ANLATILAN HİKLAYELER

Öğrencilerimize yaz sezonunda dedelerin ya da ninelerin geçmişte oynadıkları oyunları anlatmalarını ayrıca gidip gördükleri yerleri anlatmalarını ve bunu kitaba dökmelerini istedik. Çocuklarımıza yazdıkları hikâyeleri Ekim ayının sonuna kadar kitap haline getirmelerini istedik. Özellikle çocuklarımızın yazdığı bu hikâyelerin üzerinde en ufak bir düzeltme ya da oynama yapmadık. Kitaplara bakıldığı zaman hatalar bariz şekilde görülüyor. Ama saf duygularla yazılan hikâyelerdi bunlar. Hikâyelere baktığımız zaman umduğumuzdan daha farklı daha güzel kitaplar ortaya çıkmış. Çocuklarımız yaşadıklarını, öğrendiklerini, gördüklerini kendi dünyalarında hikayeleştirip kitap haline getirmişler. Bu hikâyeleri kendi çektikleri fotoğraflarla da süslemişler ve Ekim ayı sonu itibariyle bizlere getirdiler.

KÖTÜ ALIŞKANLIKLARINDAN UZAKLAŞTILAR

Velilerimizin tepkisi çok olumlu oldu. Yaptığımız bu çalışmadan ötürü bizlere teşekkür ettiler. Çoğu velimiz çocuğunun dedesi ve ninesiyle yaz ayında çok farklı zaman geçirdiklerini ve bunun hem atalarına hem de kendilerine çok büyük katkı sağladığını belirtti. Hatta bir öğrencimizin annesi ‘Hocam çocuğumuz normal zamanda cep telefonuyla uğraşır hiçbir şey yapmazdı. Ama bu kitabı yazacağı zaman hem arkadaşlarıyla vakit geçirdi hem de dedesi, ninesi ve bizlerle vakit geçirerek merak ettiklerini öğrendi. En önemlisi de yaklaşık 1,5 aydır telefonu eline almıyor ve bu bizi çok mutlu etti’ dedi.

AMAÇ; ÖĞRENCİ VELİ İLİŞKİSİNİ SIKLAŞTIRMAKTI

Çocuklarımız bu kitabı yazarken sosyal çevrelerinin etkileşimi büyük katkı sağladı onlara. Ama buradaki amacımız; Kopuk olan öğrenci veli ilişkisini sıkılaştırmaktı. Çünkü iş telaşının içerisinde çocuklarımıza zaman ayırmıyoruz. Ayırdığımızı düşündüğümüz zamanı da aslında ayırmıyoruz. Bunları yaparken de dede ve ninelerinin yanına zorla giden çocuklarımızın severek gitmelerini arzulamıştık ve başardık. Yine bunların yanında Ispartamızın ya da kendi memleketlerinin değerlerini öğrenmelerini ve unutmamalarını istemiştik bunda da başarılı olduk. Şimdi çocuklarımız ve velilerimiz kitap yazma işini tekrar yapmak istiyorlar. Çocuklarımızın farkındalıklarını görme, farklarını ortaya koyma ve güzel zaman geçirerek geçmişini öğrenmelerini istiyoruz. Çocuklarımızdan beklenmedik bir ürünle karşılaştık. Şunu düşünmemek gerekiyor; Bizim örf ve adetlerimiz unutulacak. Büyüklerimiz küçüklerimizi eline alır geleneklerimizi anlatır ve öğretirlerse unutmayacaklarını düşünüyorum.

ESKİDEN BU OYUNLARINA YÜZÜNE BAKMAYAN ÇOCUKLARIMIZ

ŞİMDİ TENEFFÜSLERDE KARŞILIKLI BU OYUNLARI OYNUYOR

Çocuklarımızın kitapları yazarken eski oyunları araştırmalarını ve yazmalarını istemiştik. Ortaya çıkan hikâyelerden dikkatimi çekenler oldu. Örneğin 5 taş oyunu. Yazdıkları hikâyede oyunda kullanılan kelimelerin birebir aynıları tamamen geçiyor. Yine çember çevirme oyununda nelere dikkat edilir, 7 kiremit oyunu nasıl oynanır. Yeni nesil bu oyunlarımızı bilmiyor. Hatta geçtiğimiz sene bu oyunlarımızı

okulda oynatalım dedik. Çocuklarımızın ilgisini bile çekmedi. Ama şimdi hikâyeleri araştırıp yaptıkları zaman teneffüslerde bahçede çocuklarımız bu oyunları oynamaya başladı. En çok ceviz oyunu oynamaları dikkatimi çekti. Keloğlan televizyonda oynuyor ama çocuklarımız gerçekte görmüyordu. Hatta ceviz oyununu anlatan çocuklarımız yanındaki arkadaşlarına da bu oyunu anlatıp beraber oynadıklarını gördük. Çocuklarımız bu oyunlardan haberdar oldu.

ÇOK ETKİLENDİĞİMİZ KİTAPLAR OLDU

Kitapların içinde dikkatimizi çeken hikâyeler oldu. Örneğin ‘Kaybolduğum an’ isimli bir kitap vardı. Ben onu okuduğumda çok etkilendim. Neden etkilendim? Çünkü çocuk kaybolduğundaki duyguları hayal dünyasını da işin içine katarak gördüklerini bir bir anlatmış. Hem de analiz ederek yazmış. Bir de buna anne ve babasının o anki yaşadığı duyguları da işin içine katmış. Kitabın son cümlesinde de ‘Ben biliyorum ki artık sokak çocuklarına daha farklı gözle bakıp onlara daha iyi davranacağım’ yazması beni çok etkiledi. Kendine neden böyle yazdın diye sorduğumda ‘Öğretmenim ben yaklaşık 5-10 saat sokakta kaybolduğumda orada yalnızlığın ne olduğunu, nasıl bir tehlike içinde olduğumu çok iyi anladım. O çocuklara kaybolmadan çok farklı bakıyordum şimdi çok acıyorum. Yardım etmek istiyorum’ diye konuştuk kendisiyle.

BİR TANESİ PROFESYONEL HİKÂYE GİBİ OLMUŞ

Bir diğeri de ‘Gökkuşağındaki 8. Renk’ isimli kitap. Biliyorsunuz gökkuşağında 7 renk vardı. Bu kitap dikkatimi çekti. Değerlerimizi el almış. Her bir değerin farklı yerlerde gizli olduğunu bulmak için mutlaka bir şeylerin yapılması gerektiğini ifade etmiş. 8. Renkte bir güveninin olduğunu anlatmış. Bu gerçekten profesyonel bir hikâye gibi olmuş ki babasıyla bu çalışmayı yapmış.

GÜNEŞİN ÖNÜNDEKİ KÜÇÜK KARARTILARI ALIP DAİMA GÜNEŞE GİTMELERİNİ SAĞLAYACAĞIZ

Kitaplarda hiçbir şey olmasa bile yazdıkları birer cümle o çocukların kendi gözlerindeki hayatlarını ortaya koyuyor. Bu çok önemli. Çok memnumum. Kitapların her birinde farklı güzellikler var. Kim olursa olsun hangi yaşta olurlarsa olsunlar bir bireye fırsat verildiğinde neler ortaya koyabileceğini görmüş olduk. ‘Çocuklarımız bunu yapamaz’ demeyeceğiz. Mutlaka yapması için fırsatlar vermeliyiz. Kitap yazma etkinlerimiz devam edecek. Diğer sınıflarımızda da bunları yapacağız. Rehber öğretmenimiz takip ediyor. Bu çalışmaları biz su arkı olarak görüyoruz. O çöpleri alırsak su daha akıcı olacaktır. Güneşin önündeki küçük karartıları alıp daima güneşe gitmelerini sağlayacağız.’’

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • SDÜ’de bu bölüme ilk 3’te yerleşenlere 625 TL karşılıksız burs19 Temmuz 2017 Çarşamba 14:14
  • 3 bin 300 öğrenci okulla tanışacak06 Temmuz 2017 Perşembe 10:37
  • Gelecek burada17 Haziran 2017 Cumartesi 14:13
  • BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ05 Haziran 2017 Pazartesi 09:36
  • Milli Eğitim harekete geçti03 Haziran 2017 Cumartesi 10:37
  • Milli Eğitim sosyal medya için harekete geçiyor23 Mayıs 2017 Salı 10:37
  • Isparta’da zorunlu eğitim 13 yıla çıktı22 Mayıs 2017 Pazartesi 18:43
  • Adım adım dünyanı geliştir17 Mayıs 2017 Çarşamba 09:33
  • 14 bin öğrenci mezun oldu15 Mayıs 2017 Pazartesi 11:38
  • Isparta eğitiminde STEM modeline geçilecek24 Nisan 2017 Pazartesi 08:35
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim