25 Temmuz 2017
  • BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Isparta 19 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 21 °C

Okutan’dan Zabun’a yanıt gecikmedi

Okutan’dan Zabun’a yanıt gecikmedi
Kimseye diyet borcum yok!

MHP Milletvekili adayı Nuri Okutan, AK Parti İl Başkanı Osman Zabun hakkındaki söylemlerine yanıt verdi. Zabun’un saltanat yönetim anlayışından çok etkilendiğini belirten Okutan, ‘’Aslolan, çok önemli olan 1 Kasım seçimleridir. 1 Kasım’da çözülmeciler ile milli duruşun mücadelesi vardır’’ dedi.

 

AK Parti İl Başkanı Osman Zabun ile MHP Milletvekili adayı Nuri Okutan arasındaki gerginlik tırmanıyor. Son olarak Zabun, Okutan’ı ve MHP’yi hedef alarak birtakım açıklamalarda bulunmuş ve Okutan’a ‘’AK Parti’nin valisi’’ demişti. Bu açıklamadan sonra Okutan’dan Zabun’a yanıt gecikmedi.

SALTANAT YÖNETİM ANLAYIŞINDAN ÇOK ETKİLENMİŞ

Zabun’un hukukçu olduğunu bildiğini ancak sokak ağzı ile konuşmasına bakıldığında kendisinin ya hukuk okumadığını ya da okurken derslerden kırdığını iddia eden Okutan, şunları söyledi; ‘’Öyle dahi olsa Valilerin idari sisteminde ki konumu ilkokul dönemin de vatandaşlık derslerinde okutuluyor. Valiler ili; il idare kanununa göre ve yetki genişliği ilkesine göre yönetirler. Valiler tıpkı 657’ye tabi devlet memurları gibi bir partinin valisi değildirler. Bu manada siyasi iktidarın valisi olmazlar. Devletin memurlarıdırlar. Ve iller de devleti temsil ederler, kanunları uygularlar ve hükümet programlarını yürütürler. Türkiye Cumhuriyeti çok şükür hala bir hukuk devletidir ve valiler de tıpkı diğer kamu görevlileri gibi hukuktan aldığı güçle görevlerini yaparlar. Başkan “benim valim, benim rektörüm, benim müdürüm, benim, benim , benim…” söylemli saltanat yönetim anlayışından çok etkilenmiş olmalı ki bu marazlı yaklaşımı dillendirmektedir.

SİYASİ İKTİDARLA DEĞİL HALKTAN ALDIĞIM DESTEKLE ÇALIŞTIM

Ben 57. Hükümet döneminde vali oldum ve o tarihten itibaren de çalıştığım bütün illerde siyasi iktidarın değil devletin valisi olarak görevimi yerine getirdim. Her türlü siyasi görüşe sahip insanların rahatlıkla ulaşabileceği devletin valisi olarak çalıştım. Siyasi iktidarı değil, halkımdan destek alarak çalıştım. Bu çerçevede gittiğim her ilde eğitim, ekonomi ve sosyal kalkınma birinci önceliğim olmuştur. Bu hususlarda yaptığım çalışmalar da Türkiye de örnek proje haline gelmiş, dünyada Birleşmiş Milletler Literatürüne geçen projeler olmuştur.

ÇALIŞTIĞIM YERDE HERKES KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMİŞTİR

Okul öncesi eğitim ve mesleki eğitim, okuma faaliyetleri, imece usulü ile okullar yapılması, gençlik faaliyetleri, kadın ve mesleki kültür çalışmaları yürütülmüştür. Bilhassa ekonomik getirisi olan ağaçlandırma v.b. gibi çalışmalar hayata geçirilmiştir. Gerçekte olması gereken vatandaş devlet kucaklaşması, bölge insanın kendisini 1.sınıf vatandaş hissetmesi sağlanmış ve ilk defa batıdan doğuya geri dönüş gerçekleşmiştir. Çalıştığım tüm illerde görüşü ne olursa olsun herkes kendini güvende hissetmiş, ayrılırken de her görüşe sahip vatandaşlarımız tarafından sevgi ve saygı ile uğurlanmışımdır.

KİMSEYE DİYET BORCUM YOK

Valilik müktesabımdan olacak politika yaparken karşı tarafı incitmemeye, küçük politik rantlar için devletin genel politikalarına zarar vermemeye, devleti ve ülkemi zaafa düşürecek dil kullanmamaya özen gösteriyorum. Sırf muhalefet olsun diye bildiğim bilgileri, yaptığım analizleri sorumsuzca kullanmamaya dikkat ediyorum. Konuştuklarım süzgeçten geçirilerek yapılmış bilgi niteliğinde konuşmalardır. İlginçtir AKP teşkilatı tarafından aday olduğum günden bu yana tarafıma sürekli yaptığım görevimle ilgili alakasız, imalı saldırılar yapılmaktadır. Şunu tekrar açık ve net olarak bir kez daha belirtmek istiyorum: AKP iktidarı geldiğinde ben zaten devletin valisiydim. Kimseye Diyet borcum yoktur. Şayet konuşulursa da kimin borçlu olduğu ortaya çıkar.

ÖRGÜTLE YAPILAN ANLAŞMAYA GÖRE GÖREVDEN

ALINDIM VE YIPRATILMA SÜRECİNE TABİ TUTULDUM

Ben çalıştığım tüm illerde Milli projeler uyguladım. Çözülme sürecinin hiçbir zaman içinde olmadım. Terörle aktif mücadelemi her zaman sürdürdüm diğer taftanda insanları kucakladım ve ilin üretim gücünü artıracak çalışmalar yaptım. Benim çalıştığım dönemde Ankara’da hükümet nezdinde terör uzantıları ile devlet sırları paylaşılırken onlar benim nezdimde yüz bulamamış bu husus yandaş medya da eleştiri konusu olmuştur. Milli çizgide duruşum tenkit edilmiştir. Buna rağmen çözülme süreci ile ilgili kaygılarımı, Oslo görüşmelerini bilmeden en üst düzeye kadar yazılı ve sözlü olarak rapor ettim. Bunun üzerine o tarihlerden sonra Oslo anlaşmasına göre veya örgütle yapılan anlaşmaya göre görevden alındım ve yıpratılma sürecine tabi tutuldum. Gündem çarpıtmak amacıyla bana yönelmek yerine içinde bulunduğumuz sürece uygun, milleti ilgilendiren önemli konulara dönelim.

MİLLİ TANKLAR ŞEHİR MERKEZLERİNE YUVALANAN TERÖRİSTLERE KARŞI NEDEN KULLANILMADI?

Bizim güvenlik güçlerine ve istihbarat birimlerine güvenimiz tamdır. Ancak bütün tv kanallarının görüp ve söylediği gibi aynı anda il ve ilçelerde emniyete ait birimler basılmakta istihbarat terör bilgileri değerlendirilmemektedir. Bizim de itirazımız tam da bunadır. Güvenlik güçlerinin istihbarat raporlarına göre işlem yapılmalıdır. Diğer yandan milli tanklar projesi daha önceki hükümetler döneminde başlanmış bu hükümet döneminde sonuçlandırılmıştır. Bundan da memnuniyet duyuyoruz. Ancak bu tanklar çıplak gözle görülebilen terör kampları ve şehir merkezlerine yuvalanan teröristlere karşı neden kullanılmamıştır?

ŞU SORULARIN CEVAPLARINI VERİN!

Şimdi, siz Genel Başkanımızın dillendirdiği şu sorulara cevap verin: Oslo da kiminle neden görüşme yaptınız ve bunu halktan neden gizlediniz? Çözülme süreci, açılım, kardeşlik süreci, demokratik açılım söylemi dahil neden Aponun kullandığı jargonlarla milleti uyutuyorsunuz? Siz İmralı ile mektuplaştın mı? İmralı da yaşayanı İmralı dışına çıkararak sosyal etkinlikler düzenlediniz mi? Kandile kriptolu telefon göndererek onlarla görüştünüz mü? KCK’nın kuruluşunda onlarla bir oldunuz mu? Genelkurmay kozmik odası bilgileri sizin sayenizde kimlerin eline geçti? Bundan sonra tek başına iktidar olamayacaksınız. Ama olası iktidar söz konusu olursa, bundan sonra sizi kimlerin kandıracağını düşünüyorsunuz? İktidarda bulunan bir hükümet seçim öncesi vaatlerde bulunmak yerine yapmayı söylediği şeyleri zaten yapması gerekmez miydi?

1 KASIM’DA TÜRKİYE CUMHURİYETİ’Nİ BÖLMEK İSTEYENLERİN MÜCADELESİ VARDIR

Hülasa 1 Kasım da partiler arası bir seçim yarışı yoktur, yarım kalmış SEVR in hesaplaşması vardır. 1 Kasım’da Çözülmeciler ile milli duruşun mücadelesi vardır. 1 Kasım da milli projeler ile gayri milli (BOP)projelerinin yarışı vardır. 1 Kasım‘da Türkiye Cumhuriyeti’ni bölmek isteyenlerin mücadelesi vardır. Aslolan budur, çok önemli olan budur.’’

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim