23 Ocak 2017
  • BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Isparta -4 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 2 °C

Okuyucudan Mektup Var!

Okuyucudan Mektup Var!
kent32 okuyucuları mektuplarıyla gündemi değerlendiriyor... işte ilk yazı...

30 Mart günü Türkiye yerel seçimler için sandığa gidecek. Ancak 17 Aralık'ta başlayan Yolsuzluk operasyonu ortamı son derece germiş, ülke ötekileştirme, kutuplaşma ve bölünmeler yaşayarak ilerlemeye çalışıyor.

17 Aralık operasyonu öncesine kadar Ak partinin önemli bir unsuru olan Cemaat ve hatta parti içindeki muhafazakar kesimler hem ayrıştı hem de yüksek sesle muhalefet yapar hale geldi. Her ne kadar yolsuzluk operasyonunun Ak Partiye zarar verdiği düşünülse de en büyük zararı Sanayi Bakanı Ergün'ün ŞEHVET, ŞÖHRET VE SERVET'e bulaşmadım deyip görevinden ayrılması ile, Şehircilik bakanı Bayrak'tarın BAŞBAKAN'da istifa etmeli, bilgisi dahilinde yaptım çıkışları verdi. Partinin kendi içindeki konuşmalar dikkati çekiciydi ve İdris Naim Şahin'de yönetme iddiası bulunmayan BÜROKRATİK OLİGARŞİ'ye dikkat çekerek istifa etti.

Youtube'ta yayınlanan ses kayıtları ise hükümeti daha da zoru soktu, kabine değişiklikleri yapıldı ancak ardı ardına yayınlanan ses kasetleri hükümete olan inancın zayıflamasını pekiştirdi. Ak parti tabanı açısından en büyük yarılma dindarlık üzerinden herkesin kendisini yeniden sorgulaması oldu. Gülen cemaati dışında kalan cemaatlerin bir çoğu biraz da marjinalleşmiş olmalarının verdiği kıskançlık ve hırsları nedeniyle Gülen cemaatine karşı hükümetin yanında oldu. Hükümetin Gülen cemaati dışındaki cemaatlere ilişkin olumlayıcı ve destekleyici açıklamaları basında yer aldı. Zira hükümet en büyük düşmanı olarak artık eski Kemalistleri ve PKK'yı değil, Cemaati görmeye başladı. Ak Partinin yerel seçimlerde gösterdiği adaylar taban tarafından ciddi eleştiriler aldı.

2009-2010 ve 2011 seçimlerinin verdiği rahatlıkla kimi koysak kazanırız mantığı yine devredeydi. Ama 17 Aralık operasyonu tüm kurguları yerle bir etti. Cemaatin oyunun nereye gideceğini hep birlikte göreceğiz ve bu durum AKP için derin bir endişe nedeni. Oy erimesini azaltmak isteyen AKP yöneticileri her ilde cemaat hariçi her türlü unsurla işbirliği yapmayı tercih etti.

Bu durum belki de ilerde AKP'nin de kendi içindeki çatlamayı hızlandıracak bir faktör olacak. Ülke için önemli operasyonlar olarak sunulan, Ergenekon ve Balyoz davalarında tahliyeler başlatıldı, Ak Parti Kürt siyasetinin ortak bir unsuru olarak mevzilenmeye başladı. Daha önce asker hem AKP'nin hem de cemaatin ortak düşmanı idi. Ortak düşman kalmayınca birbirlerine saldırmaya başladılar gibi. AKP yeni müttefik olarak Kemalistleri ve Kürt siyasetini seçti. Erdoğan'ın Diyarbakır mitinginde ne bir Türkçe afiş, nede başka bir söylem yer aldır bilbordlarda. Aslında ülke siyasi bir çözülme sürecine doğru evrilmekteydi. Ve yaşanan boğuşma siyasi sistemi eninde sonunda kilitleyecek özellikler taşıyordu. Zira, çözüm sürecinin ne olacağı ileride bir Kürt Baharının yaşanıp yaşanmayacağı, Cemaat ve hükümetin kılıçlarını dışarda tutmaya devam edip etmeyecekleri hala belirsizliği koruyor ve bir uzlaşı imkanı şu an bulunmuyor. Türkiye'de insanlara iyi insan olma yolu gösterilmeden ve şansı verilmeden iyi vatandaş olmaları bekleniyor aslında. Çoğu seçmen hırsızlık, ayakkabı kutusu ve dindarlık arasında sıkışmış vaziyette.

Düne kadar solcuya, kemalistlere ve ulusalcılara kızan muhafazakar kesim şimdilerde çalmayan mı var argümanına ya da din dersi okullarda okutuluyor, başımız kapalı kızlarımız okuyor söylemleri arasına sıkışmış durumda. Dini kurumların, cemaatlerin ve diyanetin belirgin bir yara aldığı ve toplumsal değer yargılarının ciddi oranda aşındığı bir seçim süreci yaşanarak günler geçiriliyordu.

Son olarak, siyasi sistem mevcut işleyişini devam ettirir ise Türkiye'de AKP ve Neo-Kemalizm ittifakı yaşanacak görünüyor. Kürt siyaseti psikolojik bir kopuşun eğişinde ve güneydoğu için her şey imkan dahilinde. Cemaat ise kontrollü bir geri çekiliş ve izleme pozisyonu alacak gibi duruyor. Daha tehlikelisi, ülke çok yönlü çekim alanlarının etkisi altında güç merkezleri arasında fiilen bölünecektir.

SİZDE OKUYUCU MEKTUBU GÖNDERMEK İSTERSENİZ YAZINIZI haber@kent32.com ADRESİNE İLETEBİLİRSİNİZ.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Şehitlerimize yazık
28 Mart 2014 Cuma 23:18
23:18
Kürt Baharı önemli bir cümle. Akp gerçeği. Bugün Cuma namazında resmen imamlar akp oy istedi. bölün ülkeyi, dindarlık adı altında ayakkabı kutusu partisini destekleyin. yazık.
Diğer Haberler
  • Yerel medyana sahip çık!14 Ocak 2016 Perşembe 11:20
  • Gazetecilerimizin yaptığı iş kamu hizmetidir10 Ocak 2016 Pazar 13:35
  • Haber hakkımız engellenemez09 Ocak 2016 Cumartesi 11:50
  • Soğuk havalarda içinizi ısıtacak içecekler...01 Ocak 2016 Cuma 23:06
  • Ispartalılarla dalga geçiyorlar (!)21 Ekim 2015 Çarşamba 12:46
  • Oy kullanırken bu rakamları göz önünde bulundurun…20 Ekim 2015 Salı 13:10
  • Gelendost Belediye Başkanı Sezgin, Birebir'de05 Ekim 2015 Pazartesi 13:41
  • Birebir’de bu kez başkanlar konuşuyor28 Eylül 2015 Pazartesi 12:33
  • Basın camiasından mutlu bir haber27 Ağustos 2015 Perşembe 23:24
  • Meslektaşlarımızı dualarla yad ettik01 Ağustos 2015 Cumartesi 12:58
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim