25 Ocak 2017
  • BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Isparta 4 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 7 °C

Risale Nur'lar devlet güvencesi altına alınıyor

Risale Nur'lar devlet güvencesi altına alınıyor
Aralarında Isparta Milletvekili Bilgiç'in de bulunduğu Plan ve Bütçe Komisyonu, Torba Yasa kapsamında Said-İ Nursi'nin yazdığı Risale Nur'ların telif haklarını düzenleyen bir madde koydu.

AK Parti Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç, yoğun Plan ve Bütçe Komisyonu çalışmalarına verilen kısa arayı seçim bölgesinde değerlendirdi. Milletvekili Bilgiç, Isparta'ya gelirken yanında Kültür ve Turizm Bakanlığı Baş Müşaviri Abdurrahman Çelik'i de getirdi, inanç turizmi merkezi adayı Barla'da inceleme çalışması yapılmasına vesile oldu. Bu çalışmaya Barla Platformu Başkanı Sait Yüce de katıldı.

Öğretmenevi'nde gazetecilerin karşısına çıkan heyet, Barla'da yapılacak çalışmalar hakkında bilgilendirme yaptı. Toplantıda  Milletvekili Bilgiç'in de başkan vekili olarak içinde bulunduğu Plan ve Bütçe Komisyonu'nun Torba Yasa kapsamında Risale Nur eserlerini telif haklarıyla ilgili düzenleme yapan madde ve buna yönelik eleştireler de değerlendirildi. Milletvekili Bilgiç, Başbakan'ın ve Hükümetin ağır saldırılara maruz kaldığını belirterek şöyle konuştu:

TELİF HAKLARI KORUNACAK

"4 aydır  basın üzerinden belli noktalar üzerinden Risalelerinin basılamayacağını, bandrol verilmeyeceğine ilişkin olarak Başbakan Erdoğan'a ve kendilerine karşı çok ağır ifadelerle saldırılar da bulunuluyor. Bunların yanlış olduğunu, bahsedilenlerin iftiradan öte bir şey olmadığını bir şekilde teyidi anlamında olduğunu söylüyoruz. Devlet tarafından risale nurların önüne bir engel çıkarılması,  basılmasının engellenmesi, kamulaştırılarak tamamen ortadan kaldırılması gibi bir şey asla ve asla mevzubahis değil. Bilakis miras hukukundan kaynaklanan, hukuki varisler, atanmış varisler bu süreç içerisinde oluşan bir çok sorunda, varislerin bunların herkes tarafından basılması yönünde sözlü beyanları olmasına rağmen, bunların yazılı beyana dönüşmemesi nedeniyle, Telif Hakları Genel Müdürlüğü önünde bandrol verilmesine ilişkin olarak ortaya çıkan şikayetler üzerine risale nurlar basılamıyor. Bunun önündeki engelin kaldırılması adına koruma süresi beklenmeden, bunların kamuya mal edilmesi, telif sahipleri için münasip bir telif hakkının ödenmesi saklı tutulmak kaydıyla, bu eserlerin devlet tarafından mutlak suretle yayımlanmasını zorunlu kılmak kaydıyla böyle bir düzenleme geliyor. Bu düzenleme, bu eserleri sadece devletin basacağı anlamına gelmiyor. Aslına uygun bir şekilde Diyanet İşleri Başkanlığı da bunu basacak. Diyanetin koordinatörlüğünde de aslına uygun bir şekilde olmak kaydıyla, bunu isteyen bütün yayınevleri, bunu basmaya devam edebilecekler. Bu noktada acaba bunu herkes basabilecek mi, basamayacak mı gibi endişeler yersizdir. Bu düzenleme bırakın kamulaştırmayı bilakis Risale-i Nur'u koruma altına almaktadır. Sadeleştirme adı altında yapılan tahribatlardan da korumanın bir yolu olarak ortaya çıkmaktadır."

ASLINA UYGUN BASILACAK

Barla Platformu Başkaın Sait Yüce de söz konusu düzenlemeyi desteklediklerinin altını çizerek şu açıklamalarda bulundu:

"Bediüzzaman 130 parça eser telif etti. Bunların önemli bir kısmını Barla‘da yazdı. O günün zor şartlarında baskıların, hapislerin, sıkıntıların olduğu zamanlarda bu iman ve kur'an hizmetinin temelleri burada atılmış ve Risale Nur'lar dediğimiz önemli Kur'an-ı Kerim tefsirleri burada telif edilmiş. Bu eserler vefatından 54 yıl sonra geçti. Bugüne kadar bir çok yayın tarafından basılmakta olan bu eserler,  kanuni ve atanmış mirasçılarının tam belirlenememesi,  son yıllarda eser üzerinde bazı yayınevleri tarafından sadeleştirme, değiştirme ve tahrif etme gibi çalışmalar yapıldı. Bu da Bediüzzaman'ın hayatta olan varisleri ve eserlerinden 'benim varislerimdir, benim yerime hareket ederler. Bu eserlerin neşrinde onları görevlendiriyorum' dediği bizim 'ağabeyler' diye bildiğimiz 90'lı yaşlara ulaşmış olan o zatlar, bu rahatsızlıklarını beyan ettiler ama ilgili yayımcı kuruluşlar buna dikkat etmediler, kulak asmadılar ve bu eserlerini dünyanın her yerinde ve Türkiye'de okuyanı, seveni  de bundan rahatsız olmasına rağmen bir şey yapılamadı. Hak sahibi, kanun önünde, ilgili fikri ve sınai hakları kanununda belirtilen hak sahibi tam belli olmadığı için bu yanlışlıklara müdahale edilmedi. şikâyetler ilgili makamlara yapılınca da hükümetimiz, devletimiz,  ilgili Kültür Bakanlığı buna tedbir koymak zorunda kaldı. Tabi ki bu eserlere çok talep var.  Bu eserlere bir kaç aydır bandrol verilemez oldu. Bunu aşmak için de TBMM'nin ilgili komisyonlarında, böyle bir çözüm geliştirildi. Bu çözüm, bu eserleri engellemek değil veya tekele almak değil, risale nurlarının yazarının iznine uygun, bugün vasiyeti ile varis bıraktığı talebin rızası ile yapılan bir iş. Dolayısı ile aslına uygun basılabilecek, basılmaya devam edecek. Bunu bozmadan, aslına uygun basan herkese müsaade verilecek. Bugün maalesef, hak sahibi belli olmayan, geçmiş asırlarda, 60 sene önce yazılmış ama sahipleri bugün burada olmayan bazı eserler tahrifat ve sadeleştirmeler olduğu için bugün tanınmaz hale gelmiştir. Bu Risale-i  Nur'ların da başına böyle bir tehlike gelmesi söz konusuydu. Ama alınan tedbir ile aslı muhafaza edilecek ve güzel bir şey olacak. Bediüzzaman'ın Emirdağ Lahikası diye bilinen eserinde, birden fazla vasiyet mektubu var. Bugüne kadar ... Hem medeni, hem de şeri kanunda hem insan hakları açısından, vasiyet edenin, vasiyet edilmesi gerekiyor. Müellif de bu eserlerin de diyanet işleri başkanlkığı tarafından basılmasını, sahip çıkılmasını, himayet edilmesi,  muhafaza edilmesi ve bu neşriyatın diyanet işlerinin yapmasını istemiş. Açık beyanları var. Bu vasiyeti de yerine gelmiş olacak. Bu demek değildir ki sadece Diyanet İşleri Başkanlığı basacak. Bu müellfin ve bugün yaşayan varislerinin arzusuna göre basan herkese bu izin verilecek. onun için yapılan  bu düzenlemeden memnunuz.

İADE-İ İTİBARDIR

Uzun yıllar Bediüzzaman Said Nursi'nin eserleri uzun yıllar yasaktı. Merhum Özal döneminde 163. maddenin kaldırılmasına kadar bu eserleri basmak okumak  yasaktı. Okuyan binlerce insan hapiste kaldı. Çok şükür uzun süre yasak olan bir eser bu hükümetimiz döneminde kamu yararına bir eser kabul edildi ve devlet korumasına alındı. Bu eseri yücelten, adeta itibarını iade eden önemli bir adım. Bu asla tekele almak değil o eserin değerini yücelten bir müdahale oldu. Yıpratmaların bu oluşturulmak istenen algınının haksız olduğunu söylemek isterim. Çünkü, arkasında başka siyasi maksatlar var. Bunu ifade edenler de Risale-i Nur camiası içinde yüzde 1'lik bir gruptur. Onların siyasi tercihlerle başka şeylerle bu niyetlerini açığa çıkaran gelişmeler oldu. Risale-i Nur ile ilgili bandrolle ilgili  Meclis'te yapılan çalışmayı siyasi maksatla başka yere kanalize ettiler. Hükümete karşı çıkmak için bunu kullandıkları net görülüyor. Bediüzzaman'ın bugün hayatta olan 5 talebesi var. Bıraktığı vasiyetnamede talebelerinin isimleri var.  Bu 5 kişi yapılan işlemden memnunlar. Tehlikeli ve sakıncalı olmadığını söylediler."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim