30 Mart 2017
  • BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Isparta 6 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 9 °C

Sancılı bir yılı geride bıraktık

Sancılı bir yılı geride bıraktık
Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Ali Balaban, 2013-2014 Eğitim-Öğretim yılının birçok açıdan sancılı geçtiğini ifade ederek, özellikle MEB yasasıyla tüm dengelerin alt üst edildiğini ve 76 bin yöneticinin görevine son verildiğini ileri sürdü.

2014 Eğitim-Öğretim yılını değerlendirdi. Eğitim-Öğretimin sancılı bir dönemi geride bıraktığını belirten Ali Balaban, “Özellikle MEB Yasası ile eğitimde tüm dengeler alt üst edildi, 76 bin yöneticinin görevine son verildi, adeta bundan sonra siyasi erke biat etmeyenlere adeta ‘bertaraf olun’ denildi. Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir kadrolaşma operasyonu yapıldı, dershanelerin kapatılması yasalaştı. MEB çalışanları fişlendi, askeri darbe dönemlerini hatırlatan fişlemelerin üzeri örtüldü. Öte yandan okullaşma oranlarında beklenen ilerleme sağlanamadı, derslik açığı, öğretmen açığı yine giderilemedi, ücretli öğretmenlik uygulaması devam etti, okullarda fiziki alt yapı yetersizlikleri öncelikli sorunlar arasında yer aldı. Geride bıraktığımız yıl içerisinde özür grubu tayinlerinde Bakanlığın inadı sürdü. Özür grubu tayinlerinin yılda iki kez yapılmasını, öğrenim özrünün özür grubu tayinleri içinde yer almasını ve il-ilçe emrinin geri getirilmesini talep etmemize rağmen Bakanlık uyarılarımızı göz ardı etti. Bölgeler arası ve okullar arası farklılıklar giderilemedi” dedi.

GÖREVLERİ SONA ERDİ

Balaban, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Milli Eğitim Bakanlığı öyle bir yasa ihdas etti ki, eğitim camiasında infial yarattı. Dershaneleri kapatıyoruz diye yol açan iktidar, bir baktık ki, adeta milli eğitimin kökünü kazımaya ant içmiş. Bütün itirazlarımıza, yasanın sakıncalarını anlatmamıza rağmen siyasi erk ve MEB inadından vazgeçmedi. Siyasi erk, MEB Yasasını çıkararak milli eğitimin temel taşlarını yerinden oynattı. Bu yasayla birlikte 4 yılını dolduran okul müdürleri, müdür başyardımcıları, müdür yardımcıları görevden alındı; il milli eğitim müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri, il milli eğitim müdür yardımcıları, MEB’de üst düzey yöneticilerin görevlerine son verildi. 4 yılını dolduran okul yöneticilerinin görevi 13 Haziran'da hukuken sona erdi.

MEB’DE YÖNETİCİ OLAMAYACAKLAR

Sayıları 76 bini bulan yöneticinin kazanılmış hakları ve sosyal statüleri hiçbir gerekçe gösterilmeden bir yasayla ellerinden alınmıştır. Bundan sonra MEB’de iktidara biat etmeyen, yapılan yanlışlara ses çıkaran, farklı dünya görüşüne sahip olanlara yaşama hakkı tanınmayacak, bu kişiler MEB’de yönetici olamayacaklardır.

KPSS’Yİ KAZANMAK YETMEZ DENİYOR

Bu yasanın en tartışmalı yönlerinden bir diğeri aday öğretmenlere getirilen düzenlemedir. KPSS’yi kazanarak öğretmen olanlara ‘Yetmez. Performans değerlendirmesinden başarılı olacaksın, daha sonra yazılı ve sözlü sınava gireceksin’ denilmektedir. Performans kriterleri ise belli değildir. Sınavda başarılı olamayan öğretmenler bu kez başka bir ilçeye atanacak ve aynı uygulamalara yeniden tabi olacaktır. Öğretmen, tekrar başarısız olursa meslekle ilişiği kesilecektir. Bunu hazırlayan nasıl bir zihniyettir? Performans, sözlü sınav gibi adam kayırmaya, biat kültürü oluşturmaya, siyasi yandaşlığa zemin hazırlayan uygulamalar asla kabul görmez. Öğretmenlere engel üzerine engel koyan, üstelik konulan engellerde objektif olmayan yöntemleri uygulayan MEB, anlaşılan o ki öğretmenlerin stajyerliklerini de ahbap-çavuş ilişkisiyle kaldıracaktır.

MEB DAVALARA ENERJİ SARF EDECEK

Dershanelerin kapatılması bu yıla damga vuran konularından biri olmuştur. Dershanelerin kağıt üzerinde kapatılmasıyla fiili olarak da kapatılacağını zanneden siyasi erk tüm uyarılarımızı göz ardı etmiştir. Sınav devam ettiği sürece öğrenciler takviye yöntemlere başvuracak, bu kez denetimden, kontrolden uzak dershanecilik faaliyetleri yapılacak, hücre dershaneler türeyecektir. SBS’nin kaldırılıp, yeni liselere giriş sistemine geçilmesiyle birlikte nasıl dershanelerin ihtiyaç ortadan kalkmadıysa, üniversiteye giriş sistemi de değiştirilse dershanelere olan ihtiyaç ortadan kalkmayacaktır. Pedagoji ilmi doğrultusunda hareket etmeden, siyasi hezeyanlara kapılarak dershaneleri kapatanlar, bunun ağırlığı altında ezilecektir. Ayrıca MEB, dershane sahipleri tarafından açılacak davalara da enerji sarf etmek zorunda kalacaktır.

İL-İLÇE EMRİ GERİ GETİRİLMELİDİR

Milli Eğitim Bakanlığı’nın özür grubu tayinlerini yılda bir defaya düşürmesi ve il/ilçe emri uygulamasını kaldırması nedeniyle yıllardır aileler parçalanmakta, eşler ayrılmak zorunda kalmaktadır. Aklı fikri ailesinde olan öğretmenlerimizin motivasyonları bozulmakta, bu durum eğitim-öğretimi de etkilemektedir. Sendikamız konuyla ilgili Bakanlığa sayısız talepte bulunmuş ancak taleplerimiz dikkate alınmamıştır. Bakanlık her yıl eş durumu özrü mağdurlarına çözüm üretmek zorunda kalmaktadır. Bir kez daha belirtmek istiyoruz ki; aile bütünlüğü son derece önemlidir. MEB ailenin kutsallığına saygı duymalıdır. Bu noktada il-ilçe emrinin geri getirilmesi ve özür grubu tayinlerinin yılda iki kereye çıkarılması gerekmektedir.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim