26 Mayıs 2017
  • BIST 97.610
  • Altın 145,173
  • Dolar 3,5733
  • Euro 4,0106
  • Isparta 19 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 23 °C

Siyasette Erkan Mumcu'nun ayak sesleri mi?

Siyasette Erkan Mumcu'nun ayak sesleri mi?
3 dönem Isparta milletvekilliği yapan, bu süre içerisinde bakanlıklar ve parti genel başkanlığı görevlerinde bulunan Erkan Mumcu, 9 yıl aradan sonra ilk kez 'siyasete dönüş' konusunda keskin ve net bir ifade kullanmadı.

Isparta'da 3 dönem milletvekilliği yapan, bu dönem içerisinde bakanlıklar, genel başkanlık seviyesinde görevler üstlenen Erkan Mumcu'dan 'siyasete dönüş' mesajı geldi. Anavatan Partisi eski İl Başkanlarından Baki Songür'ün oğlunun düğün törenine katılmak için Isparta'ya gelen Erkan Mumcu, ANAP dönemi siyasi yol arkadaşlarıyla buluştu, hasret giderdi. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erkan Mumcu, 9 yıl aradan sonra ilk kez siyasete dönüş konusunda ılımlı, yumuşak bir yaklaşım gösterdi. Daha önce 'Siyasede ne zaman döneceksiniz' sorularına keskin bir tavır ve net bir yaklaşım içerisinde olan Mumcu, bu sefer 'Allah bilir' dedi. Mumcu, o soruya böyle cevap verdi:

KENDİM GİRMEDİM

KENDİM ÇIKMADIM

"Şunu dürüstçe itiraf etmem gerekiyor. Benim siyasete girmem de çıkmam da kendi isteğimle olmadı. Kader getirdi, kader götürdü. Doğrusu sadece şükrediyorum. Girdiğime de çıktığıma da şükrediyorum. Dolayısıyla bundan sonrasını ben hakikaten bilemiyorum Bunu Allah bilir, Allah'ın dediği olur."

Eski Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, 7 Haziran seçim sonuçlarını değerlendirirken de milletin işaretine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Milletin koalisyon tercihinde bulunduğunun altını çizen Mumcu, geniş tabanlı bir yapı için AK Parti-CHP birlikteliğini tavsiye etti. Bu birlikteliğin Yeni Türkiye söylemine çoğulcu içerik kazandıracağını belirten Mumcu, şöyle konuştu:

MİLLET NE İSTEDİYSE

SANDIĞA İFADE ETTİ

"Önce hayırlı olsun diyorum. Seçim sonuçlarını olumsuz değerlendirmek hiç bir şekilde haklı bir yaklaşım olmaz. Çünkü sonuçta ortaya çıkan millet iradesidir. Millet ne istediyse sandığa onu ifade etti. Bunu doğru okumak önemli. Siyasi partiler genellikle kendi merceklerinden görme eğiliminde olurlar seçim sonuçlarını. Ama özellikle koalisyonun zorunlu olduğu bir parlamento aritmetiğinde millet merceğinden görmeye çalışmaları hiç şüphesiz en doğru yaklaşım olacaktır. Yani milletin gördüğü gibi görmek lazım. Millet neyi görüyor? Tek başına iktidar değil ama birlikte uzlaşarak, çoğulcu, demokratik bir siyasa talep ediyor. Şunu altını mutlaka çizmek lazım. Şunu altını mutlaka çizmek lazım. Biz bir milletin. Halk ya da kavim değiliz. Millet olmanın olmazsa olmazı şartı çoğulculuktur. Millet olarak kalacaksak çoğulcu demokratik sistemi yaşatmak zorundayız. Onun için de kimse kimseyi şu ya da bu nedenle dışlamamalı.

MECLİSE GİREN TÜM

PARTİLER MEŞRUDUR

Dışlayıcı politikiların hiç biri ne bu politikayı güdenlere hayır getirir ne de millete, memlekete hayır getirir. Onun için kapsayıcı çözümlere yönelmek gerekir. Benim gördüğüm şu. Meşru bir seçimin içinde, son derece demokratik bir seçim sürecinin sonucunda siyasi partiler meclise girdiler. Bunların hiçbirinin meşruiyetini hiç kimsenin hele bir siyasi partinin tartışmaya hakkı yoktur. Hepsi meşrudur. Demokratik meşruiyeti sürdürmek için yapılması gereken çoğulcu, uzlaşmacı bir tutum takınmak.

SİYASİ PARTİLER BİRBİRLERİNE

MESAFE KOYMAMALIDIR

Benim kişisel görüşüm şu; eğer çok geniş tabanlı bir koalisyon kurulabilirse bu Türkiye'nin uzun zamandır bekleyen sistem sorunlarının çözümünde büyük bir ivme kazandırır. Adını da koyayım, öyle şifreli konuşmaya gerek yok. Mesela AK Parti-CHP arasında yapılacak bir koalisyon hiç şüphesiz geniş tabanlı bir koalisyondur. Bu koalisyon sistemi yeniden yapılandırmak için hakikaten Yeni Türkiye sözünün içine bir içerik, demokratik, çoğulcu içerik kazandırmak için doğru başlangıç olur. Siyasi partilerin birbirlerine varsayılmış mesafeleri koymamaları gerekir. Zannetmesinler partiler birbirlerine uzak olduğu kadar millet de birbirlerine uzak. Öyle değil. Siyasi söylemlerle kendilerini birbirlerinden ayrıştıranlar, uzaklaştıranlar, karşılaştıranlar. Toplum bu kadar uzak değil, ayrı değil, karşıt değil. Ve toplum birlik, beraberlik istiyor, geleceğe bakmak istiyor.

MEVLANA'NIN SÖZÜNÜ HATIRLATTI

Doğru siyaset daima şudur; Önümüze bakalım, geleceği düşünelim, geleceği planlayalım. Mevlana'nın sözünü hatırlamanın tam zamanı. 'Düne dair ne varsa dünde kaldı cancağazım, şimdi yeni şeyler söylemek lazım' demiş Mevlana. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım. Dünün laflarını unutmak lazım. Bunu kimileri iki yüzlülük olarak görebilir hayır. Bu bir olgunluktur. Bu olgunluğu Türk siyasetinin göstermesini diliyorum."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Yaleveçli
15 Haziran 2015 Pazartesi 11:18
11:18
Bırakın bu işleri ak Parti içinde kalıp Bakanlığı devam etse isparta kazanacakti. Kendi kazandı bir de muslukcu sabrisi. Hala is yapar ama iyi parası ve arazisi varmış istanbulda.
bu başlığı yıllar öncede okumuştuk
15 Haziran 2015 Pazartesi 10:47
10:47
Siyasi Meftağ olan biri için böyle başlıklar atsanız da yalan. Ölü dirilmez.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim