19 Ocak 2017
  • BIST 82.352
  • Altın 148,034
  • Dolar 3,8356
  • Euro 4,0738
  • Isparta 6 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 11 °C

Sözde aydınlara tokat gibi cevap!

Sözde aydınlara tokat gibi cevap!
Sözde aydınlara tokat gibi cevap!

Baro Başkanı Gökmenoğlu, ihanet gibi belgeye imzaya atan 89 üniversiteden 1128 sözde akademisyene cevap verdi. Gökmenoğlu, ‘’Kendi ülkesinde eğitim almış, akademisyen olmuş, hatta maaş almış ve almakta iken toplumla taban tabana zıt düşünen aydınlar en tehlikeli aydınlardır’’ dedi.

 

Baro Başkanı Av. Gökmen Hakkı Gökmenoğlu, son günlerde ülke gündemini meşgul eden ve ihanet gibi bir belgeye imza atan 89 üniversiteden 1128 sözde akademisyene cevap verdi. İlk olarak 1128 sözde aydın ve akademisyenden Diyarbakır'ın Çınar İlçesi karakoluna yapılan saldırı ile son dönemde ki yüzlerce şehidimiz ve terör saldırılarına ilişkin de bir açıklama beklediğini ifade eden Gökmenoğlu, olması gereken aydının tanımını yaptı. Ardından ‘’Vatan yoksa aydın da yoktur, akademisyen de…’’ diyerek durumu özetleyen Gökmenoğlu’nun açıklaması şu şekilde;

AYDIN KİMSE İNSANLARI DOĞRUYA GÖTÜRMELİ VE DOĞRU YOLU GÖSTERMELİDİR

Birkaç gün öncesinde kendisini akademisyen ve aydın olarak adlandıran 89 üniversiteden 1128 akademisyen, Türkiye Cumhuriyeti Devletinden ‘Devletin başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve uyguladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmesi’ çağrısı yaparak müzakere koşullarının hazırlanmasını ve kalıcı bir barış için çözüm yollarının kurulmasını istedi… Kendisini aydın olarak lanse edenlerce kaleme alınan basın açıklamasını esefle kınıyoruz! Bu yazıyı kaleme alanlar kendilerini aydın olarak lanse etmekte ise de aydın kişi aydınlanan kişi demektir. Aydın olmanın ilk şartı kişinin kültürel olarak birikimli olmasıdır. Aydınlar toplumun kaderini etkileyen kişi olduğu için bulunduğu toplumun sözcüleridir, beyinleridir. Aydın kimse insanların sözcülüğünü yaparken toplumun tüm kesimlerinin sesi olmalıdır. Kendi toplumunun düşünce yapısına ters hareket etmemelidir. Aydın kimse insanları doğruya götürmeli ve doğru yolu göstermelidir.

TOPLUMLA ZIT DÜŞÜNENLER EN TEHLİKELİ AYDINLARDIR!

Bir ulusun ilerlemesi bu bağlamda aydın kimselerin yaptıklarıyla paraleldir. Bir aydın düşünelim ki yaşadığı toplumdan uzak ve ona ters düşen eğitimi almış bir diğer aydında yaşadığı toplumda eğitimini almış olsun. Yaşadığı toplumla ters düşmedikçe ikisinde de sorun yok demektir. Fakat söz konusu açıklamayı yapmış olanlar gibi kendi ülkesinde eğitim almış, kadro almış, akademisyen olmuş, unvan sahibi olmuş hatta maaş almış ve almakta iken toplumu ile taban tabana zıt düşünen aydınlar en tehlikeli aydınlardır. Aydın olmak zorlu bir yolda ilerlemeyi gerektirmektedir. Osmanlı zamanında batıya giden aydınlar ülkesine batının bilimini tekniğini incelip bunu ülkesine daha yararlı kullanabilirim yerine, oranın yaşayış tarzını almıştır. Bunun sonucunda Osmanlı diğer devletlerden geri kalmış ve parçalanma sürecine girmiştir. Bizde de bu tip aydınlar olmuştur. Bugün aydınlarımıza düşen en büyük sorumluluk şudur; Yaşadığımız toplumumuzun ihtiyaçlarını tespit edip onun nasıl ilerleyeceği konusunda yol göstermektedir. Yaşadığı topluma önderlik etmelidir. Nasıl olmalı? Nasıl düzeltilmeli? sorusuna cevabı eserlerinde yazılarında vererek kişileri ve toplumları yönlendirmelidirler. Türk toplumunun özelikle 18. Yy’dan günümüze kadar devam eden bir aydın sorunu vardır. Milletinden aykırı düşünen ve milletini felakete sürükleyen bazı sözde aydınlardır ve yaşanan olumsuzluklardan yine onlar sorumludurlar.

VATAN YOKSA AYDIN DA YOKTUR, AKADEMİSYENDE…

Peyami SAFA bir yazısında ‘Bir milleti yok etmek isterseniz, askeri istilaya gerek yoktur. Ona tarihini unutturmak, dilini bozmak, dininden soğutmak ve dolayısıyla manevi değerlerini, ahlakını soysuzlaştırmak kâfidir’ demiştir. Aydın kimse kim olursa olsun yaşadığı toplumun lokomotifi olmalı insanları doğruya güzele ulaştırmalıdır. Kendisini aydın olarak lanse etmiş olan sözde akademisyenlerin, bugüne kadar ki akademik kariyerlerindeki çalışmalarını, verdikleri eserleri ve almakta oldukları maaşları çok ama çok merak ediyoruz. Çünkü açıklamaları ile Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında yaşamakta olan Türklere-Kürklere son dönemlerde katliamı ve sürgünü yaşatanın kim olduğunu dahi ayırt etmekte güçlük çektiklerini görmek bizleri üzmektedir. Vatan yoksa aydın da yoktur, akademisyende…’’

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
A
17 Ocak 2016 11:18
Allahım ülkemizi bölmeye calısanlardan korusun kötü emellerini Allahım kendilerine cevirsin Ey Türk halkı uyan dua et Allahın izniyle Türkiyeyi bölmenin kimsenın gücü yetmez Biz osmanlı torunlarımız Asırlardır ayaktayız ve böyle kalacagız dıs ülkelerin oyununa gelmeyelim müslimanları birbirine kırdırıyorlar suriye ırak vs gibi yapmaya calısıyorlar BİZ BİRBİBİRİMİZE SAHİP CIKARSAK KİMSE YIKAMAZ
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
  • Taşıt sayımız 1 yılda yaklaşık 8 bin arttı
  • Hesap hareketliliği 17-25’ten sonra da sürmüş
  • Yeni Otogar’ın yanına Outlet AVM
  • Davraz’da kar 1,5 metreye ulaştı
  • Miting, yürüyüş bölgeleri belirlendi
  • Bayrak’tan duruşmaya damga vuran sözler
  • Şehir Hastanesi’nde çalışmalar tam gaz devam ediyor
  • Ekmeğe zam yolda!
  • Dağ yolunun yapımına karşı olmamalıyız
  • Isparta Belediyesi, E-Devlet’te
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim