23 Mayıs 2017
  • BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Isparta 10 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 17 °C

SUYUMUZ ÇÜRÜMEKTE-KURUMAKTA

Yrd. Doç. Dr. Erol KESİCİ

Su; canlılıktır, hayattır, yaşamın kaynağı ve canlıların var oluş nedenlerindendir. Canlıların yaşamın her alanında yer alan suyun yerine başka bir şeyin konulamadığı ve suyun vazgeçilmezimizdir… İnsan vücudunun %70’i, ineğin, koyunun, balığın %65-75’i, elmanın %85’i, domatesin %95’i, ıspanağın %91’i, sütün % 80-90’nı su... Suyun ne kadar temizse, yediklerin içtiklerin o kadar temiz, yaşamında o kadar sağlıklı olacağı ilkesi unutulmamalı.

SU FABRİKALARDA ÜRETELEMİYEN DOĞAL KAYNAKTIR…

Havayı, toprağı ve suyu kötü kullanmaktayız, çünkü insanlar bunların kendirine ait bir mal olarak görmektedir. Dünyaya 200 milyon yıl hakim olan dinozorların içtiği suları içmekte olduğumuzu unutulmamalı… Su; yerkürede her zaman tasarruflu kullanılması gereken, fabrikalarda üretilemeyen, temel doğal kaynaktır. Göller dereler çaylar vb. doğal alanların suyu üreten; para gerektirmeyen doğal bir fabrika olduğunu unutulmamalıdır…

SU “AZİZ” DİR- SU “HAKTIR”… DERİZ… NE ANLARIZ? NE YAPARIZ…

“Su azizdir” suyu temiz tutmak israf etmemek-korumak; yasa ve yasal zorunluluklarla değil; insanların sevgi, saygı ve doğru bakışlarıyla olmalıdır. Su “doğru bakış” isim olarak kalmamalıdır..

Su hakkı, hukuki metin ve yorumlarda, öncelikle “temel bir insan hakkı” olan “yaşam hakkı” kapsamında ele alınmaktadır. Şüphesiz bu yaklaşım doğrudur, çünkü yaşam için her durumda gereksinim duyulan kaynakların başında su gelmektedir.

SUYUN % 70’i TARIMDA KULLANILMAKTA- SUYU KİRLETMEDEN KULLANMAK ÇOK ZOR DEĞİLDİR…KİRLİ SUYLA YAPILAN TARIM VERİM KAYBIDIR…

Geleneksel tarımla hem su daha çok tüketilmekte ve tarımsal atıklarla da (azot-fosfor-kimyasal larla) sularda mavi-yeşil alg artışıyla- bio-kimyasl kirlenmeyle su giderek “çürümekte. Sulama suyundaki ağır metal kirliliğine bağlı olarak kirli su ile sulanan tarım arazilerinde verim kaybı olabileceği göz ardı edilmemelidir…

Dünyada her 10 kişiden biri temiz suya ulaşmamaktadır, hastalıkların çoğunun kirli sudan ve onlardan üretilen gıdalardan kaynaklandığı çok iyi bilinmektedir. Çünkü canlılar doğanın ürünüdür. Sağlıksız besinlerin -suyun, geri dönüşümü hastalıklardır…

Günümüz petrol elektronik değil ,su ve gıda çağıdır.. Dünyanın su gerilimi içerisinde olduğu ve önümüzdeki yılların elektronik değil, TEMİZ SU ve GIDA yılları-savaşları olacağı unutulmamalıdır…

Bazıları para kazanırken, bazıları da bu güvencesiz gıdalara para ödeyerek sağlığını kaybetmekte… Sanayideki su kullanımı diğerlerine göre az olmasına rağmen sanayideki atıkların suyu kirletme- çürütme” oranı çok daha fazladır… Neden atıklar göllere, derelere , çaylara, denizlere verilir...

ŞİŞELENMİŞ SU DEĞİL-MUSLUKTAN AKAN SU GÜVENİLİR OLMALIDIR

Diğer önemli bir su kaybı da şehir şebekesinin -alt yapıdaki yetersizlik sonucu %20 oranına yakın bir su kaybı söz konusudur…İnsanlar için en güvenilir su çeşmelerden akan sular olmalıdır…Bu sisteminde kurulması çok zor değildir…Şişelenmiş suya ödenen parayla alt yapısıyla-arıtma ünitesiyle çeşmeden akan sular daha güvenilir ve temiz hale getirile bilir…

SUYUN; HAYAT ve ZENGİNLİĞİN KAYNAĞI OLDUĞU ve BU KAYNAĞIN, GİT GİDE BİLİNÇSİZ SU KULLANIMLA- KİRLİLİKLE YOK OLMAKTA OLDUGUNU ve GELECEĞİMİZİN DE SUYUMUZ KADAR OLACAĞİI UNUTULMAMALIDIR…

Ülkemiz su zengini bir ülke olmayıp, bu konuda zengin kabul edilen ülkelerin ancak 1/3’ü kadar su kaynağına sahiptir. Sorun suyun az olmasından çok, suyun yanlış yönetilmesindedir

Dünyanın en büyük göllerinden olan ARAL GÖLÜ bilinçsiz kullanımla, elli yıl içerisinde %90 oranında küçüldüğü bugün ARAL ÇÖLÜ’ ne dönüştüğü ve Türkiye’nin 5. büyük doğal gölü olan AKŞEHİR Gölü bilinçsiz kullanımla kuruduğu-su birikintisine dönüştüğünü VE SON KIRK YILDA KIRKDAN FAZLA GÖLÜN KURUDUĞUNU … VAN GÖLÜ’ nün 3 KATI SULAK ALANIN YOK OLDUĞU UNUTULMAMALI…

SUÇLU ARAMAK YERİNE- BİLİNEN ÇÖZÜM YOLLARI UYGULANMALIDIR

Çözümde; Çevre sorunlarında yanlış bir algıda, bazı yöneticilerin her şeyin kendi zamanında olmuş gibi algılamalarıdır… Savunmaya geçmektedirler… Güç –zaman ve enerjileri bununla geçmekte… Sorunlar ve çözümde bellidir. Koruma yasaları çıkarılmış fakat uygulanmamış –uygulanamamış… Su üzerinden siyaset de hala devam etmektedir…

Dünyadaki nüfus artışı, su azlığı, kaynak kullanımındaki hırs, teknoloji, çevresel bozunma… Ya bilimsel akla uygun şekilde kullanacağız, ya azaltacağız, kirletmeyeceğiz, yeniden kullanacağız, geri dönüştüreceğiz ve restore edeceğiz, ya da yok olacağız. Suyu toprağı, havayı “çürütmediğimizde”-israf etmediğimiz de ; doğal mirasımızı gelecek nesillere temiz taşıyabildiğimizde çevre- su günlerini kutlamaları yapmak hakkımız olmalıdır..

22 Mart Dünya Su Günü’nün de insanlar gelecek nesilleri ve diğer canlıları düşünerek, suyu dikkatli kullandığında bolluğun bereketin, suyu iyi kullanmadığında; kıtlığın felaketin geleceği unutulmamalı. Hava, toprak ve suyu bizimde ait olduğumuz bir bütün olarak gördüğümüzde, sanırım onu sevgi ve saygıyla koruma-kullanmaya başlayabiliriz.

TEKRAR Son söz Eşme kayalı Mehmet amca da: “Bir memleketin suyu olmazsa o memleket olmaz… Buraya baraj yapacağız diye ellemeselerdi suyumuz duracaktı. Şimdi su bitti bu gidişte hayatta biter. . Orta Asya’dan susuzluktan gelmişiz diye okutuldu. Şimdi gene susuz kaldık. Nereye gideceğiz bilmiyorum…”

EROL KESİCİ SDÜ EĞİRDİR SU ÜR.FAK.- T.T.K.D. Bilim Danışmanı

Bu yazı toplam 1311 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim