27 Mayıs 2017
  • BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Isparta 12 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 16 °C

Türkiye artık 2.0 versiyonuna geçiyor

Türkiye artık 2.0 versiyonuna geçiyor
Kanada'ya sayısal loto gibi şans oyunlarının yazılımını ihraç eden Yalvaçlı Ahmet Kaya Bağ, AK Parti'den Isparta Milletvekilliğine talip oldu.

Hollanda'da uzun süre nükleer enerji üzerine similasyon ve yazılım çalışmaları yaptıktan sonra döndüğü Türkiye'de yazılım şirketi kuran Dedeçamlı hemşehrimiz Ahmet Kaya Bağ, AK Parti Isparta Milletvekili aday adayları arasında yer alıyor. İstanbul'da kurduğu yazılım şirketi aracılığıyla Kanada'ya ve Amerika'ya sayısal loto başta olmak üzere çeşitli şans oyunları yazılımı ihraç eden Bağ, siyasetin yazılımı için milletvekilliğine soyundu.

1966 Dedeçam doğumlu olan Ahmet Kaya Bağ, ODTÜ Fizik bölümünden mezun olduktan sonra Hollanda'ya gitti. Bağ, hayatını şöyle anlattı:

DOKTORAYI HOLLANDA'DA YAPTI

1966 Yalvaç Dereçam köyü doğumluyum. ilkokul ve ortaokulu orada okudum. Lise Isparta ŞAİK Lisesi. Oradan Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde fizik okudum. Mezun olduğum yaz hemen yurt dışına Hollanda’ya gittim. Bir deniz araştırmaları enstitüsünde fizik dalında master çalışması yaptım. Daha sonra Hollanda’ya gidince oradan kaçamadım uzaklaşamadım. Hollanda’da bir başka üniversitede doktora çalışmasına başladım. Doktora çalışmasından sonra da toplamda 10 sene orda kaldım. Öğretim görevlisi oldum. Benim fizikteki alanım Nükleer enerji santralleri ve bunların güvenlik analizleriydi, Güvenlik zaaflarını kontrol alanında tutabilmek için teknik olarak bilimsel seviyedeki işlemler için bir bilim dalı var. Buna PSA diyoruz. Bu risk analizi teknik risk analizi yapmak anlamına gelir. O dalda benim uzmanlığım. Risk analiz dalındaki en önemli araçlarımızdan bir tanesi de simülasyondur. Bu uçak simülasyonları gibi. Biz 1990’lı yıllarda nükleer enerji santrallerine simülasyon uyguladık. Yazılımı kendimiz yazdık. Bunlar felaket simülasyonlarıydı. Kaza simülasyonlarıydı. Simülasyon yaparken PSA değerlerine göre yapıyoruz. risk faktörlerine göre değerlendiriyoruz. Nükleer enerji  yazılımcısı oldum. Ondan sonra buradaki kazandığım becerilerle yazılım konusunda bilgi sahibi olduk.

TÜRKİYE'YE DÖNDÜ

YAZILIM ŞİRKETİ KURDU

1996 şöyle oldu 2 yıl oradaki dönüşüm derslerim de vardı gidip geldim. 1996- 1998 yılları arasında haftanın 4 günü İstanbul’da 3 günü Hollanda’da yaşadım. 1996 – 1997 yılında İstanbul’da şirket kurdum, ismi “SPİNTEK.” Yaklaşık 18- 19 senedir teknoloji firmasıyız ilk önce cihaz yapıyorduk, daha sonra cihazdan yazılıma döndük. Yeni para kaynakları bulduk. Orada 10. senesinde falan insan bulunduğu bölgeye çok alışıyor. Oranın dilini de çok akıcı konuşmaya başlıyorsunuz ve toplumda da yer edinmeye başlıyorsunuz. Bu da aslında tehlikeli bir boyut. Şöyle soru sormaya başlıyorsunuz. 1 buraya yerleşip göçmen olayım mı? Olmayayım mı? Diye bir soru. Eğer 1 – 2 yıl daha geciktirseydim dönmem de imkansız hale gelecekti. Buradaki anılar unutulmaya başlıyor. Dili konuşmayı bırakıyorsunuz. Her şeyi yazarken Hollandaca yazmaya başlıyorsunuz. Benim orda bir hocam vardı hep sorardı 'Hollandaca rüya görmeye başladın mı' diye ve ben son zamanlara doğru görmeye başladım. İstifa ettim bir sürü itiraz eden oldu. Döndüm hemen şirketimi kurdum ve Allah’a şükür kara da geçtik. Sonraki yıllarda ise çok iyi cirolar elde ettik. Allah’ın yardımıyla fırsatlar çıktı önümüze ve doğru seçimler yapmışız.

TÜRKİYE'Yİ 2.0

VERSİYONUNA

GEÇİRİYORUZ

Siyasetin gerçekten yeni bir versiyona ihtiyacı var. Türkiye 2.0 versiyonuna geçiyoruz. AK Parti 2015’ten sonra ülkeyi bu versiyona çıkaracak. Şu an da 1.9'dayız.  AK Parti 2002’den itibaren devamlı güncellemeler yaptı. En son Cumhurbaşkanlığı seçimiyle bunu tamamladık. Diğer ülkeler daha ileri bizden ama onları yakalayacağız. Burada Türkiye’de ana çerçeve ne olacak. Türkiye üretime odaklanacak ama sadece bu da değii. Sevgili Cumhurbaşkanımız sayesinde bir başka versiyona geçtik o da nedir? İleri devletler bizim ürettiğimiz ürünün değerinin 5 katına ürünlerini satıyorlar. Kaba bir tabirle biz elmayı üretiyoruz satıyoruz 1 TL’den onu alanlar  kurutulmuş elma olarak kilosu 25 tl’ye satıyorlar. Biz de onu cips gibi alıp tüketiyoruz. Kurutulmuş meyve ve sebzeler Isparta’mız için çok önemli. Bunların kilolarını 5 lira 25 liraya çıkarmamız gerekmektedir. İşte Türkiye 2.0 budur. Her türlü gittiğimiz ilçelerde anlatıyorum ben bunu. Kuru meyve ve yerel ürettiğimiz ne varsa Allahın bize topraktan veya ağaçtan ürün haliyle değil. Bunu gelişmiş ülkeler hangi katmanları ona ekleyerek kar oranını artırıyor. Kar oranının artırılması ne demek? Bizim iş adamlarımızın, çiftçilerimizin refah düzeyini artırmak demek.

KOBİ'LER İÇİN İHRACAAT

KAPISI AÇACAĞIZ

Biz burada Isparta’da omzumuzda eskiden kalma yüklerimiz var. Devlet babadan alabildiğimizi alıp şehri kalkındıralım. Biz elbette ki bunu talep edeceğiz ama kendi kendimize zenginleşmenin de yolunu bulmamız lazım. Ben tüm iş adamlarına, çiftçilere önderlik yapacağım. Bundan 2- 3 yıl sonra gelirlerini büyük oranda vatandaşlarımız artıracaklardır. Hep birlikte el ele değer artırma kampanyası yapacağız. Her ilçenin değerlerini tespit edip uygulayacağız. Türkiye versiyonu 2,0’da ne var. Bizim sayın başbakanımızla yaptığımız bir projemiz var. KOBİ’lerimizi artık pasiflikten çıkartıp aktifliğe alacağız. KOBİ’ler bizim için oldukça önemlidir. Dünyanın en gelişmiş 10 ülkesinin ihracatının %80’ini KOBİ’ler yapmaktadır. Biz buradan ne anlıyoruz. Bir devletin gelişmesi için KOBİ’ler oldukça önemlidir. KOBİ’lerin bugün toplam ekonomideki payı %56’dır. Bu bile çok düşük. KOBİ’lerin genel ekonomideki payını %80’e çektiğimizde Türkiye dünyanın ilk onunda yer alır. Bunu çekecek bir proje düşündüm yıllardır. Bizim şirketimiz teknoloji firması. Biz de yıllardır AR-GE yaptık. İhracat yapıyoruz, bunu kendimde test etme imkanı buldum. Kobi’lerimizi nasıl ihracata teşvik ederiz diye düşündük. KOBİ’lerimizi gideceğiz, aktif olarak onların yeteneklerini tespit edeceğiz. Sen ne yaparsın demir, sen ne yaparsın su pompası, ben plastik kalıp. Her sektörden KOBİ’leri tespit edeceğiz sonra ithal ettiğimiz ürünlerden bu KOBİ’lerimize örtüşen ürünleri belirleyeceğiz. Sonra gidip KOBİ’mize 'sen şu ürünü üretir misin eğer üretirsen ben sana gerekli desteği vereceğim'. Hibe veriyorum AR-GE veriyorum. 'Bu ürünün ithalatçısıyla görüştüm senin ürününü almaya ikna ettim'. Alacak firmaya da yabancı firmadan almak yerine bizim kontrolümüzde devlet kontrolünde almak onlara da destek sağlayacaktır.

3 yıl sonra bu KOBİ’ler ilgili ülkelenin başka ihraç ettiği ülkeleri tespit edeceğiz. Dış İşleri Bakanlığımız sayesinde o ülkenin örnek veriyorum Kenya’ya da ihraç ediıyormuş diyelim. Gideceğiz bizim KOBİ’nin ürettiği ürünün Kenya’da müşterisine pazarlanması ve böylece ihracatın önünün açılması sağlanacak. Böylelikle pasif destekten aktif desteğe geçiş sağlanacaktır. Burada bu projenin uygulanmasında pilot iller olacak bu illerden birisinin Isparta olmasını şart koşuyorum."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
deniz ramazan bag
06 Nisan 2015 Pazartesi 23:50
23:50
tesekkurler
deniz ramazan bag
06 Nisan 2015 Pazartesi 15:38
15:38
Haberin sol ust kosesindeki resimde mehmet kaya bag yaziyor yoneti bey
site yönetimi
02 Nisan 2015 Perşembe 16:21
16:21
haberde ahmet kaya bağ olarak yazıyor zaten... nerede mehmet yazıyor bildirirseniz düzeltelim
Murat Bağ
02 Nisan 2015 Perşembe 16:03
16:03
Sayın site yöneticisi,İsim Mehmet Kaya Bağ değik,Ahmet Kaya Bağ dır.Düzeltirseniz sevinirim...Murat Bağ
murat bağ
30 Mart 2015 Pazartesi 15:16
15:16
mehmet kaya bağ değil ahmet kaya bağ dır
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim