28 Temmuz 2017
  • BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Isparta 16 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 20 °C

Uluslararası göç Türkiye’nin en önemli sorunu olmaya aday

Uluslararası göç Türkiye’nin en önemli sorunu olmaya aday
SDÜ Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Suat Kolukırık uluslararası göç ve sığınmacılar konusunun Türkiye’nin en önemnli sorunu olmaya aday olduğunu söyledi.

Süleyman Demirel Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Suat Kolukırık Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri haline gelen uluslararası göç ve sığınmacılar konusunu Almanya’da yayınlanan Zeitschrift für die Welt der Türken dergisi için inceledi. Doç Dr. Kolukırık dergi için kaleme aldığı makalede Isparta özelinde göç ve sığınmacılar konusu da detaylı olarak inceledi.  Doç. Dr. Kolukırık Isparta’da 2014 itibariyle Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şubesi kayıtlarına göre Afrika ve Asya kökenli sığınmacı nüfusu 1080 kişi buna karşılık yaklaşık olarak 25 Suriyeli aile ve 100 kişilik bir nüfus bulunduğunu söyledi. Kentin, Afrikalı sığınmacılara karşı sergilemiş olduğu pozitif destek Suriyeli sığınmacılar için de gösterilmektedir.

Doç. Dr. Kolukırık “Evsiz, yurtsuz kalan ve savaş tehdidi altındaki 2 milyona yakın Suriye vatandaşı ülkemizde yaşar hale geldi. Türkiye nüfusunun yaklaşık %1.5'ini Suriyeliler oluşturmuş durumda. Irak’ta iç savaş derinleşirse Türkiye’nin daha ağır bir göç baskısı altında kalacağı muhakkak. Öte yandan göçün güvenlik boyutu ciddi anlamda değerlendirilmelidir” diyerek uluslararası göç ve sığınmacılar konusunun yaratabileceği güvenlik sorunlarına dikkat çekti.

Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Suat Kolukırık Uluslararası göç ve sığınmacılar konusunu ele aldığıUluslararası Göç ve Türkiye: Yerel Uygulamalar

ve Görünümler başlıklı makalesinde İnsanlık tarihiyle özdeş olan göç olgusu; demografik, ekonomik, politik, psikolojik, antropolojik ve sosyolojik içeriklerin belirleyici role sahip olması nedeniyle çok yönlü işlemektedir. Yabancıların Türkiye’ye yönelen göçleri sınır komşusu olan ülkelerden veya Asya ve Afrika’nın uzak ülkelerinden gelenlerden oluşmaktadır. Bu çalışmada ise Isparta kenti örneklemi üzerinden Türkiye’nin uluslararası göç hareketlerindeki yeri ve sığınmacı haklarının yerel uygulamaları ve görünümleri sosyolojik bir perspektiften irdelenmektedir”.

EN ÖNEMLİ TEHLİKE GÜVENLİK

Makale ile ilgili gazetemize açıklamalarda bulunan Doç Dr. Kolukırık sığınmacılar konusunun ileride daha büyük sıkıntıları da gündeme getirebileceğini söyleyerek “Son bir kaç yıldır ülkemiz insanlık tarihinin en ağır göç hareketleriyle karşı karşıya. Evsiz, yurtsuz kalan ve savaş tehdidi altındaki 2 milyona yakın Suriye vatandaşı ülkemizde yaşar hale geldi. Türkiye nüfusunun yaklaşık %1.5'ini Suriyeliler oluşturmuş durumda. Temel diğer bir sorun göç hareketliliğinin devam edecek olması ve Suriye'de istikrarın kısa sürede kurulamayacağı gerçeği. Benzer biçimde Irak’ta iç savaş derinleşirse Türkiye’nin daha ağır bir göç baskısı altında kalacağı muhakkak. Öte yandan göçün güvenlik boyutu ciddi anlamda değerlendirilmelidir. Nitekim; Suriye’den gelen göç dalgasının temel tehlike alanı göç edenler içinde El Kaide, PKK, El Nusra militanları ya da Esad'ın istihbarat elemanlarının olma ihtimalidir” diye konuştu.

ISPARTA 2009’DAN BERİ UYDU KENT

2009 yılından bu yana Isparta’nın sığınmacıların yerleştirildiği uydu kentlerinden birisi olduğunu söyleyen Kolukırık Afrika kökenlilerin yanı sıra son aylarda Suriyeli sığınmacılar için de yerleşim birimi haline geldiğine dikkat çekti. Kolukırık Isparta'daki sığınmacıların günlük yaşantıları ve sosyolojik görünümlerine yüz yüze mülakatlar gerçekleştirdiklerini belirterek “Çalışabilir yaşta olan erkek nüfus; sanayideki küçük işletmelerde, kaynakçılık, tornacılık, kaportacılılık, oto tamirciliği, terzilik, çaycılık gibi işler yapmaktadır. Bir kısmı gündelik işler, inşaat işçiliği ya da bağ, bahçe işlerine gitmektedirler. Sığınmacılar arasında İngilizce, Farsça ve Arapça dersi verenler de bulunmaktadır. Çocuk ve kadın nüfusun istihdamı söz konusu değildir. Çalışmayan nüfusun ise ekonomik durumu yeterlidir. Sığınmacılar açısından değerlendirildiğinde Isparta kentinin yabancılarla "bir arada yaşama" pratiğine sahipliği özellikle vurgulanmalıdır. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına her ay düzenli olarak gelen yaklaşık 190.000 TL’lik bütçenin belirgin bir kısmı sığınmacı giderleri için harcanmaktadır” dedi.

SURİYELİLERİ ISPARTALI BİR İŞ ADAMI DAVET ETMİŞ

Isparta’da şuan için 100 kadar Suriyeli sığınmacı olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Kolukırık makalede “Kentteki Suriyeli sığınmacılar ise güneydoğu illerimizdeki "sığınmacı kamplarından" kendi istekleri ile ayrılanlardan oluşmaktadır. Ispartalı bir müteşebbisin Gaziantep'te tanışıp kente davet ettiği Suriyeli makine mühendisinin kendi akrabalarını da Isparta'ya davet etmesiyle başlayan süreç bugün istihdam imkânlarına bağlı olarak artarak devam etmektedir. Kentteki Suriyeli nüfusun eğitim seviyesinin yüksekliği yapılan mülakatlardan anlaşılmaktadır. Diş hekimi, avukat, mühendis, bilgisayar mühendisi, kimyacı gibi iş ve mesleklere sahip olan nüfusun şehirle uyumunun hızla geliştiği bulgulanmıştır. Suriyeli sığınmacıların ortak hareket etme, kader birliği noktasındaki kabiliyetlerinin yüksekliği dikkat çekicidir. Kente yaklaşık olarak 25 Suriyeli aile ve 100 kişilik bir nüfus bulunmaktadır. Kentin, Afrikalı sığınmacılara karşı sergilemiş olduğu pozitif destek Suriyeli sığınmacılar için de gösterilmektedir” diyerek sığınmacılarla ilgili şuan da yaşanan bir sorun olmadığına dikkat çekti.

SIĞINMACILARA VAKIF DESTEĞİ

Makalede dikkat çeken başka bir nokta ise Suriyeli sığınmacılara yerel vakıfların yardımcı olması. Kolukırık Resmî makamlar dışında Mekke Eğitim Vakfı ile Kültür Eğitim Vakfının sığınmacıları “muhacirler ya da yolda kalmış, yardıma muhtaç insanlar” olarak değerlendirerek destek sağladığını, Suriyelilerin konut ve istihdam sorunu karşısında özellikle Kültür Eğitim Vakfının belirgin bir desteği bulunduğunu belirtiyor.

Isparta’nın Suriyelileri sığınmacı olarak yer aldığı diğer illerde yaşanan olumsuzlukları yaşamadığına dikkat çeken Kolukırık makalesinde şunlara yer veriyor. “Isparta'daki Suriyeli sığınmacılar konusunda ifade edilmesi gereken diğer bir konu ise buradaki örneklemin Türkiye'nin diğer illerindeki Suriyeli sığınmacıların tamamını içeremeyeceği ve genellenemeyeceği hususudur. Isparta'daki Suriyeli Sığınmacıların Sünni ve Arap kökenli oluşunun kentle görece daha kolay işbirliği olanakları ürettiği görülmektedir.”

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim