31 Mart 2017
  • BIST 89.282
  • Altın 145,897
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • Isparta 10 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 14 °C

Üniversitemizde huzursuzluk varsa 20 Nisan'da görülür

Üniversitemizde  huzursuzluk varsa 20 Nisan'da görülür
SDÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan İbicioğlu, rektör adaylarının yönetime yönelik eleştirilerine kısa ve net bir cevap verdi: 20 Nisan’da Allah nasip ederse üniversitenin ne kadar huzurlu olup olmadığı verilecek oylarla belli olacak.

SDÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan İbicioğlu, Basın Kulübü'nün canlı yayın programında rektör adaylarının eleştirilerine cevap verdi. Üniversitede huzursuzluk yaşandığı, yönetimin adil olmadığına yönelik eleştirilere 20 Nisan'da cevap verileceğini belirten Rektör İbicioğlu, seçimden birinci sırada çıkacağının mesajını verdi. Rektör İbicioğlu, 20 Nisan rektörlük seçimi ile ilgili şöyle konuştu:

ÜNİVERSİTEYİ YÖNETMEK

BÜYÜK FEDAKARLIK İSTER

"Tam bir demokrasi şöleni yaşıyoruz. Bir yandan genel seçimler bir yandan üniversitemizin seçimleri söz konusu. Bir yandan ülkenin vekilliğini alma cesareti gösteren tüm aday adaylarına başarılar diliyorum. Üniversitede seçim var. Birbirinden değerli aday arkadaşlarımız var. Demokratik bir ortamda seçim çalışmalarını yürütüyoruz. Bu makamlar fedakarlık yerleri. Bir çok aday arkadaşımız var. Bu arkadaşlarımız kendi ailelerinden, zamanlarından fedakarlık yaparak aday oldular. Aramızdaki ilişkiler çok güzel bir ortamda seyrediyor. Bundan dolayı mutluyuz. Üniversite yönetmek büyük fedakarlık ve zorluklar içeren bir süreç. Güzel bir yarış yaşıyoruz. Bizim açımızdan da 4 yıllık icraatlarımızın bir yönüyle göstergesi olacak. 4 yılda birçok alanlarda çalışmalarda bulunduk. Bu çerçevede arkadaşlarımız bize not vermiş olacaklar. Bakacağız, biz arkadaşlarımızı ne kadar memnun edebilmişiz onu da görme fırsatımız olacak.

ADİL BİR YÖNETİMİZ

9 adayımız var. Yeni okula başlayan çocuğun matematiğini geliştirecek kadar aday çıktı. Mutlaka kendileri açısından bir takım problemleri gözlemlemişler ve çözüm getirmişler. 20 Nisan’da Allah nasip ederse üniversitenin ne kadar huzurlu olup olmadığı verilecek oylarla belli olacak. 950 öğretim üyesi var. Hepsinin mutlu olması mümkün olmayabilir. Gayet huzurlu, adil bir yönetim olduğunu düşünüyoruz. Yönetimde insanlarla ilgisisiniz. İnsanlarına algı düzeyinde sorun olabilir. Bazen kötünün iyisini seçmek zorunda kalabilirsiniz. Yönetimi oluşturan koalitif bir yapıdır. Buna karar verirken bir kısım mutlu olur bir kısım mutlu olmaz.

ARKADAŞLARIMIZIN

BİR KISMI YÖNETİMDEYDİ

Arkadaşlarımızın bir kısmı yönetimdeydi. Bir kısmı müdürümdü son anda ayrıldılar. Bir kısmı dekanım ve danışmanımdı. Bir kısmını rektör yardımcılığı teklif etmişti. Arkadaşlar 20 Nisan’da üniversitenin ne kadar adil yönetilip yönetilmediğini, adil olup olmadığını hep birlikte göreceğiz. Üniversitede genel huzursuzluk varsa bu oylara yansır. Biz oyların hepsini alırız gibi bir iddiamız yok. Namazımız ve abdestimizden eminiz. Ben geçen gün arkadaşlarıma teşekkür gönderdim. Bize katkıları oldu bu yüzden teşekkür ettim. Biz ancak arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.

İlker Çarıkçı bey benim danışmanım ve dekanımdı, rektör adayı. Erdoğan Küçüköner yine benim dekanımdı, rektör adayı. Nazmi Avcı müdürümdü rektör adayı. Fatih Gültekin beye de 2,5 yıl önce rektör yardımcılığı teklif etmişiz. O da rektör adayı. Demek ki huzursuzluk varsa arkadaşlarımıza gel beraber düzeltelim demişiz.

MEVCUDUMUZ ARTTI

Üniversitelerde her zaman öğretim üyeleri arasında gidişler gelişler olur. Bizden giden olduğu gibi gelenler var. Mevcudumuz 750 iken 1000’e yaklaşmış durumda. Değişik nedenlerle başka üniversiteye gidenler var. Ama bize de gelenler var. Bu mobilite üniversitelerin fıtratında var. Akademisyenlerin mobil olması lazım. YÖK’te bir tartışma var. Doktoralarını bitirenler aynı yerde yardımcı doçent olmasın da farklı bir üniversitede olsun tartışması var. Bunlar gittikleri yerlere yenilikleri taşıyorlar. Bunu herkes biliyor. Rektör adayı olanlar üniversitede karşılıklarını olmadığını hissedince yukarıdan aşağıdan bağladığım edebiyatları yapıyorlar. Kendilerince strateji üretiyorlar. Akademisyenler aklıyla alay edilemeyecek kadar akıllı insanlar.

1350 MİLYON TL'LİK

YATIRIM YAPTIK

Biz size neden oy verelim sorusunu sorma ihtiyacını duymuyorlar. Bunların sayısı çok fazla. 'Yaptıklarınız yapacaklarınızın teminatıdır' diyorlar. 'En son ODTÜ’nün araştırmasında üniversitemizi ilk 10’a getirdiniz' diyorlar. 'Biz kadrolarımızı zamanında aldık' diyorlar. Biz size sorma ihtiyacı duymuyoruz fiziki alt yapı ihtiyacımızı karşılıyorsunuz' diyorlar. 'Biz yaptığımız icraatlara bakıyoruz 135 milyon TL’lik yatırım yapmışız' diyolarlar. Hastanemizin yüzde 90 altyapımızı yeniledik. Rektör adayımız hastanenin teknolojisinin geri olduğunu söylemiş. Bu yanlış bir düşünce. Bize 100 bin hasta dışarıdan geliyor. Teknolojide sorun varsa neden gelsinler. Aylık 3 milyon ciro yaparken şuanda 8,5 milyonu bulmuş durumda. Akademisyenler döner sermaye ödemelerini full alıyorlar. Üniversitemizin altyapı, teknoloji ve tadilatını yüzde 90 gerçekleştirmişken teknolojisi eksik demek kabul edilemez. Ukrayna’dan bize hasta gelecek. Somali’den Sudan’dan hastalar geliyor. Bizim hastanemizde organ nakli merkezini açıyoruz. Prof. Dr. Mahmut bülbül başkanlığında ekip oluşturuldu. Sağlık bakanlığı onay verdi. 1 ay içinde gelip altyapımızı denetleyecekler. Organ nakli merkezinde karaciğer ve böbrek naklini Isparta’da üniversitemiz hastanesi yapacaktır. Hastanemiz mükemmel bir durum.

YENİLİKTE BİRİNCİ SIRADAYIZ

Diş Hekimliği Fakültesi’nde yarık damak tedavisi, engelliler kliniğiyle Türkiye’de denge unsuru haline getirdik. DUS’da üniversitemiz fakültesi 3. Sırada yer aldı. Cirosu 3 milyon iken 15 milyona çıkmış durumda. Diş Hekimliği Fakültesi ve hastanemiz kalitesiz hizmet verse neden gelsin insanlar. Antalya’da 1 ayda MR’a randevu veriyorlar biz yarım saat veriyoruz. Her organizasyonda bir takım sıkıntılar olabilir. Bazen benim haberim olmadan olabilir. Bazen birine Güversiniz onun hatası olabilir.  Gelirler üniversitemize talep olduğunun göstergesi. Biz gelirlerle projeleri finanse ediyoruz. Bu şekilde 176 üniversitede yenilikçilikte birinci geliyoruz. Akademik performansta ilk 10’a giriyoruz.

ÜNİVERSİTELER CEO

GİBİ YÖNETİMELİ

İnsanlar yaptıklarımızdan dolayı ne yapacağımızı biliyorlar.  Üniversiteyi CEO tarzı yönetmek lazım. Çok iyi bilim adamı olmak iyi bir yönetici olacağınız anlamına gelmez. Üniversiteler şimdi girişimci olmak zorunda. Bazıları diyor ya üniversite tüccar mı diyor. Bir cami imamı kıldırdığı namaz için para almıyor ama karnının doyması için para alması gerekiyor. Bu adam namaz kıldırmak için mi para alıyor?

GİRİŞİMCİ ÜNİVERSİTEYİZ

Üniversitelerin araştırma ve geliştirme yapabilmesi için kaynağa ihtiyacı var. Bunun için 176 üniversite arasında fark oluşturmak için kendi girişimciliğimizi ortaya koyuyoruz. Doktoraya 20 bin lira destek verelim demişiz. Bunları vermezsek girişimci olamayız. Bilimsellik açısından bu gerekiyor. Bizim tüccarlık yapma amacımız yok. Üniversitenin bilimsel araştırma ve geliştirme yapması, laboratuarlarını modernize etmesi, hastanesini modernize etmesi ve akademisyenlerinin donanım zenginliğini artırması için kaynağa ihtiyacı var. Diğer üniversitelerden daha farklı olmak için kaynak oluşturmaya çalışıyoruz."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim