23 Mart 2017
  • BIST 90.056
  • Altın 145,047
  • Dolar 3,6129
  • Euro 3,8964
  • Isparta 17 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 19 °C

Yakınları ve dostları Demirel’i böyle anlattı

Yakınları ve dostları Demirel’i böyle anlattı
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i son yolculuğunda yakınları ve dostları yalnız bırakmadı.

Ankara’da tedavi gördüğü hastanede geçtiğimiz Çarşamba günü hayatını kaybeden 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, cumartesi günü memleketi İslamköy’de toprağa verildi. Demirel’i son yolculuğunda yıllarca görev yaptığı dostları da yalnız bırakmadı.

HALKINA NASIL DAVRANDIYSA BANA DA ÖYLE DAVRANDI

Cenaze töreni öncesi akrabaları ve arkadaşları Demirel’i anlattı. İlk olarak Süleyman Demirel’in yeğeni Ali Demirel, anlattı. Demirel’in korkunç akıllı, sevecen, insan canlısı, gariban babası, mizahkâr biri olarak tanıdığını ifade eden yeğen Demirel, ‘’Halkına nasıl davrandıysa bana da öyle davrandı. Biz birbirimizi çok severdik. Ben siyasetin içinde olmadığım için kendisiyle daha çok normal hayata dair konular konuşurduk. Ama sizin tanıdığınız Süleyman Demirel ile benim tanıdığım Süleyman Demirel aynı. Gerçek bir babaydı. Hastaneye kaldırılmadan önce görüşme fırsatım oldu. Ama yurt dışında yaşadığım için son günlerini beraber geçiremedim. Çok üzüntülüyüm. Başında olan ona yardım eden destek olan tüm aile fertlerine teşekkür ediyorum’’ dedi.

PEYGAMBER TÜRBESİNDEN TOPRAK GETİRDİM

Camini bahçesinde Türkiye’nin dört bir yanında gelen insanlar vardı. Her gelen yanında bölgenin sembolü toprak, barajlarından su, eşya vb getirerek Demirel’in mezarının başına koymaya çalıştı. Demirel dönemi Şanlıurfa’nın Harran İlçesi Belediye Başkanı Mahmut Özyavuz, ‘’Oranın ilk belediye başkanı benim. 1963’ten bu yana Demirel’le tanışırız. Ovamız her zaman kuraktı. Su azdı ve tuzluydu. İçme suyumuz yoktu. Demirel bize içme suyu temin etti. Projesini kendi hazırladı ve geldi kendi açılışını yaptı. Ona peygamber türbesinden toprak, Arabistan’dan zem zem suyu getirdim. Mezarına koyacağım’’ ifadelerinde bulundu.

BU KALABALIK BURAYA ARABA TUTULUP PARAYLA GETİRİLMEDİ

Demirel’in yakın çalışma arkadaşlarından ve eski Devlet Bakanı Cavit Çağlar, Demirel’i uğurlamak için Türkiye’nin dört bir tarafından on binlerin Isparta’ya aktığını söyledi. Bu kalabalığın para verilerek ya da otobüs tutularak getirilmediğine dikkat çeken Çağlar, ‘’Yolumuz 1980’de 12 Eylül ihtilalinde kesişti. O dönem genç bir iş adamıydım. Adalet Partisi’ne karşı sempatim vardı. Demirel’e karşı büyük bir sevgimiz vardı. 80 ihtilalinden sonra Demirel’le dostluğumuz başladı. Referandumda, demokrasi kavgasında, milletiyle beraber biz de ona destek verdik. O bizi sevdi. Biz onu daha çok sevdik. Bana ‘Sen artık siyasetin yanında değil içinde olmalısın’ dedi ve Milletvekili olmam gerektiğini söyledi. Biz de parlamentoda bulunduk. Sıfırdan tüm Türkiye’yi defalarca dolaştık. Devamlı yanındaydım. İyi bir kaynaşma oldu. Onun tecrübesi benim gençlik enerjimi ortaya koyduk. 7. gelişinde 49. Hükümette onun Bakanı oldum. O günlerden sonra günlerimiz devamlı beraber geçiyordu. Beraberce ülkeye hizmet ettik. Bugün burada on binler var. Bunlar buraya araba tutulup parayla getirilmedi. Ona olan sevgisinden dolayı buradalar. Demirel halktan biriydi. Halkla arasında hiçbir zaman set koydurmazdı. Polisi uzaklaştırır, halkıyla temas etmek ona büyük keyif verirdi. 30-40 sene evvel yol yok, kara tren var. Enerjisi olmayan yerlere elektrik götürdü. Telefon yoktu getirdi. Türkiye’de Demirel sevgisi halkından kopmamasıdır. Bir kuş gibi gitti. Son dönemde tedavi gördüğü hastanede vefat etmeseydi 2 gün sonra evine dönecekti. Biz onu görmek için zorlasak da o istemedi. Bize ‘Ben eski halime dönmeden gelmeyin’ dedi. O hep dik, hep güçlü bir insan olduğunu göstermek isterdi. Yatalak görünmek istemedi. Bize çok emeği geçti. Halkı ona hakkını helal etti’’ diye konuştu.

ANIT BİR LİDERDİ

Hem hemşerisi hem de Eski bakanlardan İbrahim Gürdal da Demirel’i anlattı. Gürdal, ‘’40 yıllık siyasi hayatının döneminde beraberdik. Anıt bir liderdir. Sayın Demirel zekayla donatılmış bir insandı. Akıllı olmak ayrı, zekalı olmak ayrıdır. Dünyanın 20. yüzyılında yetiştirdiği liderlerinden biridir. Hemşerisi olarak bize 7 kere Başbakan, 7 sene de Cumhurbaşkanlığı yapmış deme onurunu yaşattı. Sayın Demirel arkadaşlarıyla tesadüfen beraber olmuş biri değildir. Yaptığı hizmetlerle hep anılan biriydi. Hele Isparta’da Demirel yaptıklarını çıkarırsak Isparta çırılçıplak kalır. Demirel’e minnet duygularıyla bağlıyım. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet olmasaydı Demirel de olmazdı. Köyden çıkıp Cumhurbaşkanı olduysa bu demokrasinin örneğidir. Hizmette haset olmaz. Entrikalarla kimse bir yere varamaz. Bugün bu ülkeyi idare edenler de bunu iyi düşünmeli’’ dedi.

ONUN KAFASINDA HEP YATIRIM VARDI

Siyasete Süleyman Demirel’le başlayan eski Maliye Bakanı Sümer Oral, Türkiye’nin Demirel’i arayacağını söyledi. Oral, ‘’Türkiye siyasi bir çınarını yitirdi. Şu anda Demirel’in doğduğu topraklar üzerindeyiz. Defalarca İslamköy’e geldim. Sayın Demirel bu topraklarda doğmuş ve Türkiye’nin en önemli noktalarına gelmiş, yakın tarihin önemli isimlerinde biri. Demirel İslamköy’de doğduğunda okul, su, yol, elektrik yoktu. Sayın Demirel bu şartlar içinde en iyi eğitimden geçti. Yüksek mühendis olarak hayata atıldı. O noktadan itibaren de ülkesinin hizmetinde oldu. O milletine, halkına, köylüsüne hizmet kazandırmayı sevda olarak kabul etmiştir. 12 yıl Başbakanlık, 7 yıl Cumhurbaşkanlığı yaptı. Süleyman Bey vefat ettikten sonra hep konuşuldu. Ama Sayın Demirel’i 15-20 dakikada anlatmak mümkün değil. 91 yıl sonra doğduğu topraklarda ebedi istiratahgahına uğurlayacağız. Bugüne kadar büyük hizmetler yaptı. Onun kafasında hep yatırım vardı. Türkiye’yi çağdaş bir ülke haline getirmek istedi. Şehirde ne varsa köyde de o olsun isterdi. Devletin en önemli görevlerini yaptı. Halkın gönlüne girdi. Onun fötr şapkası halkı temsil eder. Ve onu arayacağız. Türkiye onu arayacak. Ama söyleyecek bir şey yok. Allah gani gani rahmet eylesin’’ diye konuştu.

ÇOCUKLUĞUNDA KOYUN GÜTTÜĞÜ TEPEYE

GÖMÜLECEK OLMASI ÇOK ŞEY ANLATIYOR

Eski Kültür Bakanlarından Erkan Mumcu, Demirel’i kendi söylemi ile anlattı. Mumcu, “Demirel’i nasıl tanırdın?’ sorusunun cevabını sağlığında kendisi vermişti. ‘Cumhuriyet nedir diye soran olursa beni gösterin’ demişti. Ne kadar doğru. Çocukluğunda koyun güttüğü yere gömülecek Demirel. Bence Cumhuriyet kuşağının en önemli insanlarından biriydi. Herkes Demirel’in olumlu ya da olumsuz yönlerini hatırlayacaktır. Zaten hiç kimse kusurdan ari değildir. Türkiye’yi çok seven biriydi. Çocukluğunda koyun güttüğü yere gömülecek olması çok şey anlatıyor. Milletin değerlerine bakışı çok farklıydı. Rahmetli düşmanlık, husumet üretmedi. Her zaman esprili, hoşgörülüydü. Geride bıraktı hatıranın merhamete dayalı bir hatıra olması doğal’’ şeklinde konuştu.

DEMİREL TÜRKİYE’Yİ FUKARALIKTAN ZENGİNLİĞE ULAŞTIRDI

Demirel’i yakından tanıyan, dostlarından, Fenerbahçe Spor Kulübü eski Başkanlarından Ali Şen ise Demirel’i anlattı. Demirel’in köylü, Başbakan, Cumhurbaşkanı ve dünyanın en iyi devlet adamların biri olarak vefat ettiğini ifade eden Şen, “O bir abiydi, babaydı. Türkiye bugün burada. Hiçbir güç bu kalabalığı buraya toplayamaz. Ancak Demirel’in saygısı ve sevgisi, yaptığı hizmetler o insanları buraya getirdi. Demirel bu ülkeyi fukaralıktan zenginliğe, tüketmekten üretmeye getirdi. Demirel dönemindeki şartlara bakın. O zorlu şartların olduğu döneme bakın. Beni son ziyaretinde duygu dolu anlar yaşamıştık. Allah gani gani rahmet eylesin” dedi.

ÖMRÜ SUYU KOVALAMAKLA GEÇMİŞ BİR SİYASİ LİDERDİR

Süleyman Demirel’in hayatını yazan Hulusi Turgut da Demirel’in anlatılamayacağını onu tarif etmenin kitaplara sığmayacağını belirtti. Turgut, ‘’Demirel, anlatımı kitaplara sığmayacak bir kişiliğe sahipti. Çok muhtevalı bir kişiydi. Mükemmel bir insandı. Yardımseverdi. Hiçbir şeye koyuver gitsin demedim derdi. Hayatı ciddiye alırdı, insanları ciddiye alırdı. 1949 yılında İTÜ’den Su Mühendisi olarak mezun oldu. Türkiye’nin ABD’ye gönderdiği ilk mühendis. Amerika’da 9 ay kaldı. Kaliforniya bölgesindeki tesisleri gördü. GAP aşkı o zaman doğmuş. Dönüp geline Seyhan Barajı’nın sorumluluğunu verdiler. Onu bitince barajlar dairesi reisisin dediler. Türkiye’de elektrik yok. Elektrik olmadığı için sanayileşme yok. Bırakın aydınlanmayı. Çatlamış topraklara su vermek lazım. İnsanlara su vermek lazım. 1950’li yıllarda insan ömrü 44’tü. Bazen 32’ye kadar düşüyordu. Bakteri kaynağı suların içilmesiydi. Suyun peşinde bir ömür. Ömrü suyu kovalamakla geçmiş bir siyasi liderdir’’ şeklinde konuştu.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim