24 Ekim 2017
  • BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Isparta 13 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 20 °C

Yük tamamen işverene binerse işçi çıkarımı kaçınılmaz olur!

Yük tamamen işverene binerse işçi çıkarımı kaçınılmaz olur!
Yük tamamen işverene binerse işçi çıkarımı kaçınılmaz olur!

Patronlar, asgari ücretin 1 Ocak 2016’da bir anda yüzde 30 seviyesinde artacak olmasından endişeli. Bu yük tamamen işverene yüklenirse sıkıntıların başlayacağını bildiriyorlar. Örneğin bu durumun işçi çıkarımıyla başlayıp kayıt dışı eleman çalıştırmaya kadar gidebileceğini savunuyorlar.

 

Türkiye’nin gündemi olduğu gibi Isparta’nın da gündemi asgari ücrete yapılacak yüzde 30’luk zam. Çalışanlar 1 Ocak 2016’da maaşların 1300 TL olmasını iple çekiyor. Peki, bıçağın diğer tarafındaki işverenler bu konuda ne diyor? İşte bu sorunun cevabını Isparta’daki patronlara sorduk. Alınan cevap ise beklenildiği gibi... Patronlar asgari ücrete yapılacak yüzde 30 zammın yanı sıra yine sigorta ve diğer kalemlerden üzerlerine binecek yükün hesabını şimdiden yapmaya başladı. Ancak verilen cevaplardan anlaşılacağı üzere pek de işin içinden çıkabildikleri söylenemez. Kısaca patronlar asgari ücretin artması sonrası ortaya çıkan yükün tamamen kendilerine kalmasının çalışana olumsuz yansıyacağı bildiriyor. Ancak bu yükün devletle beraber paylaşılması halinde ise bu ücret artışına sıcak baktıklarını bildiriyorlar. İşte patronların herkesin merak ettiği soruya yanıtları…

MALİYETİN ARTMASI DEMEK ÇALIŞANIN İŞİNE SON VERİLMESİ DEMEKTİR

ITSO Başkanı Şükrü Başdeğirmen, olaya çalışan açısından bakıldığı zaman daha fazlasını hak ettiklerini ancak rekabet ve ekonomik duruma bakıldığı zaman da aynı yerinde kalması gerektiğini savundu. İş adamları olarak çalışanlarının mutlaka korunması inancında olduklarını belirten Başdeğirmen, ‘’Onların daha iyi şartlarda yaşaması, daha güzel şekilde hayatını devam ettirebilmesi bizim için de önemli. Fakat bakıyorsun piyasa şartlarına, maliyetler yükseldiği zaman rekabet gücün düşüyor. Rekabet gücün düştüğü zaman imalatını, üretimini yapamıyorsun. Burada iki arada bir derede kalıyorsun. Ama hükümetimiz mutlaka asgari ücretin 1300 TL olmasını isterken bizler adına da bu sıkıntılarımızı dikkate alarak söylediği inancındayız. Bu yükün hepsini işverenlere yüklemeyeceğini düşünüyoruz. Eğer tamamını işverenlere yüklerse bu sefer işçiler anlamında daha sıkıntılı günler başlar. Çünkü ben parayı kazanamadığım, imalatı devam ettiremediğim, rekabet gücüm düştüğümde ihracat yapamadığım zaman mutlaka üretim düşecektir. Üretimin düşmesi de işçinin işine son verilmesi demektir.

KAYIT DIŞILIK DA ARTAR

Ayrıca bu sorun bir sorunu daha beraberinde getirir. Burada kayıt dışı artar, sigortasız işçiler çalıştırılmaya başlanır. Hem de sigortalı çalışanlar varsa azaltma yoluna gidilir. Burada mutlaka ara noktanın bulunması gerekiyor. Bu yük paylaşılırsa bu işin yanında ve takipçisi oluruz. Verilen sözlerin yükünün hepsinin işverene bırakılması doğru değil. Bizim işveren paylarımız ve vergilerimiz var. Devlete birçok kalemde ödeme yapıyoruz. Onların içinde bunun mutlaka giderilmesi gerekiyor. Bu konuda destek bekliyoruz. Hükümet de bunun farkında zaten. Türkiye şartlarında ne varsa aynı şekilde Isparta’da etkileniyor. Güzel olandan da etkileniyoruz kötü olandan da etkileniyoruz. Devletin

şartları hepimizi aynı anda etkiliyor. Hükümet yetkilerimizin bunu dikkate alacağını ve ivme kazanmaya başlayan ekonomimizin önüne bir engel olunmayacağını düşünüyoruz.

YÜK TAMAMEN İŞVERENİN ÜZERİNDE OLURSA İŞÇİ ÇIKARIMI OLACAKTIR

Öte yandan IGSİAD Başkanı Alper Bayhan ise bu yükün altına devletin de girmesi gerektiğini aksi takdirde işçi çıkarımının kaçınılmaz son olacağını belirterek, ‘’Devletin uygun bir modelle bu uygulamaya geçmesi gerektiğini düşünüyorum. Uygun olan da bir devlet desteğidir. Asgari ücretten mümkünse vergi kaldırılarak brütün net olarak alındığı zaman bu zaten gerçekleştiriliyor. Tabi gelir ve refah düzeyi artsın çalışan insanların ama işverenlerin de yükü de düşünülerek o şekilde devletin desteği ile olabilir. Asgari ücretin vergisi kalkınca, yük paylaşılırsa olabilir. Ama tamamen işverenin üzerinden olursa sıkıntı olabilir. Yük tamamen işverenin üzerinde olursa 2 kişi çalıştıran bir işveren birini çıkarmayı düşünüyor. Piyasa da böyle söylentiler var. Böyle olursa üretim ve istihdam düşer. Bu yüzden uygun bir formülle çözümlenebilir’’ diye konuştu.

BU YÜKÜ DEVLETLE İŞVEREN BERABER SIRTLANMALI

Diğer taraftan IGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hakan Gökdoğan da herkesin tüm ücretlerin arttığı refah bir ülke görme hedefinin bulunduğunu fakat asgari ücretin bir anda yüzde 30 seviyesinde artmasının işverenin uluslararası piyasada rekabet gücünü düşürüp cari açığın artmasına neden olacağını savunarak ‘’İşverenler olarak elbette ki asgari ücretin çok daha yüksek olmasını kişi başına düşen gayri safi milli hasılanın gelişmiş ülkeler seviyesinde olmasını arzu etmekteyiz ve bunun için de çalışmaktayız. Bu her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının gönlünde yatan bir aslandır. Ancak asgari ücretin bir anda net yüzde 30 gibi bir oranla artacak olması ülke genelindeki tüm çalışan ücret piyasasında bir artışa sebep olacaktır. Bu çok ciddi bir orandır. Aşağıdaki varsayımlarımın hepsi bu mantıktan hareketle yapılmıştır.

ASGARİ ÜCRETİN ARTMASIYLA REKABET GÜCÜMÜZ DÜŞECEK CARİ AÇIĞIMIZ ARTACAKTIR

Türkiye, ağırlıklı olarak katma değeri yüksek, teknolojiye dayalı ürünler üretememektedir. Bu ücretteki artış direkt olarak rekabet etmeye çalıştığımız ve uluslararası piyasada birçok rakibimizin olduğu sektörlerde rekabet gücümüzün ciddi olarak azalmasına sebep olacaktır. Bunun sonucunda ise ihracat azalacak, cari açığımız artacaktır.

DEVLET DE İŞVERENE KOLAYLIK SAĞLAMALI

Böyle bir artışta iş dünyası olarak üzerimize düşeni yapma gayreti içerisinde elbette olacağız. Mutlaka rekabet gücümüzün azalmaması için devlet asgari ücretten alınan gelir vergisini çok makul bir seviyeye çekilmesi, mevcut prim desteklerinin daha da arttırılması, çalışanın işverene maliyeti devlet ve işveren el ele beraber sırtlanılması gerekmektedir.

TÜM ÜCRETLERİN ARTTIĞI REFAH BİR ÜLKE GÖRMEK HEPİMİZİN HEDEFİ

Ayrıca meslek gruplarına göre farklı asgari ücretler belirleyip, uzmanlaşmanın artmasına ve ülkemizdeki insan kaynağının kalitesinin artmasına son derece katkı sağlar. Ülke genelinde tüm ücret ve refahının artmasını görmek, gelişmiş ülkelerin en başında yer almanın iş dünyası olarak birinci hedefimiz olduğunu da tekrar belirtmek isterim’’ şeklinde konuştu.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 kent 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0507 740 32 28 | Haber Scripti: CM Bilişim